Bir düşünce kurcalar kafamı : Yatakta, başım yumuşak bir yastıkta mı ölmeli ? Yoksa karanfil gibi mi solmalı yavaşça . Gizli bir kurdun içten içe kemirdiği? Sessiz sedasız eriyip gitmeli mi yoksa boş bir odaya bırakılmış mum gibi? Sandor Petofi
Çıkar boynundan at o ipi çocuk! Salıncaklar mı yok sana? Kalk hadi o soğuk betondan, Yatacak başka yer mi yok sana? En sevdiklerimi verdim ölüme de; Ben bu yaşımda gitmenin böylesini görmedim. Kırılan bir boyun gibi orta yerinden kırıldığını ömrün……devamıÇıkar boynundan at o ipi çocuk!
Salıncaklar mı yok sana?
Kalk hadi o soğuk betondan,
Yatacak başka yer mi yok sana?
En sevdiklerimi verdim ölüme de;
Ben bu yaşımda gitmenin böylesini görmedim.
Kırılan bir boyun gibi orta yerinden kırıldığını ömrün…
Görmedim Ademoğlunun dalından koparılır gibi koparıldığını…
…ve böylelikle umut etme kabiliyetimizi aldılar elimizden.
Ne diyeyim, dilerim ihtiyacı olan birine gidiyordur bizden aldıkları umut!
Dünya adaletsiz çocuk!
Dünya zorba.
Elbet eşitleneceğiz o gün kıyamda.
Bu kekeme, toz ve duman sözlerimi iyi belle, Bahara kalmaz, gelirim yanına
Nazım Hikmet Ran
Çok vahimdir ki; insanın hayatını değiştirmesinin asıl sebebi,bunu başaramayacağına kesin inanmış olmasıdır. Zira hayatımızın senaryosunu inançlarımız yazar.
İnsanlar,her kim olursa olsun,ister kötü karakterli,ister adi, alçak biri olsun, uykudaki yüzü uyanık halinden daha temizdir. Eğer uykudaki yüzü bile adi olan bir insan varsa, o tam anlamıyla yolun sonuna gelmiş biridir.