Fazla klasik.. Algı Eke bir dizisinde de bu tarz bir rolle oynamıştı. Sanırım ben ona bu tarzı pek yakıştıramıyorum. Onun harici diğer oyunculuklar iyi ama senaryo dediğim gibi fazla klasik. Çok gördük, duyduk, izledik bu tarzları..
Filmi aslında Park Seo-joon'un oynadığını görünce izlemeye karar vermiştim. Film hakkında klasik konusu ile ilgili okuduğum yazı haricinde bir bilgim yoktu açıkçası. Bu kadar etkileyici bir son ile karşılaşmayı da beklemiyordum. Sonu kesinlikle birçok kişiyi etkileyecek ve şaşırtacak tarzda bence.…devamıFilmi aslında Park Seo-joon'un oynadığını görünce izlemeye karar vermiştim. Film hakkında klasik konusu ile ilgili okuduğum yazı haricinde bir bilgim yoktu açıkçası. Bu kadar etkileyici bir son ile karşılaşmayı da beklemiyordum. Sonu kesinlikle birçok kişiyi etkileyecek ve şaşırtacak tarzda bence. Filmin konusundan kısaca bahsetmek gerekirse fakir bir aileden gelen genç bir adamın zengin bir ailenin kızına özel ders vermesiyle başlıyor. Bu genç ve ailesi zamanla evde çalışan görevlileri çeşitli planlarla işinden ediyor ve kendileri yerleşiyor ve ailenin özel yaşamına sızıyor. Zengin ve fakir insanların yaşayış tarzı, yaşam ortamını, yaşanan doğa olaylarına bakış açılarını net bir şekilde gösteren bu film kesinlikle izlenmeye değer. Beni en etkileyen kısmı basit gibi gelse de başını sokacak rahat ve yaşanılası bir evi olanların yağmuru bir nimet olarak görmesi oldu. Farkında değilizdir çoğumuz belki ama bu sahne acı bir gerçeği yüzüme vurdu. Evsizleri ve ev bile denemeyecek yerlerde yaşamak zorunda kalan insanları düşünmeden yağmur yağmasına sevindiğim zamanlardan utandım.
"Anne beni bırakma.." İçinde o kadar çok anlam var ki. Bu cümle içime işledi sanki. Hala kulaklarımda çınlıyor. Anne nedir? Anne nefestir, huzurdur, yeryüzünün kanatsız meleğidir, candır, kandır, hayattır. Annelerimizin kıymetini Nazlı gibi geç anlamamamiz ümidiyle...
Başkalarının çöpe attıklarından hayat kurmaya çalıştık biz... . Sokak köşelerinde, kirli kıyafetler içinde, insan değilmiş muamelesi yapılan kağıt toplayıcıları, sokak insanları... Gördüğümüz zaman yüzüne dahi bakmadığımız insanların ne kadar acı çektiğini, çekebiliyor olduğunu hiç düşünmüyoruz demi hepimiz. Yaşayan her insan…devamıBaşkalarının çöpe attıklarından hayat kurmaya çalıştık biz...
.
Sokak köşelerinde, kirli kıyafetler içinde, insan değilmiş muamelesi yapılan kağıt toplayıcıları, sokak insanları...
Gördüğümüz zaman yüzüne dahi bakmadığımız insanların ne kadar acı çektiğini, çekebiliyor olduğunu hiç düşünmüyoruz demi hepimiz. Yaşayan her insan ayrı bir dünyadır, kendi başına ayrı bir imparatorluk.. Acısıyla, sevinciyle, mutluluğuyla ayrı bir dünyadır. O dünyada ne yaşandığını kimse bilemez. Kişi yansıtsa bile tam olarak bilinemez. Geçmişi, acıları, psikolojik durumu, hayal dünyası, gerçek algısı asla bilinemez. Bu filmde de geçmiş yaşantısında çektiği acıların etkisinde kalan Mehmet'in yaşamı konu alınmış. Cok acı dolu hayatı.. Çocukluğunda terkedilen Mehmet'in ilerleyen zamanlarda kendisi gibi bir çocukla karşılaşmasının ardından hayatında oluşan değişimlerden bahsedilmiş. Filmin konusu cok güzel. Oyunculuk mükemmel. Olay çok hızlı ilerliyor gibi gelebilir veya bazı şeyler gerçekten abartı gelebilir ama inanın sonunda herşey yerli yerine oturacak. Çok etkileyici bir sondu. Tahmin edilmesi mümkün olmayanlardan..
İzlemenizi tavsiye ederim.🌸
"Hangi insanların çizgili pijama hangilerinin üniforma giyeceğine kim karar vermişti.?" Tek kelime ile muhteşem bir kitap. Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. 8 yaşındaki iki çocuk. Bruno ve Shmuel. Birisi Alman birisi Yahudi. Aynı yaşta ve hatta aynı günde dunyaya gelmiş bu…devamı"Hangi insanların çizgili pijama hangilerinin üniforma giyeceğine kim karar vermişti.?"
Tek kelime ile muhteşem bir kitap. Kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. 8 yaşındaki iki çocuk. Bruno ve Shmuel. Birisi Alman birisi Yahudi. Aynı yaşta ve hatta aynı günde dunyaya gelmiş bu iki çocuğun, sözde ilerideki mutlu yaşam için yapılmakta olan savaş nedeniyle gördükleri muamele, onların farklı yaşamları ve çocukların saf sevgisini, masumluğunu anlatıyor. Mutlaka okumalısınız. Eminim cok vaktinizi almayacaktır. Kitabın dili sade ve cok etkileyici. Anlatılmak istenen o ağır duygular nasıl olmusta bu kadar sade bir dille anlatılabilmiş gerçekten şaşkınım. Kitabın filmini daha önce izlemistim kitabı okumaya başladığım gün filmini de tekrar izledim. Kitapla film arasındaki değişim fazla mı diye ama neredeyse hiç değişiklik yapılmamış olaylarda. Kitabı da filmi de kesinlikle tavsiye ederim.