Bir filme kötü yorum yapmak istemem gerçekten, çünkü hem sahne önü hem sahne arkasında bir çok emek veriliyor ama sağlam seneryon yoksa gereksiz bir senaryoya bu kadar uğraş verme . Gram güldürmedi ve oyuncular hiç performans göstermedi.
Hassas senaryo, ince unsurlar ve kocaman bir acı... Nasıl da içime işledi daha ne kadar kötüye gidilebilir diye düşünüyordum sonuna doğru, tahmin etmeyeceğim bir son oldu. Bir artı bir ,bir edebilir mi❗
3. Sezon içi boş olarak çekilmiş, ilk iki sezon heyecanlandırıp son sezonunda hiç bir şeyin işlenmesi üzdü :( ayrıca 4. Sezonunda Henry Cavill nasıl olmaz hayal kırıklığı yarattı.
Çekim yılı yeni bir tarih olduğu için daha sağlam ve etkileyici bir film olabilirdi. Konu güzel ama , senaryoya aktarımı ve çekim kalitesi ....çok kötüydü:(
Ne kadar da birbirimize yabancıyız . Önyargılarımız , asılsız suçlamalarımız gözümüzü ne kadar da kör ediyor. Zor değil bence merhamet, sevgi herkesin yüreğinde muhakkak vardır. Bölünmeye ve ayrışmaya hazır bir halde duruyoruz değil mi Rıfat Bey. Küçücük eller bile buz…devamıNe kadar da birbirimize yabancıyız . Önyargılarımız , asılsız suçlamalarımız gözümüzü ne kadar da kör ediyor. Zor değil bence merhamet, sevgi herkesin yüreğinde muhakkak vardır. Bölünmeye ve ayrışmaya hazır bir halde duruyoruz değil mi Rıfat Bey. Küçücük eller bile buz dağını eritmek için yeterli hâlbuki.
Denis Villeneuve'un yönetmenliğinde çekilen ve Frank Herbert ' in romanından uyarlanan bir eser. 2021 de izlemiştim ama ikinci bölümü gelince tekrar dan izlemek istedim, tekrar izleyince daha iyi yerine oturuyor sanki. İlk izlediğimle ikinci izlemem arası da fark olduğunu düşünüyorum.…devamıDenis Villeneuve'un yönetmenliğinde çekilen ve Frank Herbert ' in romanından uyarlanan bir eser.
2021 de izlemiştim ama ikinci bölümü gelince tekrar dan izlemek istedim, tekrar izleyince daha iyi yerine oturuyor sanki.
İlk izlediğimle ikinci izlemem arası da fark olduğunu düşünüyorum. Biraz senaryo karmaşıklığın dolayı diye düşünüyorum.
Film görsel açıdan etkileyici ;oyuncular da hep tanıdığımız , izlediğimiz kişiler.
Timothée Chalamet'in başroldeki performansı, karakterin derinliklerini görmemizi sağladı. Paul Atreides'in içsel çatışmalarını ve gelişimini fark etmemek yorumlamamak imkansız . Diğer oyuncuların da muhteşem performanslarıyla birlikte, filmdeki karakterlerin canlılığı beni etkileyen unsurlardan biri oldu.
Senaryo da ilgimi çeken bir çok obje ve kelimeler oldu. Bunu çok büyütmek istemiyorum ama mitleri kullanmak senaryolara da yakışmıyor değil :)
"Rüyalar derinden gelen mesajlardır."
" Rüyalardan iyi hikaye olur ama önemli şeyler biz uyanıkken gerçekleşir. Çünkü bizler o zaman bir şeyler yaparız."
"Büyük bir adam lider olmaya çalışmaz. Büyük adam olmaya davet edilir, o da olur."
"Korku aklın katilidir."
[ Toprağın senin evindir. Senin mutlağındır. Onu kaybetmekte kazanmak senin elindedir. İ senindir ama sen ne kadar onunsun...]
" Korku yıkım getiren küçük ölümdür."
"Hayatın gizemi çözülecek bir sorun değil yaşanacak bir gerçekliktir. Durdurarak anlaşılmayacak bir süreçtir."
Bugünün anlam ve önemini içerdiğini düşünüyorum, 8 Mart için güzel denk . Kurtuluş kişidedir ve o kişi kadınsa başka bir ihtimal yoktur. Millie B. Brown da farklı bir karakteri , cazibesi var anlayamadığım. Kafa dağıtmalık olarak izlenebileceğini düşünüyorum :))