Seviyorum aksiyon ve komedi birleştirilmiş filmleri. Hele ki baş rol Will Smith ise daha çok :) 50 küsürlerinde 30 gibi görünüp film çekiyor, şaka gibi. Darısı başımıza. 9/10.
Ya gerçekten midem bulandı. Sakalı terlememiş 15 yaşında bir erkeğin cinsel sahnelerini izlemek uygun değil. Kaldı ki kadın annesi yaşında. 2004'te de bugün de. Bu haliyle benim için hiç güzel olmayan bir film. Bir öğretisi de yok, boş. Üstüne bir…devamıYa gerçekten midem bulandı. Sakalı terlememiş 15 yaşında bir erkeğin cinsel sahnelerini izlemek uygun değil. Kaldı ki kadın annesi yaşında. 2004'te de bugün de.
Bu haliyle benim için hiç güzel olmayan bir film. Bir öğretisi de yok, boş. Üstüne bir de mide bulandırıcı. Hiçkimse zaman kaybetmesin.
Son olarak tam tersi olsaydı, yani 15 yaşında lise öğrencisi bir kız bir trende çalışan babası yaşında bir adamla bunu yaşasaydı bu film bu puanı alamazdı diye düşünüyorum. Toplum bunu kabul etmezdi. Aslında her ikisi aynı şey.
2/10
Eğitimdeki gizil öğrenme, şartlanma, algıda seçicilik gibi kavramlar bir dolandırıcı planlarına yedirilmiş. Film güzeldi, Will Smith desen en yakışıklı 10 aktörden biri. Tek sorun sesti. Baş rolün sesi kısıktı, diğer sesler yüksekti. Bir yükselip bir alçalan sesten dolayı kumanda kavgası…devamıEğitimdeki gizil öğrenme, şartlanma, algıda seçicilik gibi kavramlar bir dolandırıcı planlarına yedirilmiş.
Film güzeldi, Will Smith desen en yakışıklı 10 aktörden biri.
Tek sorun sesti. Baş rolün sesi kısıktı, diğer sesler yüksekti. Bir yükselip bir alçalan sesten dolayı kumanda kavgası yaşadım resmen. Dublaj sıkıntısı olmuş.
8/10
Bu tarz filmlerin adı FİLM olmalı. Film işte arkadaşlar dümdüz film. Özel bir adları olmamalı. Film deyince 80 90 neslinin aklına tek gelen budur zaten. Ne izledin? Film. 7/10
Gerçekten orijinal bir film olmuş, gerçekte yaşanmışı anlattığı için 9/10. Duygulandırıp ağlattığı da bir gerçek tabii. Ama yine ve hep söyleyeceğim, artık yeter! Bıktık ikinci dünya savaşı filmlerinden. Artık çekmeyin eğer bunun gibi özgün bir şey değilse.
Spoiler içeriyor
Aksiyonlu ve güzel filmdi. Yalnız o arabadaki ajan polis kavgası çekimini hiç beğenmedim. Ayrıca gay olmak zorunda mı bu alakasız filmde bile? Kırdım iki puanı buralardan. 8/10
Ne zamandır okumak isterdim, kütüphanemde de vardı ama bugüne kısmetmiş. Çok güzel bir uzun öykü, psikolojik anlatımlar çok yoğun. Bu da kitabı eşsiz kılıyor çünkü hem akıcı hem de etkileyici psikolojik tahlil yapmak her yazarın harcı değil. Hem filmi de…devamıNe zamandır okumak isterdim, kütüphanemde de vardı ama bugüne kısmetmiş.
Çok güzel bir uzun öykü, psikolojik anlatımlar çok yoğun. Bu da kitabı eşsiz kılıyor çünkü hem akıcı hem de etkileyici psikolojik tahlil yapmak her yazarın harcı değil. Hem filmi de çekilmiş (Gestapo Zindanlarında), onu da izlemeyi düşünüyorum.
Birkaç ay evvel satranç dersleri izlemiştim ve hoşuma gitmişti. Satranç hakkında genel kuralları biliyorsanız biraz daha içine çeker.
Ayrıca Queen's Gambit ile eşleştirilmeli, art arda okunmalı/izlenmeli. Yakın zamanda onu da izlediğim için daha da güzel bir yere yerleşti zihnimde bence.
İyi okumalar.
10/10
Kitabı bilimsel açıdan kısaca inceleyelim o zaman. # İçindeki 40 öyküden 35'i güzel. Adettendir, ilk üç sıralamasını en sona koyacağım müstakil okuma yapanlar için. # Kitabın derlemesini yapan kişi öyküler yazmış bir arkeolog. Kitabın derleme amacının, çocuk ve gençlere uygun…devamıKitabı bilimsel açıdan kısaca inceleyelim o zaman.
# İçindeki 40 öyküden 35'i güzel. Adettendir, ilk üç sıralamasını en sona koyacağım müstakil okuma yapanlar için.
# Kitabın derlemesini yapan kişi öyküler yazmış bir arkeolog. Kitabın derleme amacının, çocuk ve gençlere uygun öykülerden oluştuğunu, dilin yıllar geçtikçe giderek nasıl sadeleştiğini göstermek olduğunu ön sözde belirtmiş. Bu bahsedilen amaçlarda öykü konularında çocuğa/gence uygunluk açısından bir sıkıntı olmamakla beraber yazarların yanlış tanıtılması ( birkaç öyküde) ilk sorun. Yani yazarları tanıyan bir Türkçe/Edebiyat öğretmeni değilseniz o yazarın genel üslubu ya da tarzının o öyküdeki gibi olduğunu düşünerek yanlış bir genellemeye ulaşabilirsiniz. İkinci büyük sorunsa dil seçiminde yanlış seçilen yazar olması. Servetifünün bağımsızı Hüseyin Rahmi ile başlayan kitapta en ağır dili temsil eden kişinin seçimi yanlış olmuş. Ardından gelen Halit Ziya'nın Hüseyin Rahmi'den daha ağdasız yazmasına imkan yok. Bunu ancak uzman görebilir tabii ki, o yüzden okuyacaklara önden hazırlık olsun. Yani teorik bilgi sıkıntısı olmuş, bir edebiyatçıdan düzenleme ya da son kontrol istenmesi daha iyi olurdu.
# İlk 250 sayfa tek solukta okunurken ardından biraz duraksanabilir. Sona doğru toparlıyor, bırakılmasın.
# Yine ön sözde belirtildiği üzere yazarlar doğum yıllarına göre tasniflenmiş. Kaç yıllık edebiyatçıyım, doğum yılı tasniflemesi diye bir şey ilk kez duyuyorum. Doğduğu yıl yazar hakkında bir şey ifade etmez, ya edebi dönemlere göre ya da öykülerin yazılış yıllarına göre tasniflenmeliydi.
#Ayrıca öykülerin başlıklarının yanında hangi yılda yayımlandığı belirtilse çok iyi olurdu. Sonuçta işin mutfağındakiler de okuyor kitabı.
#Son olarak öykülerin ortalama uzunluğunun dengelenmiş olması güzeldi. Bu bütünlük daha fazla okurun sona ulaşmasını sağlar.
# Öykü derlemelerinde kısıtlı bir edebiyata sahip olduğumuz için 8/10. Niyet güzel, öyküler de müstakil olarak -birkaçı hariç- güzel.
Adettendir dedik:
1 numara: Havada Bulut (Sait Faik)
2 numara: Fasarya ( Haldun Taner)
3 numara: Ayran (Sabahattin Ali)
Mükemmel bir fikrimiz, çekim kalitemiz ve oyuncularımız var. Ee? Ama 1 saat 15 dakikada bitti. Ne yapalım? Uzattıkça uzatıp bomboş şekilde 2 saati geçirelim. Her seferinde yılmadan yazacağım, bir buçuk saat film yapmayı öğrenin artık. Sene 2024 olmuş, bittiyse bitmiştir…devamıMükemmel bir fikrimiz, çekim kalitemiz ve oyuncularımız var. Ee? Ama 1 saat 15 dakikada bitti. Ne yapalım? Uzattıkça uzatıp bomboş şekilde 2 saati geçirelim.
Her seferinde yılmadan yazacağım, bir buçuk saat film yapmayı öğrenin artık. Sene 2024 olmuş, bittiyse bitmiştir uzatmayın.