Hani her gün elinize alıp bir iki sayfa okuyup ilham aldığınız kitaplar olur ya, başucu kitabı mi diyorlardı? Hah işte o kitap bu kitap. Bendekinin dışı bu şekilde değil, gri ile beyaz arası ve üstünde bir vazo çiçek ile etrafında…devamıHani her gün elinize alıp bir iki sayfa okuyup ilham aldığınız kitaplar olur ya, başucu kitabı mi diyorlardı? Hah işte o kitap bu kitap.
Bendekinin dışı bu şekilde değil, gri ile beyaz arası ve üstünde bir vazo çiçek ile etrafında uçan kelebekler var. Martı yayınlarından. Arka kapak tanıtımı da burada yazdığı gibi değil.
Tam emin olmamakla birlikte sanırım içinde 365 tane söz var. Saymadım ve üstünde de yazmıyor ama alırken öyle bir şey okumuştum sanki 😅
İçindeki sayfaları renklendirmişler, çoğu sayfada 2 söz/paragraf/cümle var. Bazılarında tek söz var. Sözlerin etrafı süslenmiş; denizkabukları, kelebekler, çiçekler, böcekler... Okudukça içinizi açan bir tasarımı var.
Kişisel gelişim kitaplarında söylenenlerin cımbızlanmış hâli yani kısaca.
Ucuza bulursanız kendinize bir şeyler hatırlatması bakımından elinizin altında durması için tercih edebilirsiniz.
Yarım bıraktım. Devam edemedim. Başlarda güzel geliyordu ama sonra sanki hep benzer şeylerden bahsediyormuş ve bana hiçbir şey katmıyormuş gibi gelmeye başladı. Bunu okuyacağıma başka bir şey okurum dedim. Ama gün içinde belki bir iki bölüm okuya okuya bitiririm kalanını…devamıYarım bıraktım. Devam edemedim. Başlarda güzel geliyordu ama sonra sanki hep benzer şeylerden bahsediyormuş ve bana hiçbir şey katmıyormuş gibi gelmeye başladı. Bunu okuyacağıma başka bir şey okurum dedim. Ama gün içinde belki bir iki bölüm okuya okuya bitiririm kalanını da.
Bence okumasanız da olur.
Nil Karaibrahimgil'i severim, orası ayrı mesele de kitap hiç olmamış gibi geldi sanki bana.
Okurken dedim kendi kendime... Allah Allah, nereden tanıdık geliyor acaba diye. Stalin'i bıraktım, kendi ülkemle bile çokça bağdaştırdım. İçindeki resimleri gereksiz bulsam da, fazlasıyla güzel bir kitaptı. Anlatmak istediği şeyi güzel şekilde yansıtabiliyordu. Çok çalışmayı vazife bilen at, çok yaktı…devamıOkurken dedim kendi kendime... Allah Allah, nereden tanıdık geliyor acaba diye. Stalin'i bıraktım, kendi ülkemle bile çokça bağdaştırdım.
İçindeki resimleri gereksiz bulsam da, fazlasıyla güzel bir kitaptı. Anlatmak istediği şeyi güzel şekilde yansıtabiliyordu.
Çok çalışmayı vazife bilen at, çok yaktı canımı. Ben de kendimi onunla özdeşleştirdim bir bakıma sanırım. Hayatımda olumsuz şeyler olunca kendimi daha çok çalışmaya vermem geldi aklıma hep o satırları okurken... Neyse işte.
Fazla kalın değil, ben bir günde bitirdim. Siz de kolayca bitirebilirsiniz, romandan çok masalsı bir hava içinde okuyorsunuz zaten. Son cümleleri özelikle çok vurucuydu.Tavsiye ederim 👍
Bitti ve ben de bittim. Bu kitap, neden Livaneli okumamız gerektiğinin kanıtı niteliğinde. Fazla söze gerek olmadığını düşünüyorum. "Serenade für Nadia"
Jane Casey'in kitaplarının ikiye ayrıldığını (Ölümün Soğuk Sesi'ni dışarıda tutarsak) bu kitaptan öğrendim. Biraz geç oldu ama😅 Maeve Kerrigan ve Jess Tennant serisi olmak üzere ikiye ayrılıyormuş. Bu kitap da Jess serisine dahildi. Kitabı okurken "Kimsenin Freya'dan Haberi Yok" kitabına…devamıJane Casey'in kitaplarının ikiye ayrıldığını (Ölümün Soğuk Sesi'ni dışarıda tutarsak) bu kitaptan öğrendim. Biraz geç oldu ama😅
Maeve Kerrigan ve Jess Tennant serisi olmak üzere ikiye ayrılıyormuş. Bu kitap da Jess serisine dahildi.
Kitabı okurken "Kimsenin Freya'dan Haberi Yok" kitabına küçük atıflar yapılmıştı. Ve onları her okuyuşumda o kitabı çaldırdığım aklıma geldi 😔 Kötü günlerdi... Yarısına kadar okuyup ondan sonra çalınmış olması daha da kötüydü. Neyse, indirimde görürsem tekrar alacağım artık ne yapayım.
Kitaba gelirsem de 16 yaşında bir kızın bunları yapabilmesi biraz... Uçuk geldi. Biraz değil, fazlasıyla. Sürükleyicilik konusunda on numaraydı👌 Ama ben yine de Jess yerine Maeve serisini tercih ederim.
Yazar Will'i, Jess'in gözünden o kadar övmüş ki ben de merak etmedim değil 😅 😂 Göremeyeceğime göre hayalde canlandırmaya devam...
Çok fazla polisiye okuduysanız ve ona rağmen bu seriyi okumadıysanız bi' deneyin derim.
Klasik kişisel gelişim kitaplarının ötesine geçememiş. Aynı yazarın "Para Kazanmak Senin Elinde" adlı eserini de okumuş ve çok beğenmiş biri olarak bu eserini de satın almıştım. Ama hata etmişim. Bunun yerine okuyabileceğiniz çok daha faydalı kişisel gelişim kitapları var.
Uyanış, Güney Kurt'un okuduğum ilk kitabı. Kitap roman kategorisine sokulmaya çalışılsa da bir olay örgüsü olmamasından dolayı daha çok denemeye benzemiş. Eğer satırların ve düşüncelerin arasında kaybolmadan okuyabildiysem ve herhangi bir yerini kaçırmadıysam; attığı adımlarının arkasından kanla karışık gözyaşıyla birlikte…devamıUyanış, Güney Kurt'un okuduğum ilk kitabı. Kitap roman kategorisine sokulmaya çalışılsa da bir olay örgüsü olmamasından dolayı daha çok denemeye benzemiş.
Eğer satırların ve düşüncelerin arasında kaybolmadan okuyabildiysem ve herhangi bir yerini kaçırmadıysam; attığı adımlarının arkasından kanla karışık gözyaşıyla birlikte yol çizen kadın kahramanın sadece 1 gününü anlatıyor son birkaç sayfa hariç. Yani okuyacağınız tüm düşünceler bir gün içine yedirilmiş.
Yazarımız günümüz toplumunda derinden hissedilen sosyolojik ve psikolojik sorunları bizlere sunmuş. Bunu yaparken de şarkılardan, filmlerden, belgesellerden, kitaplardan, yazarlardan ve filozoflardan alıntılar ekleyerek anlatımını tatlandırmış. Lakin biraz fazla mı ne alıntı yapmış sanki..? Bana fazla geldi biraz evet.
Kitap bitince derin bir karamsarlığa kapılıyorsunuz. Biraz Yusuf Atılgan'ın "Aylak Adam"ına benziyor diyebilirim kafanızda bir şey oluşması için. Ama bu kitap daha derinden etkiliyor ve bitince daha büyük bir boşluğa düşürüyor, yani ben öyle hissettim en azından.
Beni etkileyen cümlelerin altını çizmeye kalksaydım hemen hemen tüm kitabı çizmiş olacaktım. O yüzden hiç bu işe girmeden, sadece okuyarak ve düşünerek kitabı bitirmek istedim. İkinci defa okumak istediğim nadir kitaplardan oldu kendisi. Belki ikinci defa okuduğumda altını çizerim. Kim bilir...
Huzursuzluk... Aynı adı gibi okudukça bir huzursuzluk veren bir kitap. Bitirdiğinizde tüyleriniz diken diken oluyor. Konusunu vs. es geçiyorum, benden önceki 84 kişi bunlara yeterince değinmiş zaten. Asıl söylemek istediğim şey şu: Biz kendi dünyamızda yaşarken dışarıda dünyanın farklı yerlerinde…devamıHuzursuzluk...
Aynı adı gibi okudukça bir huzursuzluk veren bir kitap. Bitirdiğinizde tüyleriniz diken diken oluyor.
Konusunu vs. es geçiyorum, benden önceki 84 kişi bunlara yeterince değinmiş zaten. Asıl söylemek istediğim şey şu:
Biz kendi dünyamızda yaşarken dışarıda dünyanın farklı yerlerinde kitapta anlatılan şeyleri GERÇEKTEN yaşayan insanlar var. Biz sadece bir kitap okuyoruz, kitap bitince vay be diyoruz. Kitap kapağını kapatıp kitaplığa koyduğumuz an o hikaye bizim için orada bitiyor ama o insanlar bir yerlerde o şekilde yaşamaya devam ediyor.Bizlerin de başına böyle durumlar gelmemesi dileğiyle...
Hoşuma giden satırlar:
"Doğu askısını bırakmış, Batı askısını da yakalayamadan aşağı düşmüştük."
"Tüketen insanın üreten insandan daha değerli olduğu bu yanlış ve ahlaksız döneme tahammülüm kalmamıştı artık. Değişmiştim..."
Sınavdan sonra hemen elime alıp okuduğum ilk kitap. Kısa olmasından dolayı tercih ettim ve yarım saat gibi(daha az da olabilir, emin değilim) kısa bir sürede bitirdim. Filminin olduğunu biliyorum ama ben her zaman "önce kitap sonra film" mantığını savunanlardan olmuşumdur.…devamıSınavdan sonra hemen elime alıp okuduğum ilk kitap. Kısa olmasından dolayı tercih ettim ve yarım saat gibi(daha az da olabilir, emin değilim) kısa bir sürede bitirdim.
Filminin olduğunu biliyorum ama ben her zaman "önce kitap sonra film" mantığını savunanlardan olmuşumdur. Çünkü önce filmi izlesem, kitabı okurken karakterler kafamda filmdeki halleriyle canlanırlar. Bunun önüne geçmek için önce kitap diyorum. Filmini de yarın izlerim büyük ihtimalle.
İçeriğini bilerek okumuştum, gayet akıcı bir dile sahip. Konusu yeterince ilgi çekici. Sayfa sayısı da çok az. Yani kısacası benim gibi uzun zamandır elinize kitap alıp okuyamadıysanız başlangıç için çok ideal.
İlk defa bir kitabı bitirmeden buraya gönderi atıyorum. Sanırım hiç bitmeyecek... İnternette %50 indirimde görüp de aldığım bir kitaptı, belki uyku kalitemi arttırmaya yardımcı olur demiştim. Çok fazla bilimsel, kitap değil de makale okuyormuşum gibi. Kitabın neredeyse yarısında uyku süresini…devamıİlk defa bir kitabı bitirmeden buraya gönderi atıyorum.
Sanırım hiç bitmeyecek... İnternette %50 indirimde görüp de aldığım bir kitaptı, belki uyku kalitemi arttırmaya yardımcı olur demiştim.
Çok fazla bilimsel, kitap değil de makale okuyormuşum gibi. Kitabın neredeyse yarısında uyku süresini azaltmanın daha çok çalışma süresi ile birlikte başarıyı getirdiğine inandırılmamız ve bunun yanlış olduğu sağlam örneklerle anlatılıyor. Tam uykuyla ilgili tavsiyeler vermeye başladığı yerde bıraktım okumayı.
Şu ana kadar sevmedim ama benden de kaynaklanıyor olabilir, sınava 50 gün kalmasının verdiği stresle beraber... Bilemiyorum.
Kitabı bitirdiğimde tekrar düzenleyeceğim gönderiyi.