Uzuuuun bir süredir ne dizi ne film ne de kitaplarla muhatap olamayacak kadar bunalımdayım, dün bunalımımdan bi tık çıkar gibi oldum ve bir film izliyeyim dedim. Bir çok yerde o kadar fazla övüldüğünü gördüm ki dedim herhalde harika bir film…devamıUzuuuun bir süredir ne dizi ne film ne de kitaplarla muhatap olamayacak kadar bunalımdayım, dün bunalımımdan bi tık çıkar gibi oldum ve bir film izliyeyim dedim.
Bir çok yerde o kadar fazla övüldüğünü gördüm ki dedim herhalde harika bir film ki herkes bu kadar övüyo, izliyim..izlemez olaydım🙄 Övenler bu filmin tam olarak neyini övdünüz, neyini yere göğe sığdıramadınız övenleeeeer!?!?🙄
Bu kadar klasik bir konu, bu kadar sığ bir anlatım bu kadar bedbaht bir film daha o la mazzz!
Ben hiç mi hiç beğenmedim, bu yüzden yorumumu fazla uzatmak da istemiyorum🙄
Filmi bu kadar fazla gömdükten sonra şunu da belirtmek isterim ki; zevkler ve renkler tartışılmaz. Benim hiç beğenmediğim bu filmi siz belki çok beğenebilirsiniz yine de denemesi sizden😉
Amerika'nın adı neden Amerika? Amerika'yı keşfeden Kristof Kolomb iken, neden Colomb ya da Colombiya değil de Amerika ismini almış? Stefan Zweig bu eserinde işte tam olarak da bundan bahsediyor. Olayla ilgili tarihi gerçekler, el yazması mektuplar, şahitler, tanıklar, yalanlar, gerçekler..…devamıAmerika'nın adı neden Amerika? Amerika'yı keşfeden Kristof Kolomb iken, neden Colomb ya da Colombiya değil de Amerika ismini almış? Stefan Zweig bu eserinde işte tam olarak da bundan bahsediyor. Olayla ilgili tarihi gerçekler, el yazması mektuplar, şahitler, tanıklar, yalanlar, gerçekler..
Stefan Zweıg tarafından yazılmış olduğuna şaşırdığım(tarz olarak diğer eserlerinden farklı olması nedeniyle) ders kitabı niteliğinde bir eser. Zweıg bu eserde; romantik ve dram konuları dışında tarihsel bir yanlışlığa değiniyor. Okurken bol bol bilgilendim, bilmediğim birçok tarihi ismi ve olayı öğrendim, coğrafi bilgilerime yeni bilgiler ekledim, Amerika kıtasının yanlış anlaşılmalar sonucunda "Amerika" ismini nasıl almış olduğunu öğrendim.
Okumayanlara okumalarını tavsiye edebileceğim, Zweig'in şimdiye kadar okuduğum eserleri içinde en çok sevdiğim eseri oldu diyebilirim.
[01.11.2022-30.04.2023] 1 Kasımda başlamıştım ve niyahet dün gece bitirdim, daha doğrusu dizi mi beni bitirdi ben mi diziyi bitirdim pek emin değilim! Hiç bu kadar kafa karıştıran, kaosa sürükleyen bir dizi izlediğimi hatırlamıyorum. Konusu o kadar karışık ki ne anladığımı…devamı[01.11.2022-30.04.2023]
1 Kasımda başlamıştım ve niyahet dün gece bitirdim, daha doğrusu dizi mi beni bitirdi ben mi diziyi bitirdim pek emin değilim!
Hiç bu kadar kafa karıştıran, kaosa sürükleyen bir dizi izlediğimi hatırlamıyorum. Konusu o kadar karışık ki ne anladığımı nasıl anlatacağımı bilemiyorum🤷🏻♀️ Konuyu iyi kavrayabilmek için çok zaman gözlerimi bile kırpmayı unuttum o derece. Dizi geçmiş-şimdi-gelecek arasında gidip geliyo, bazen geçmiş, bazen de gelecek farklı şekillerde, farklı kişilerle, birçok farklı versiyonla yaşanıyo.
1. sezon; fazla merak uyandırıcıydı, 2. sezon; tüm soruların cevaplarının arandığı bir sezondu, 3. sezon; daha fazla bilim kurgu ağırlıklı, kasvetli, karanlık ve nihayet tüm konuların sonuca bağlandığı sezondu.
Dizide beni çok fazla çeken nokta oldu ama ismimden dolayı olsa gerek en çok dikkatimi çeken konu 'Nietzsche'nin Bengi Döngüsü' ydü.
Çok zaman kim kimin annesi, kim kimin babası, hangi çocuk hangi ailenin çocuğu, kim geçmişte, kim gelecekte sorgulamaktan kafayı yiyosunuz. Ama her şeye rağmen iyi ki izledim dediğim bir diziydi.
✨Birbirimize çok yakışıyoruz. Başka bir şeye inanma.
Kitap okuma rutinime dönmeye hazır değilmişim, 80 sayfalık bu kitabı 8235373 gün sonra bitirebilince anladım, ya da bu kitap beni fazlasıyla sıktığı için böyle hissettim. Kitap, seçkin bir burjuva olarak rahat ve tasasız bir hayat sürdürürken, giderek kendisine ve çevresindeki…devamıKitap okuma rutinime dönmeye hazır değilmişim, 80 sayfalık bu kitabı 8235373 gün sonra bitirebilince anladım, ya da bu kitap beni fazlasıyla sıktığı için böyle hissettim.
Kitap, seçkin bir burjuva olarak rahat ve tasasız bir hayat sürdürürken, giderek kendisine ve çevresindeki her şeye karşı duyarsızlaşan, her istediğini elde etmesine rağmen yine de ruhsal çöküntü yaşayan bir adamın, ilk kez burjuva ahlakından çıkarak suç işlediği bir günün gecesinde yaşadığı yeniden doğuş ve aydınlanmaya uzanan hikayesini anlatıyor.
Kitabı genel olarak beğenemedim; akmadı, sürüklemedi, heyecanlandırmadı..o olağanüstü gecede ne olduğunu öğrenebilmek için son sayfaya kadar direndim de direndim, ama ortada o kadar da olağanüstülük göremedim.
Okumaya Stefan Zweig'den devam ederek; yine kısacık bir kitap olan bu öyküyü seçtim. Kitapta; aşkını sessiz sedasız, kendi içinde ve aynı zamanda farkedilme çabası içinde yaşayan(bu aşka daha çok hastalıklı ruh hali veya takıntı da diyebiliriz) bir kadının, aşık olduğu…devamıOkumaya Stefan Zweig'den devam ederek; yine kısacık bir kitap olan bu öyküyü seçtim. Kitapta; aşkını sessiz sedasız, kendi içinde ve aynı zamanda farkedilme çabası içinde yaşayan(bu aşka daha çok hastalıklı ruh hali veya takıntı da diyebiliriz) bir kadının, aşık olduğu adama(adamı da sadece ünlü roman yazarı R. olarak biliyoruz)isimsiz bir şekilde yazmış olduğu uzun mektubunu okuyoruz.
Çocukluk masumluğuyla başlayan, genç kızlık heyecanıyla devam eden, en sonunda ise 31 yaşında tutkulu bir kadına dönüşen; toplamda 18 yıl boyunca devam eden; tek taraflı hislerle ve çok kez karşılaşılan ama hiç fark edilmeyen, tanınmayan bir aşk ya da daha çok bir takıntının öyküsü.
Okurken zaman zaman sıkıldım, adamın 'bu kadar da olmaz dedirten' kadını bir türlü tanımayan balık hafızasına çok sinirlendim(bir insan nasıl olur da hatırlayamaz, fark edemez ya)
Kitapta çok fazla tekrarlanan kelimeler, cümleler vardı. Kadın anlattığı duygu durumlarını dönüp dönüp her sayfada defalarca anlatması, okurken bana baygınlık hissi verdi. Genel anlamda pek beğendiğimi söyleyemeyeceğim.
Kitaplara sarılırsam, merhem olur mu kalbimdeki yaraya?.. İki aydır el sürmediğim kitaplarıma 'Mecburiyet' kitabıyla dönüş yaptım. Dün başladım ve hemen bir gecede okuyup bitirdim, zaten toplamda 50 sayfa. Kitap genelde roman olarak değerlendiriliyo ama bu kitap için daha çok hikaye…devamıKitaplara sarılırsam, merhem olur mu kalbimdeki yaraya?..
İki aydır el sürmediğim kitaplarıma 'Mecburiyet' kitabıyla dönüş yaptım. Dün başladım ve hemen bir gecede okuyup bitirdim, zaten toplamda 50 sayfa. Kitap genelde roman olarak değerlendiriliyo ama bu kitap için daha çok hikaye denilebilir.
Vatana olan bağlılığı ve sevgisiyle; karısına olan bağı ve sevgisi arasında sıkışıp kalan ressam Ferdinand ve eşinin; savaşa bakış açısını her yönüyle görüyor, Ferdinand'ın sık sık değişen duygu-düşünce ve davranış şekillerine şahit oluyor, Ferdinand'ın nasıl bir seçim yapacağını hikaye boyunca merak ediyoruz.
Kısa ve öz bir şekilde anlatılmak istenen anlatılmış, verilmek istenen tüm mesajlar, vurucu cümlelerle verilmiş.
Bazen hepimiz düşünürüz; geri dönüp bir kararı farklı versem hayatım şu an nerede olurdu acaba diye, filmde de birçok şey olmak isteyip hiçbirini olamayan ve bütün paralel evrenlerdeki en kötü versiyonunu yaşayan bir kadının hikayesi anlatılıyor. Film, hızlı ve yorucuydu,…devamıBazen hepimiz düşünürüz; geri dönüp bir kararı farklı versem hayatım şu an nerede olurdu acaba diye, filmde de birçok şey olmak isteyip hiçbirini olamayan ve bütün paralel evrenlerdeki en kötü versiyonunu yaşayan bir kadının hikayesi anlatılıyor.
Film, hızlı ve yorucuydu, çoklu evrenleri aynı anda izliyo oluşumuzdan dolayı da biraz fazla karmaşıktı; görsel olarak gayet başarılı, anlatım yönünden avangart, kurgu yönünden absürttü.
Bitirmek için kendimi zorladığım bir film oldu.
2023' ün ilk filmiyle selaaam🙋🏻♀️🎉 Bu filmi anlayabilmek için beynimin bir kısmına veda etmek zorunda kaldım🥲 Bu sadece bir film değil, bizlere sunulan bir beyin egzersizi. Şimdiye kadar izleyip en anlamadığım film olabilir🤦🏻♀️ Film ilk dakikasında bomba gibi bir aksiyonla…devamı2023' ün ilk filmiyle selaaam🙋🏻♀️🎉
Bu filmi anlayabilmek için beynimin bir kısmına veda etmek zorunda kaldım🥲 Bu sadece bir film değil, bizlere sunulan bir beyin egzersizi. Şimdiye kadar izleyip en anlamadığım film olabilir🤦🏻♀️
Film ilk dakikasında bomba gibi bir aksiyonla bir başlıyo ve bitene kadar bu aksiyonunu bir saniye bile kesmeden devam ediyo.
Filmde genel anlamda 'Büyükbaba Paradoksu'ndan bahsediliyor ama ayrıntıda bahsettiği çok şey var; geçmiş-şimdiki zaman-gelecek zaman, tersine akan evren ve düz akan normal evren, zaman paradoksu, gelecek ile geçmişin savaşı, zaman bükülmesi..
Görsel efektlerin toplam masrafını düşünmekten filme bazen adapte olamadım🤓
Bol maliyetli ve karmakarışık bir bilim kurgu filmi.
Neyse, ben bu filmi anlayabilmek için 784938 kez daha izlemek üzere listeme ekledim🤓
'Ben bu filmi ilk izlemede anlarım' diyosanız buyrun film sizin🤗
2022'nin kapanışını yılbaşı filmi izlemeden yapmak istemedim, çünkü bu bir gelenektir; yılın son günlerine yılbaşı filmleriyle veda edilir🥲(benim uydurduğum bi gelenek de olabilir bu pek emin değilim🤪) Bu seneki film seçimim Grinch'ten yana oldu. Yılbaşı kutlamayı sevmeyenler için hep Grinch…devamı2022'nin kapanışını yılbaşı filmi izlemeden yapmak istemedim, çünkü bu bir gelenektir; yılın son günlerine yılbaşı filmleriyle veda edilir🥲(benim uydurduğum bi gelenek de olabilir bu pek emin değilim🤪)
Bu seneki film seçimim Grinch'ten yana oldu. Yılbaşı kutlamayı sevmeyenler için hep Grinch benzetmesi yapıldığını duyardım, o meşhur Grinch'i ben de izlemiş oldum, aslında izlemek aklımda yoktu bir anda karşıma çıkınca şans vermek istedim, öyle bi içimden geldi👻
Çocukluğunda, bir noel günü, görünüşünden dolayı uğramış olduğu zorbalıklar nedeniyle noellerden nefret eden Grinch, kendini yıllarca bir mağaraya kapatır ve orada tek başına herkesten uzak bir yaşam sürer, ufak bir kız olan Cindy Lou, Grinch'i yıllardır süren bu nefretinden vazgeçirmek için elinden geleni yapar.
Sevginin her şeyin üstesinden geleceği, mutluluğun hiçbir dış etkene bağlı olmayıp sadece içimizde var olduğu, birlik beraberliğin her şeye galip geldiği mesajlarının verilmesi hoştu, ışıl ışıl fantastik bir yılbaşı ortamı izlemek de çok eğlenceliydi✨🪅🎉🎊🎈🎁🎇🎄
Eğer bir çocuk olsaydım, bu filmi çoook beğendiğimi söyleyebilirdim; ama şu yaşımda izleyince biraz sıkıldığımı söyleyebilirim🫣
Oyuncularının kim olduğuna bakmasaydım Grinch'i Jim Carrey'in oynamış olduğunu da asla bilemezdim🧌
Nostaljik bir seçim yapmak isteyenler tercih edebilir.
Dün akşam izledim; konusuyla beyin yakan, sürükleyici, bitene kadar şaşırtmaya ve yön değiştirmeye devam eden, fazla gerçekçi, doğal ve çarpıcı oyunculuklarla göz dolduran(özellikle tımarhane sahneleri) bir film. Özel bir dedektif olan Alice Gould, kendi rızasıyla akıl hastanesine yatar, esas amacı;…devamıDün akşam izledim; konusuyla beyin yakan, sürükleyici, bitene kadar şaşırtmaya ve yön değiştirmeye devam eden, fazla gerçekçi, doğal ve çarpıcı oyunculuklarla göz dolduran(özellikle tımarhane sahneleri) bir film.
Özel bir dedektif olan Alice Gould, kendi rızasıyla akıl hastanesine yatar, esas amacı; başka bir hastanın gizemli ölümünü araştırmaktır. Bir süre sonra akıl hastanesi müdürü, Alice'in aslında dedektif olmadığını, bir şizofren hastası olduğunu iddia eder, Alice bu iddialara karşı kendisinin deli olmadığını kanıtlamak ve o akıl hastanesinden bir şekilde kurtulmak zorundadır. Alice gerçekte dedektif midir, yoksa psikoloğun iddia ettiği gibi, bir şizofren midir?
Olaylar film boyunca o kadar değişiyo o kadar farklı bakış açılarından ele alınıyo ki, acaba hangisi gerçekten yaşanan olay? hangisi varsayım? kim doğru söylüyo? kim yalancı? diye film boyunca düşünüp duruyoruz.
Finale doğru tam her şey anlam buldu, her şey yerli yerine oturdu, tamamlandı derken çaaaat! en son sahnede, anladığımı sandığım her şey yok oldu gitti😒 koca bir soru işaretiyle öylece havada bitiverdi😒 en sonundan hiçbir şey anlamadım noldu öyle?!
'Ben beynimi yakmayı severim, benim için sorun değil yeeaa' diyenler için kaçırılmaması gereken bir film🤓👌🏻