Evet, etkinliğe ben de katıldım çünkü biraz utanarak söyleyeceğim ki daha önce Batman izlemedim. Yorum yapacağım ne vaaar, çok fazla aksiyon sahnesi var ben daha az bekliyordum. Özellikle de Batman ve Joker benzetmelerinin, bunun felsefesinin daha ağırlıklı olacağını düşünmüştüm ama…devamıEvet, etkinliğe ben de katıldım çünkü biraz utanarak söyleyeceğim ki daha önce Batman izlemedim. Yorum yapacağım ne vaaar, çok fazla aksiyon sahnesi var ben daha az bekliyordum. Özellikle de Batman ve Joker benzetmelerinin, bunun felsefesinin daha ağırlıklı olacağını düşünmüştüm ama bu daha ilk film, sonrasında değişebilir bilemiyorum.
Ayrıca bence gayet güzeldi, bu saatte zaten bunun üstünde bir cümle kurmaya beynim yetmiyor. Geceleri iq'nun düşüp düşmediğiyle ilgili araştırma yapılmasını talep ediyorum.
Sonunda ve sonunda bitti. Bu kadar akıcı bir kitabı ne kadar süründürebilirsem elimde o kadar süründürdüm. Gayet nokta atışı tespitler var, kısım kısım birçok alt başlığa ayrılmış ki bu kategarizasyon açısından çok yerinde olmuş. Kitabın özü, özeti bana göre "hayat…devamıSonunda ve sonunda bitti. Bu kadar akıcı bir kitabı ne kadar süründürebilirsem elimde o kadar süründürdüm. Gayet nokta atışı tespitler var, kısım kısım birçok alt başlığa ayrılmış ki bu kategarizasyon açısından çok yerinde olmuş. Kitabın özü, özeti bana göre "hayat nasıl daha nahif yaşanır?" cümlesinde gizli, yani ona verilmiş bir cevap. Bir de insanın kendisi olmasına izin verilmesi ve hatta teşvik edilmesi hususunda; devlete, ebeveynlere, öğretmenlere ve halkın bizatihi kendisine düşen görevlere sıkça değinilmişti. Ekip ve ekibin parçası olmanın önemi, ekibin içinde kendin olabilmenin avantajları ve sağladığı rahatlığa vurgu yapılmıştı. Kitabın sonunda da izlenecek filmler, okunacak kitaplar, dinlenecek müzikler ve sanatçılar listeleri var ki bence orası da hoştu. (Ki raflarımda Doğan Cüceloğlu adıyla kitap ve film listeleri var, birkaç eksik olabilir ama çoğunu ekledim.) Okuyun, okutturun.
İki tanecik alıntı:
"Asıl önemli olan topluma başkaldırıp değişimi başlatmaktan ziyade; toplumun bir üyesi olmaya devam edip toplumun değerlerinin, hassasiyetlerinin, düşünme tarzının farkında olup toplumsal değişime ön ayak olabilme meselesidir."
"Bir insanın gelişmişliğini ve olgunluğunu, şimdi ve burada etki alanı içerisindeki eylemleri yapma hususunda ne kadar bilinçli ve istikrarlı bir şekilde sorumluluk duyduğu gösterir."
Dün bu dizi sayesinde kendimde şunu fark ettim, benim bir diziyi izlemem için içinde merak unsuru olup her şeyin en sona bağlanmasından ziyade, akışın işlenişinin bana keyifli gelmesi, "o an"dan zevk almam gerekiyor. Ki bu da böyle bir dizi, şahsına…devamıDün bu dizi sayesinde kendimde şunu fark ettim, benim bir diziyi izlemem için içinde merak unsuru olup her şeyin en sona bağlanmasından ziyade, akışın işlenişinin bana keyifli gelmesi, "o an"dan zevk almam gerekiyor. Ki bu da böyle bir dizi, şahsına münhasır ve ilgi çekici. Farklılığın neon renklerle parlayan "bak ben farklıyım!" havası yok dizide ve bence bu zor bulunan bir özellik. Bu farklılığın "doğal" şekilde aksettirilmesi yani.
Felsefi tarafı yok denecek kadar yüzeysel ama bu beni memnun etti sanırım çünkü uzunca bir zamandır ağır şeyler izleyecek motivasyonu kendimde bulamıyorum.
Anlatamıyorum ama işte dizi akıp gidiyor ve siz de sakin fakat ilgili gözlerle onu takip ediyorsunuz ve bu his çok güzel.
Aslında ben bu filmi izleyeli epey bir zaman oldu. Ama son günlerdeki ruh halim soundtrackına* uygun olunca dönüp dönüp dinledim ve daha yeni mutsuzluğu engellemeye çalışırken (evet bu pek sağlıklı değil biliyorum) bir anda filmin ismi ve anlamı ve filmin…devamıAslında ben bu filmi izleyeli epey bir zaman oldu. Ama son günlerdeki ruh halim soundtrackına* uygun olunca dönüp dönüp dinledim ve daha yeni mutsuzluğu engellemeye çalışırken (evet bu pek sağlıklı değil biliyorum) bir anda filmin ismi ve anlamı ve filmin aktardığı mesaj tam anlamıyla belirdiler. Ben de sadece bu sakin, hayatın içinden ve bence sakinliğinin verdiği vurucu hava dolayısıyla etkileyiciliği ciddi anlamda artan senaryoyu anımsadım.
Sonuç olarak "sonsuzluk ve bir gün" (spoiler vermeme çabaları) ve ben sonsuzluğa inanmak istiyorum. Güzel olacağına inanmak istiyorum. Sizi de buna inanmaya davet ediyorum ve tabii filmi izlemeye. (Bir misyonerlik faaliyeti değildir:))
Bahsi geçen soundtrack:
https://youtu.be/RVRPCnl3-HI
Dipnot: Başta "bu isim ne böyle" dediğim yahut hiç dikkatimi çekmeyip sıradan diye düşündüğüm film isimleri filmin sonunda beni dumura uğratınca ekstra aşık oluyorum gibi. Yani, tahminimde yanılmayı seviyorum sanki. Bunu da tespit olarak bırakasım geldi ehe
Ağağağa resmen elimde büyümüş çocuk gibi hissettim seri bitince aşırı gururlu ve keyifliyim. Artık Arabalar'ın abartıldığını değil daha çok abartılması gerektiğini düşünüyorum, teşekkürler. İyi seyirler😁 Eleştirimi de şuraya iliştireyim, bence bu film diğerlerine (1 ve 2'ye) oranla daha çok yetişkinlere…devamıAğağağa resmen elimde büyümüş çocuk gibi hissettim seri bitince aşırı gururlu ve keyifliyim. Artık Arabalar'ın abartıldığını değil daha çok abartılması gerektiğini düşünüyorum, teşekkürler. İyi seyirler😁
Eleştirimi de şuraya iliştireyim, bence bu film diğerlerine (1 ve 2'ye) oranla daha çok yetişkinlere hitap ediyor ve verdiği mesajlar daha yerinde, olgun. Ama ortam çizimleri çok gerçekçi olmuş o pek hoşuma gitmedi çünkü karakterlerin çizimleriyle zıtlık oluştuyordu. Ama hikaye çok güçlü ve duygusaldı<33 ve favorim bu.
Dün izlediğim ve böyle çıtırdan bi' mutsuzsanız kahkaha attırmayacak ama kesinlikle çok tatlı bir biçimde keyfinizi yerine getirecek olan film. Filmi sadece komedi kategorisinde değerlendirmek bana pek makul gelmiyor çünkü Barış Manço ve Kurtalan Ekspres performanslarına filmde bol bol yer…devamıDün izlediğim ve böyle çıtırdan bi' mutsuzsanız kahkaha attırmayacak ama kesinlikle çok tatlı bir biçimde keyfinizi yerine getirecek olan film.
Filmi sadece komedi kategorisinde değerlendirmek bana pek makul gelmiyor çünkü Barış Manço ve Kurtalan Ekspres performanslarına filmde bol bol yer verilmiş. Ses kalitesi sadece şarkılarda iyiydi diyaloglar esnasındaki gürültü kirliliği filmi izlerken baş ağrımı artırdı sanırım🙄 eski olması dolayısıyla buna takılmamam gerek belki amaaaa bilemiyorum. Barış Manço'nun canlandırdığı Mahir karakteri hem adıyla müstesna hem de gerçekten şapşallığı, zekayı ve iyiliği birleştirmiş olmasından ötürü bana çok sempatik geldi. Karakterin daha net işlenmesi daha güzel olabilirdi çünkü öylesi filmi daha şahsına münhasır kılardı gibi duruyor.
Türk sinemasından (yeşilçam dönemi) neredeyse hiçbir şey izlemedim, evimizde izlenmezdi, izlense de dikkatimi çekmezdi sanırım dolayısıyla bu konuda özel bir çaba harcamam gerekecek. Bu klasik bir yapım mı bilmiyorum ama bence tahmin edilebilir bir senaryosu olması sebebiyle evet öyle.
7/10
Uzun zaman sonra merhaba. Pek uzun bir gönderi yazamayacak kadar yorgun ve hatta bıkkın hissediyorum ama konular genişlemek isterlerse de sanki onlara karşı koyacak gücüm yok. Öncelikle @hmmmmm beyefendiye teşekkür ediyorum, bu kitabı bana önerdiği için. Kitabın isminin Türkçesi: Hayalin…devamıUzun zaman sonra merhaba. Pek uzun bir gönderi yazamayacak kadar yorgun ve hatta bıkkın hissediyorum ama konular genişlemek isterlerse de sanki onlara karşı koyacak gücüm yok.
Öncelikle @hmmmmm beyefendiye teşekkür ediyorum, bu kitabı bana önerdiği için.
Kitabın isminin Türkçesi: Hayalin Derinlikleri.
Kitap Raci karakterinin arayışlarıyla başlıyor ve Aynalı Baba'yla karşılaşması, onunla sohbetleri ile devam ediyor. Her bölümde farklı bir hayale dalıyoruz Raci ile birlikte. Bir yolculuk yapıyor, manevi bir yolculuk. Kitabın içinde divan edebiyatından hoş örnekler var ve çevirileri. Kitabın ciddi bir birikim ile yazıldığı belli oluyor. Doğu Batı felsefesinin harmanlandığı ve yine Doğu'ya dönüldüğünü düşündürdü bana. (Aklıma Mabel Matiz'in yeni şarkısında geçip gönlümü fetheden cümle geldi "Burnum Batı diyor ama yüreğim Doğu"). Kimi bölümlerde Konfüçyüs, kimisinde Jüpiter (Zeus), Zühre (Afrodit), Junon (Hera), kimisinde Anka kuşu, kimisinde Zerdüşt, Ehrimen ile ilgili bol mitolojili hayaller var.
İlk iki sayfada "Tam da aradığım şey!" diye bir hayale daldım:) çok geçmeden ise "Bu hayallere ben dalmadan benim bir işime yaramayacak." diye düşünmeye başladım. İki bakış açısı da eksik muhtemelen. Aynı zamanda ikisinin doğruluğu ve yanlışlığı eşit. "Tasavvufla çözebilir miyim bir şeyleri?" sorusu zaten kafamı kurcalayan bir şeydi, biraz daha derinlerde çınlamaya başladı kitaptan sonra. Nereden başlamam gerektiğini bilmiyorum, nasıl devam ederim, ne kadar gidebilirim, neye em olur? Fazla pragmatist bir insan olduğumu yeniden fark ettim.
Sonuç olarak yazarın kültürleri bu denli iyi yansıtarak oluşturduğu fantastik(?) hikayeler için dahi okunur.
9/10
Enneagram test sonucum "başrol" karakterin ben olduğunu söyledi diye izleyeyim dedim. Ama en büyük sorunlardan birisi başrolün kim olduğunu net kestirememek oldu. Ama yine de afişte solda yer alan kadın olduğu konusundaki düşüncem daha güçlü. Başrolün bile kim olduğunu anlayamamamdan…devamıEnneagram test sonucum "başrol" karakterin ben olduğunu söyledi diye izleyeyim dedim. Ama en büyük sorunlardan birisi başrolün kim olduğunu net kestirememek oldu. Ama yine de afişte solda yer alan kadın olduğu konusundaki düşüncem daha güçlü.
Başrolün bile kim olduğunu anlayamamamdan tahmin edebileceğiniz üzere garip bir filmdi. "Ağır" bir filmdi. (Şu gönderileri keşke zaten okumuş, izlemiş insanların anlayabileceği göndermelerle yazmayı bırakabilsem:' )
Üstüne yorum yapamıyorum ya. Pek akıl da yürütemedim. Anlayan varsa aydınlatsın hatta lütfen. Benim tek çıkardığım şey "ait olmadığın yerde durma ki zaten duramazsın" oldu o bensem, evet benim.
İzlemiş olanları sohbete davet ediyorum. İzlememiş olanları da koşa koşa izlemeye ve üstüne sohbete davet ediyorum eheh
Uzunca bir süre "Bunun afişi hiç olmamış, keşke biraz değiştirip Kiki's Delivery Service'in kapağını bu yapsalarmış, onunki de olmamıştı zaten o da değişmiş olsa." diye düşünmüştüm ki bugün minik bir aydınlanmayla ikisinin de çok yerinde tercihlerle hazırlanmış çok güzel afişler…devamıUzunca bir süre "Bunun afişi hiç olmamış, keşke biraz değiştirip Kiki's Delivery Service'in kapağını bu yapsalarmış, onunki de olmamıştı zaten o da değişmiş olsa." diye düşünmüştüm ki bugün minik bir aydınlanmayla ikisinin de çok yerinde tercihlerle hazırlanmış çok güzel afişler olduklarını idrâk ettim. Yani "aslolan" gösteriliyor aslında "genel" olan değil ve bu çok hoş.
Film hakkındaki fikirlerime gelirseeek, aslında bayağı hoş, bayağı hoş. Gayet tatlı, romantik bir aşk ve sonunda kendini keşfetme hikayesi. Ama ne bileyim işlenenin bu oluşu ve böyle işlenişi (ki zaten güzel yapan bu, biliyorum) sebebiyle hayatımda bu kısmı geçmişim gibi hissettiğim için havada kaldı sanki bende. Yani "yankısını bulamadı." Bu da bende filmin, bi' 4-5 sene evvel izlemiş olsaydım en sevdiklerim arasında olabilecekken şu an sadece hoş bir film olarak kalmasına sebep oldu gibi. Ama hakkını teslim etmek için:
8/10