... Altınları yığdı yığdı da bir dağ yaptı Karun, hani o dağ? Hani Âd, hani Adnan, hani Kahtan, dünya nimetlerinin köpüren yurdu? Reddi mümkün olmayan bir hâle uğradılar. Bir masal oldu onlar. Bir varmış bir yokmuş. Bir toz toprak bulutu.…devamı...
Altınları yığdı yığdı da bir dağ yaptı Karun, hani o dağ?
Hani Âd, hani Adnan, hani Kahtan, dünya nimetlerinin köpüren yurdu?
Reddi mümkün olmayan bir hâle uğradılar.
Bir masal oldu onlar. Bir varmış bir yokmuş. Bir toz toprak bulutu.
...
Kemal Tahir'in F. M. İkinci takma adıyla Mayk Hammer romanlarını önce çevirmiş. Seri çok tutulunca ve Mickey Spillane'den başka çeviri kalmayınca yayınevi tarafından devamı yazması istenilmiş. Ecel saati Kemal Tahir'in takma adıyla yazdığı ikinci Mayk Hammer romanı. Art arda 4…devamıKemal Tahir'in F. M. İkinci takma adıyla Mayk Hammer romanlarını önce çevirmiş. Seri çok tutulunca ve Mickey Spillane'den başka çeviri kalmayınca yayınevi tarafından devamı yazması istenilmiş. Ecel saati Kemal Tahir'in takma adıyla yazdığı ikinci Mayk Hammer romanı. Art arda 4 seri daha yazmış. Hapse girmese sanırım devam ederdi.
Kitaba gelecek olursam gayet sürekleyiciydi. Bazı toplumsal olgulara değinilmiş. Nazizm ile faşizme göndermeler, sistem eleştirisi hafiften yapılmış. Kurgu aşırı karışık değil ve çözülebilir ama olaylar art arda durmadan ilerlediği için akıyor kitap.
Aslında Şöhret Bey'in hâline gülmekten ziyâde üzüldüğümü hissediyorum. 😔 Nitekim, bu tarz insanların günümüzde hâlâ var olduğunu ve onların hallerini düşündüğüm vakit bir gülme gelmiyor değil.
"Zengin olsaydı belki alırdım, fena kız değil, hoşuma gidiyor... Fakat yaşamak için insana hayat lazımdır, hayal değil. " Sözlerini Behiç'in söylediğine inanmak istemiyorum.🙏 Ancak doğru olma ihtimalinin olması ve gerçeğin ne olduğunu bilemeyecek olmak biraz hüzünle bitirmeme sebep oldu. Mehmet…devamı"Zengin olsaydı belki alırdım, fena kız değil, hoşuma gidiyor... Fakat yaşamak için insana hayat lazımdır, hayal değil. " Sözlerini Behiç'in söylediğine inanmak istemiyorum.🙏 Ancak doğru olma ihtimalinin olması ve gerçeğin ne olduğunu bilemeyecek olmak biraz hüzünle bitirmeme sebep oldu.
Mehmet Rauf iç tahlillerde o kadar iyi ki eğer onun yazmış olduğunu bilmesem gerçekten genç bir kızın kalbinden, kaleminden geçenler olduğunu düşünürdüm. Pervin ile düşüncelerim, hislerimin kesiştiği yerler ile katılmayı reddettiğim yerlerin çokluğu da kitabın başarısını benim için ortaya koyuyor.
❤Bence hayatımda en büyük, en mukaddes şey ancak aşktır, fakat hoppalık edip deli gibi rastgele bir adamı sevip de iki ya aldandığımı anlayıp yahut bıkıp, dönme dolap oynar gibi sefil ve murdar tecrübelerde sürünmek izzetinefsimin tahammül edemeyeceği bir alçalmadır. Evet, ben de sevmek sevilmek isterim, fakat isterim ki seveceğim adam aşkıma ve bana layık olsun ve daha isterim ki o sevdiğim adama üzülmeden, pişman olmadan hayatımı ölünceye kadar geri almamak üzre vereyim.
❤Sevmek için en evvel lazım olan şey ruhların yakınlığıdır; bu ise ne görücülerin - ne kadar tecrübeli, ne kadar incelenmiş olurlarsa olsunlar- aracılıklarıyla, ne de karşıdan sersemlikle, belki hoşça bulunan bir erkekle yapılan aşıklıkla mümkündür. Bunun için uzun konuşmalar, söyleşmeler, derin incelemeler lazımdır. Doğrusu hayatım ve kalbim, gençliğim bence o kadar kıymetli bir hazinedir ki bunu öylesine rastgele, rüzgârın keyfine sarf ve helak edemem.
❤Halbuki aldığım terbiye, okuduğum eserler bana şaşalı hayatlar vaat ettiler; şimdi nasıl olur ki bu miskin, bu donuk, bu düşkün hayatı severek kabul ederim?
❤Siz semaları süsleyen sonsuz yıldızlar arasında parlaklığıyla ister istemez ruhu cezbeden büyük gezegenler gibi nadir rastlanır bir şeysiniz...
❤Ve benimle de beş on gün eğlenecek, belki güzelliğim ve hatrım için benden sonra yayımlayacağı kitaba iki üç şiir ilave ettikten sonra bir gün hevesini alıp beni de terk ve ihmal edecekti, öyle mi? Nasıl bilmiyordu ki Pervin ölür, böyle bir şeye müsaade etmez. Nasıl bilmiyordu ki Pervin için aşk ne kadar kıymetli olursa olsun gurur daha değerlidir.
Basat'ın Tepegöz'ü Öldürdüğü hikâyesi ile karşılaştırmalı okuma gibi oldu. Tragedya okumayı pek sevmiyorum aslında ama fena değildi. Dede Korkut'un anlatımını tercih ederim sanırım.
Gürpınar'ın yazım dili bu kadar güzel olmasa Şadan'ın çapkınlıklarını sonuna kadar okuyabilir miydim? Emin değilim. Klasikleşmiş bir aldatma kurgusunun içinde ahlâki çöküntüyü mizahı bir dille anlatırken edebî, estetik ve yine ahlâki eleştirilere yer vermesi hoşuma gitti. 🎭Dünyadaki insanların çoğu da…devamıGürpınar'ın yazım dili bu kadar güzel olmasa Şadan'ın çapkınlıklarını sonuna kadar okuyabilir miydim? Emin değilim. Klasikleşmiş bir aldatma kurgusunun içinde ahlâki çöküntüyü mizahı bir dille anlatırken edebî, estetik ve yine ahlâki eleştirilere yer vermesi hoşuma gitti.
🎭Dünyadaki insanların çoğu da benim gibi değil miydi? İnsan kardeşlerine nasihat vermekle meşgul olanların cümlesi, sözlerini kendileri yarı yarıya tutmak insafını gösterselerdi çoktan bu âlem düzelmeye yüz tutardı.
🎭Beni levletmez idin biperva
Hastayım baksana muhtacı-ı deva
(Dermana muhtaç bir hasta olduğumu görseydin beni pervasızca kınamazdın. )
🎭Kadın bize hep bizim istediğimizi değil, yaradılışının, kabiliyetinin, kalbinin, meylinin, terbiyesinin bizim için ayırabileceği kadarını verebilir. Bu silahla çözülecek bir dava değildir. Toplumsal, felsefî, bilimsel bir meseledir.
🌷Artık daha fazla insan psikiyatrlara nevrotik belirtilerden ziyade kendilerini zora sokan insanî sorular nedeniyle başvuruyor. Bugünlerde psikiyatriye başvuru yapanların bazıları geçmişte rahip, papaz veya hahamlara gidebilirlerdi. Artık bir din insanına kendilerini teslim etmeyi reddediyor ve bunun yerine doktorlara "Hayatımın anlamı…devamı🌷Artık daha fazla insan psikiyatrlara nevrotik belirtilerden ziyade kendilerini zora sokan insanî sorular nedeniyle başvuruyor. Bugünlerde psikiyatriye başvuru yapanların bazıları geçmişte rahip, papaz veya hahamlara gidebilirlerdi. Artık bir din insanına kendilerini teslim etmeyi reddediyor ve bunun yerine doktorlara "Hayatımın anlamı nedir?" gibi sorularla geliyorlar.
🌷Bazı varoluşsal filozofların öğretilerine göre insandan asıl beklenen hayatın anlamsızlığına katlanmak değil, koşulsuz anlamlılığını rasyonel anlamda kavrama yetisinden yoksunluğuna katlanmaktır.
"Siz, sevgiyi destanlarda, çoban muaşakası masallarında Romeo ve Juliette'te olduğu gibi anlıyorsunuz. O ise, İngilizlerin flört dedikleri muaşaka tarzından başkasını bilmiyor." 🥲