Film benim için baştan sona rahatsız ediciydi. Aralarındaki yaş farkının yarattığı güç dengesizliği neredeyse her sahnede hissediliyor. Elvis’in genç bir kızı kendi ideallerine göre şekillendirmeye çalışması, onu dış dünyadan izole edip bir “hayal”in içine hapsetmesi, kendisi dışarıda özgürce hayatını yaşarken,…devamıFilm benim için baştan sona rahatsız ediciydi. Aralarındaki yaş farkının yarattığı güç dengesizliği neredeyse her sahnede hissediliyor. Elvis’in genç bir kızı kendi ideallerine göre şekillendirmeye çalışması, onu dış dünyadan izole edip bir “hayal”in içine hapsetmesi, kendisi dışarıda özgürce hayatını yaşarken, genç kızı eve ve bekleyişe mahkum etmesi gerçekten çok huzursuz ediciydi. Anlatının yavaşlığı da bana estetik değil bunaltıcı geldi. Açıkçası filmi hiç sevemedim, izlerken de oldukça sıkıldım.
... Ölmek, uyumak Uyumak, belki de düş görmek, işte sorun burada. Çünkü ölüm uykusunda hangi düşlerin geleceğini, Bu ölümlü bedeni bir kenara bıraktığımızda Nelerle karşılaşacağımızı bilmemek Bizi duraksatır. İşte uzun yaşamın felaketine katlanmamıza neden olan saygı budur. Yoksa kim dayanırdı…devamı...
Ölmek, uyumak
Uyumak, belki de düş görmek, işte sorun burada.
Çünkü ölüm uykusunda hangi düşlerin geleceğini,
Bu ölümlü bedeni bir kenara bıraktığımızda
Nelerle karşılaşacağımızı bilmemek
Bizi duraksatır.
İşte uzun yaşamın felaketine katlanmamıza neden olan saygı budur.
Yoksa kim dayanırdı zamanın kırbacına ve alaylarına,
Zalimlerin haksızlığına, kibirlilerin küçümsemesine,
Karşılıksız aşkın acısına, yasaların gecikmesine,
Görev sahiplerinin küstahlığına
Ve değersizlerin, sabırlı erdemi aşağılamasına?
İnsan, elindeki basit bir hançerle
Kendi hesabını kesip bitirebilecekken
Kim taşırdı bu yükleri,
Yorgun bir hayatın altında inleyip terleyerek?
Ama ölümden sonraki bilinmezlik korkusu
O keşfedilmemiş ülke ki
Sınırından hiçbir yolcu geri dönmez
İradeyi şaşırtır
Ve sahip olduğumuz acılara katlanmamıza neden olur,
Bilmediklerimize kaçmak yerine.
...
Lightning Boy ve Blind Dog'un hikayesi. Şeytana ruhunu sattığını düşünen ama ömrünün sonunda elinde kalanların buna değmediğini fark eden Willie, aynı yolu izlemeye hevesli genç bir "blues man"e istemeden de olsa rehberlik ediyor. Sadece müziği değil, serseriliği ve yalnızlığı da…devamıLightning Boy ve Blind Dog'un hikayesi. Şeytana ruhunu sattığını düşünen ama ömrünün sonunda elinde kalanların buna değmediğini fark eden Willie, aynı yolu izlemeye hevesli genç bir "blues man"e istemeden de olsa rehberlik ediyor. Sadece müziği değil, serseriliği ve yalnızlığı da öğretiyor. Bir hayalin peşinden giderken feda edilenleri birlikte görüyorlar. Müzikleriyle birlikte son derece keyifli, ritmi ve ruhu olan bir yapımdı. Bayıldım.
"Bana içimizde aşkla doğmuşsak onu doğru yere yöneltmek gerektiği öğretildi. Bundan çok bahsedilir. Aşkın doğru gelmesi. "Doğru gelirse kolaydır." Bunun doğru olduğundan emin değilim. Neyin doğru olduğunu bilmek güç ister. Aşk zayıf insanların harcı değildir. Romantik olmak çok fazla umut…devamı"Bana içimizde aşkla doğmuşsak onu doğru yere yöneltmek gerektiği öğretildi. Bundan çok bahsedilir. Aşkın doğru gelmesi. "Doğru gelirse kolaydır." Bunun doğru olduğundan emin değilim. Neyin doğru olduğunu bilmek güç ister. Aşk zayıf insanların harcı değildir. Romantik olmak çok fazla umut gerektirir. Sanırım kastettikleri şu, sevdiğin birini bulduğunda umut gibi gelir."
Belgesel genel olarak sürükleyici olmaktan uzak. Aileen'in hayatına ya da suçları hangi koşullarda işlediğine odaklanmak yerine, anlatının merkezine hukukun ikiyüzlü ve adaletsiz işleyişini yerleştirmişler. Yani asıl mesele, sistem eleştirisi. Örneğin yollarda seks işçiliği yaparak hayatını sürdüren bir kadının, arabasına bindiği…devamıBelgesel genel olarak sürükleyici olmaktan uzak. Aileen'in hayatına ya da suçları hangi koşullarda işlediğine odaklanmak yerine, anlatının merkezine hukukun ikiyüzlü ve adaletsiz işleyişini yerleştirmişler. Yani asıl mesele, sistem eleştirisi. Örneğin yollarda seks işçiliği yaparak hayatını sürdüren bir kadının, arabasına bindiği erkek tarafından saldırıya uğraması kolaylıkla görmezden gelinebiliyor. Çünkü bu kadının bedeni, toplumun gözünde zaten herkesin erişimine açık kabul ediliyor. Saldırganın geçmişte işlediği suçlar dahi yeterince araştırılmadan, kadının iddiaları peşinen reddediliyor. Açıkça yargılanan şey, kadının ne yaptığı değil de kim olduğu. Sebebi ne olursa olsun yaşananlar kan dondurucu. Ama belgeselin asıl rahatsız edici tarafı, hukukun çifte standartlı işleyişini anlatması. Bu adalet anlayışı suçtan bağımsız olarak insanın midesini bulandırıyor.
Spoiler içeriyor
"Beni bu kalıpta seveceksen, seni de bu kalıpta yaşatırım." cümlesinin hikayeye dönüştürülmüş hali. Küçüklüğünden itibaren mükemmel bir maskeye hapsedilen kadının hikayesini izliyoruz. Yalnızca başkalarının beklentilerine göre şekillenmiş bir çocuk değil, onun için yazılan kitaplarda, gerçek hayatta yarım bıraktığı ve başaramadığı…devamı"Beni bu kalıpta seveceksen, seni de bu kalıpta yaşatırım." cümlesinin hikayeye dönüştürülmüş hali. Küçüklüğünden itibaren mükemmel bir maskeye hapsedilen kadının hikayesini izliyoruz. Yalnızca başkalarının beklentilerine göre şekillenmiş bir çocuk değil, onun için yazılan kitaplarda, gerçek hayatta yarım bıraktığı ve başaramadığı şeylerin bile tamamlandığını görüyoruz. O yüzden Amy için olduğu hali yeterli değil, ideal versiyonu sevilebilir kabul ediliyor. Bu maskesi yetişkinlikteki ilişkilerine de taşınıyor. Evlilikteki kolay, talepkar olmayan, erkeğin hayatına uyum sağlayan kadın rolünü bilinçli olarak üstleniyor. Sürekli de "Biz o sıkıcı evliliklerden olmayacağız." diyor. Bir nevi sessiz bir sözleşme. Ama kırılma noktası bu maskenin tek taraflı taşınmasıyla başlıyor. Amy rol yapmaya devam ediyor ama Nick kendi maskesini terk ediyor. Amy görünmezlik korkusuna düşüyor, halbuki sevilmek için kendisini silmişti. Bu yüzden bir süre sonra hayatındaki insanları silmekte de bir sorun görmüyor. Filmin bana göre en çarpıcı yönü, finaldeki rol değişimi. Başlangıçta rol yapan kadınken, filmin sonunda bu yük erkeğin omuzlarına geçiyor. Artık Nick ideal eş performansı sergiliyor. Maske sadece el değiştiriyor. Filmde aşk hiçbir zaman olmadı, sorun hep 'sevilme koşulları'ydı. Sevilmek için kendini yok ediyorsun, sonra geriye sevecek biri kalıyor mu?
Filmin konusundan çok 2000’lerin o güzel havasına kaptırdım kendimi. İzlerken içim rahatladı ve sanki güvenli bir alandaymışım gibi hissettim. Hem konusu hem oyunculukları gerçekten çok tatlıydı.
İzleme listemde olduğu için izledim ama hangi sahnesini görüp ekledim onu bile hatırlamıyorum çünkü çok boş bir diziydi. Benim için izlenecek bir tarafı yok ve sadece zaman kaybıydı. Dizinin konusu zaten hiç ilgimi çekmezken yine de bitirdim ve izlemesem de…devamıİzleme listemde olduğu için izledim ama hangi sahnesini görüp ekledim onu bile hatırlamıyorum çünkü çok boş bir diziydi. Benim için izlenecek bir tarafı yok ve sadece zaman kaybıydı. Dizinin konusu zaten hiç ilgimi çekmezken yine de bitirdim ve izlemesem de bir şey kaybetmezmişim.