The doubt of future foes exiles my present joy, And wit me warns to shun such snares as threaten mine annoy; For falsehood now doth flow, and subjects’ faith doth ebb, Which should not be if reason ruled or wisdom…devamıThe doubt of future foes exiles my present joy,
And wit me warns to shun such snares as threaten mine annoy;
For falsehood now doth flow, and subjects’ faith doth ebb,
Which should not be if reason ruled or wisdom weaved the web.
But clouds of joys untried do cloak aspiring
minds,
Which turn to rain of late repent by changed course of winds.
The top of hope supposed the root upreared shall be,
And fruitless all their grafted guile, as shortly ye shall see.
The dazzled eyes with pride, which great ambition blinds,
Shall be unsealed by worthy wights whose foresight falsehood finds.
The daughter of debate that discord aye doth sow
Shall reap no gain where former rule still peace hath taught to know.
No foreign banished wight shall anchor in this port;
Our realm brooks not seditious sects, let them elsewhere resort.
My rusty sword through rest shall first his edge employ
To poll their tops that seek such change or gape for future joy.
QUEEN ELIZABETH I
KRALİCE ELİZABETH VE İMPARATOR MAXIMILLAN’IN SARAY ŞAİRİ PAUL MELISSUS ARASINDA GEÇEN ŞİİR ATIŞMASI, 1557 [Melissus’un Şiiri] Elizabeth’e, İngiltere, Fransa ve İrlanda kraliçesine, Ah kraliçem, size yalnızca adamıyorum Artık daha fazla ışık saçan kitaplarımı- İster şiir olsun ister şarkı ya da…devamıKRALİCE ELİZABETH VE İMPARATOR MAXIMILLAN’IN SARAY ŞAİRİ PAUL MELISSUS ARASINDA GEÇEN ŞİİR ATIŞMASI, 1557
[Melissus’un Şiiri]
Elizabeth’e, İngiltere, Fransa ve İrlanda kraliçesine,
Ah kraliçem, size yalnızca adamıyorum
Artık daha fazla ışık saçan kitaplarımı-
İster şiir olsun ister şarkı ya da bilmediğim başka dizeler,
Hepsi de yalnız sizinler. Size yalnızca, Kitaplarımı verip adamıyorum:
Kendimi sunuyorum tanrıça, sizin dehanıza, Ataları Fransız olan bir Alman olarak,
Yüce boyunduruğunuza sokuyorum kendimi.
Köleniz yapın beni, hanımefendi, ve sevgilisi olun
Size aralıksız övgüler yağdıran bu özgür doğmuş kölenin.
Özgürlük o kadar değerli olabilir mi ki,
Reddedeyim böyle bir efendinin soylu zincirlerini?
KRALİÇE ELİZABETH VE SIR VVALTER RALECH ARASINDA GEÇEN ŞİİR ATIŞMASI 1587 [Elizabeth’ten Ralegh’e] Ah, aptal Pug, bu kadar korkak mıydın sen? Üzülme sevgili Wat, yitirme cesaretini hemen. O kahpe talihin ne gücü yeter ne de becerisi, Sana karşı soğutmaya yüreğimi.…devamıKRALİÇE ELİZABETH VE SIR VVALTER RALECH ARASINDA GEÇEN ŞİİR ATIŞMASI 1587
[Elizabeth’ten Ralegh’e]
Ah, aptal Pug, bu kadar korkak mıydın sen?
Üzülme sevgili Wat, yitirme cesaretini hemen.
O kahpe talihin ne gücü yeter ne de becerisi,
Sana karşı soğutmaya yüreğimi.
Güçsüz talih seni değiştiremeyecek diyorsun,
Peki nasıl düşünürsün kör bir cadının beni ele geçireceğini?
Hayır, hayır, sevgili Pug, gözleri görseydi bile talihin,
Emin ol hükmedemezdi aklına sevdiğinin.
Talih bazen ele geçirir kralları, bilirim,
Bazen de hükmeder dünyaya ve fani zenginliklere.
Fakat emin ol asla dayanamaz Talih,
Eğer erdem dikkat eder ve boyun eğmezse.
Kahpe talihin emriyle seçmedim ki ben seni,
Bu nedenle değiştirmez talih beni,
Belki yalnızca küçük bir şakadır bunların hepsi.
Haydi yüreklen biraz, dindir ürkek gözyaşlarını,
İşkence etme bana, at üzerinden korkularını.
Körleşip tüm hazlara ve yaşayarak acılarla,
Ve akıllı adamları asla üzmeyen o sevgilinin aşkıyla,
Yeniden canlan ve korkusuzca yaşa,
Dindikçe korkuların, daha da zenginleşeceksin.
KRALİÇE ELİZABETH VE SIR VVALTE RALEGH ARASINDA GEÇEN ŞİİR ATIŞMASI 1587 [Ralegh’den Elizabeth’e] Talih aldı götürdü aşkımı, Hayatımın neşesini ve ruhumun gökteki cennetini. Talih aldı götürdü seni uzaklara, prensesimi, Hayatımın neşesini ve gerçek hayallerimin aşkını. Talih aldı götürdü seni benden;…devamıKRALİÇE ELİZABETH VE SIR VVALTE RALEGH ARASINDA GEÇEN ŞİİR ATIŞMASI 1587
[Ralegh’den Elizabeth’e]
Talih aldı götürdü aşkımı,
Hayatımın neşesini ve ruhumun gökteki cennetini.
Talih aldı götürdü seni uzaklara, prensesimi,
Hayatımın neşesini ve gerçek hayallerimin aşkını.
Talih aldı götürdü seni benden;
Talih her şeyimi aldı seni götürdüğünde.
Körleşip tüm hazlara, acılara yaşıyorum yalnızca:
Hayallerimin düşmanı oldu talih böylece.
Boşuna, gözlerim, boşuna harcıyorsunuz gözyaşlarını
Boşuna, bu iç çekişlerim, umutsuzluklarımın kasveti
Boşuna arıyorsunuz yeryüzünü ve yukarıdaki gökler
Boşuna arıyorsunuz, çünkü Talih aldı aşkımı
O halde bırakırım aşkımı Talih’in ellerine;
O halde bırakırım aşkımı fani nazların peşinde koşanlar
Ve bana kalan acıları severim yalnızca-Acı olacak, bundan sonra, prensesim –
Ve yalnızca kralları devirdiğinde sevineceğim Talih.
Yeryüzünü ve dünyaya ait olanları yöneten Talih,
Aşkımı alıp götürdü, erdemin gücüne rağmen:
Nasıl adil olabilir böylesine kör bir tanrıça?
Bilgeliğin gözleriyle anlaşılır bu kör talih,
Sonra aşkım görünür, her zaman var olan aşkım.
Fakat şimdi elveda, sevgilim – talih ele geçirse de sen
Güçsüz ve kahpe talih, asla değiştiremeyecek beni.
MÖSYÖNÜN AYRILIŞINA Üzülüyorum ve gösteremiyorum kederimi, Seviyorum, ama nefrete gömüyorum kendimi, Nefret ediyorum aslında, ama bu değildi istediğim, Dilimi yutmuş gibiyim, ama konuşuyorum hep içimden. Varım ve yokum, donuyorum ama yanmışım, Çünkü benden, başka bir bene bürünmüşüm Sevdam güneşteki gölgem…devamıMÖSYÖNÜN AYRILIŞINA
Üzülüyorum ve gösteremiyorum kederimi,
Seviyorum, ama nefrete gömüyorum kendimi,
Nefret ediyorum aslında, ama bu değildi istediğim,
Dilimi yutmuş gibiyim, ama konuşuyorum hep içimden.
Varım ve yokum, donuyorum ama yanmışım,
Çünkü benden, başka bir bene bürünmüşüm
Sevdam güneşteki gölgem gibi,
Uçarak beni izliyor, peşinden gittiğimdeyse uçuyor,
Yanımda duruyor ve uzanıyor, ne yapsam onu yapıyor.
İçime işlemiş sevdası kedere boğuyor beni.
Bir türlü söküp atamıyorum onu yüreğimden,
Belki ancak kıyamette dinecek bu sevgi.
Daha hafif bir tutku kaplıyor içimi,
Yumuşacığım, eriyen karlar gibiyim;
Ya daha acımasız ol aşkım,
Ya batayım ya çıkayım, ya yükseleyim ya alçalayım.
Ya da izin ver daha tatlı bir hazla yaşayayım,
Ya da öleyim ve aşkın ne anlama geldiğini unutayım
Finis
Elizabetha Regina 1582
Genç ve güzel olduğum günlerde ve talih yüzüme güldüğünde, Peşimde koştu pek çokları, evlenmem için kendileriyle Fakat hepsini de tersleyip şöyle dedim, "Gidin, gidin başkasının peşinden koşun, artık isteyip durmayın beni. " Ne kadar gözyaşı döktürdüm, kederle yanıp tutuşan gözlere…devamıGenç ve güzel olduğum günlerde ve talih yüzüme güldüğünde,
Peşimde koştu pek çokları, evlenmem için kendileriyle
Fakat hepsini de tersleyip şöyle dedim,
"Gidin, gidin başkasının peşinden koşun, artık isteyip durmayın beni. "
Ne kadar gözyaşı döktürdüm, kederle yanıp tutuşan gözlere ;
Gösteremem ki iç geçiren yürekleri size, ama ben
daha da kibirli oldum ve şöyle dedim,
"Gidin, gidin başkasının peşinden koşun, artık isteyip durmayın beni. "
Sonra konuştu Venüs'ün oğlu, o gurur ve utku dolu çocuk,
ve şöyle dedi "güzel hanımefendi, madem
nazlısınız bu kadar, yolayım ki kuş tüylerinizi,
demeyin eskisi gibi
"Gidin, gidin başkasının peşinden koşun, artık isteyip durmayın beni. "
Söyledikten sonra bu sözleri, bir şeyler değişti yüreğimde
Ve o günden beri, bulamadım huzur ne gündüz ne gece.
Ve sonra, ah pişman oldum söylediklerime,
Gidin, gidin başkasının peşinden koşun, artık isteyip durmayın beni. "
Elizabeth I Şiirleri / Cumhuriyet Kitabı Şiir Atlası Bölümünden
"Evimi bir sokakla aldattım, üstümde ay var bu gümüş semtinde bir sokağın üçüncü katıyım, deniz bana bakıyor Ben artık yalnızca denize karşıyım Üstüme gelme ay hanım, Kuzguncuk otelinde İyilik katına çık, senin konukların ağır, ben bir anıyı ağırlamakla geçen hayatlardanım.…devamı"Evimi bir sokakla aldattım, üstümde
ay var bu gümüş semtinde bir sokağın
üçüncü katıyım, deniz bana bakıyor
Ben artık yalnızca denize karşıyım
Üstüme gelme ay hanım, Kuzguncuk otelinde
İyilik katına çık, senin konukların ağır,
ben bir anıyı ağırlamakla geçen hayatlardanım.
Ruhumun bir otelde ilk kalışı bu
Aynı oda, aynı yatak, aynı aynada
Birbirimizi ilk görüşümüz, başka veda yok,
Üstündeki yabancıyla uyumalıyım
Ruh semtinden kayık açma ay hanım!
Sana hazır değilim, senden yanayım
Kim taşınsa çıkamıyorum içimdeki evden
Kuzguncuk otelinde iyiliğin katı çok
Yıldızlar gibi çık çık bitmiyor ay hanım,
Sen bu çocuğu bir yerden hatırlıyorsun
Ben bu çocuğu bir yerden unutmalıyım. "
Her şeyi tek başına halletmiş olma güçlülüğü, insanı bazen bir bankta hüngür hüngür ağlatıyor. Ardından, bir kedinin başını okşarken bile mahzun bakıyorsun etrafa. Çok güçlü olmak da yenilmektir. İnsan bazen en dik yokuşları aşıp bir düzlükte yere yıkılabilir. Olabilir.
"Uyuyamayacaksın Memleketinin hali seni seslerle uyandıracak Oturup yazacaksın Çünkü sen artık o eski sen değilsin Sen şimdi ıssız bir telgrafhane gibisin Durmadan sesler alacak Sesler vereceksin Düzelmeden memleketinin hali Gözüne uyku girmez ki Uyumayacaksın Bir sis cani gibi gecenin içinde…devamı"Uyuyamayacaksın
Memleketinin hali seni seslerle uyandıracak
Oturup yazacaksın
Çünkü sen artık o eski sen değilsin
Sen şimdi ıssız bir telgrafhane gibisin
Durmadan sesler alacak
Sesler vereceksin
Düzelmeden memleketinin hali
Gözüne uyku girmez ki
Uyumayacaksın
Bir sis cani gibi gecenin içinde
Ta ki gün ışıyıncaya kadar
Vakur metin sade
Çalacaksın "