90larla alakası olmayan, sürükleyici ama herhangi bir mantık aranmaması gereken dizi. Tepede topuz - açık saç modeli son 7-8 senedir var olan bir model, 98 ile alakası yok. Özellikle bu kaldı aklımda, bilin istedim.
Yine "Ne izledim lan ben?!" serimizin diğer bir konuğuyla karşınızdayım. İlk sezonu 8 bölümden oluşan bu mistik dizinin 8. bölümünün son saniyesine kadar hala ne olduğunu anlamaya çalışıyordum. Düz Adam Sami olduğum için böyle metaforlu, alt metni güçlü olan metinleri…devamıYine "Ne izledim lan ben?!" serimizin diğer bir konuğuyla karşınızdayım. İlk sezonu 8 bölümden oluşan bu mistik dizinin 8. bölümünün son saniyesine kadar hala ne olduğunu anlamaya çalışıyordum. Düz Adam Sami olduğum için böyle metaforlu, alt metni güçlü olan metinleri anlamakta çok güçlük çekerim genelde, keşke ben gibi insanlar için biraz daha açıklayıcı sahneler olsaydı, ne bileyim biraz daha arka plandaki metni anlatan anlar yaşansaydı. İnanın ne oldu ne bitti, şu an sorsanız söyleyemem size :D İnternette bazı genel kültürü yüksek insanlar sağolsun biraz bir şeylerden bahsettiler de "HEE demek ki böyleymiş..." diyebildim.
Tıp öğrencisi Rosa'nın Amsterdam'daki petrollü/mavi kanlı bir cemaate katılmasını izlemek istiyorsanız, bu dizi tam size göre. İyi seyirler!
Her gün yanından geçerken ayran içip sahip olamadığı şeye gözlerini diken o psikopatları hatırlatan manyak film. Nejat İşler'in o son sahnesinde çok tanıdık bir şey var: Gözlerindeki o saf sahip olma arzusu ve kin. Beni bu bakışı daha önce görmüşüm…devamıHer gün yanından geçerken ayran içip sahip olamadığı şeye gözlerini diken o psikopatları hatırlatan manyak film. Nejat İşler'in o son sahnesinde çok tanıdık bir şey var: Gözlerindeki o saf sahip olma arzusu ve kin. Beni bu bakışı daha önce görmüşüm gibi hissettiren herkesin Allah belasını versin.
Evet versin ama, sorgulamak da istiyorum. Neden bunlar yaşanıyor? Neden hayat kaliteleri bu kadar farklı insanlar bir arada yaşıyor? Selim'in öfkesini anlamamızın bir yolu var mı? Bunların yaşanmasını nasıl önleriz?
Cevabını istediğim çok soru var ama beynim yetmiyor.
Yüz bin tane sınavdan, quizden, ödevden çok bunaldığım bir anda dünyanın en klişe ve boş filmini izleme ihtiyacımı karşılamak için izlediğim ve tüm beklentilerimi karşılayan bir film. Tam bir her-tür-kahramanlığı-yapan-yakışıklı-başrol-oyuncusuna-sahip-klişeler-klişesi-Hollywood filmi. Herkes güzel ve yakışıklıdır, tüm talihsizlikler bu ekibin başına…devamıYüz bin tane sınavdan, quizden, ödevden çok bunaldığım bir anda dünyanın en klişe ve boş filmini izleme ihtiyacımı karşılamak için izlediğim ve tüm beklentilerimi karşılayan bir film. Tam bir her-tür-kahramanlığı-yapan-yakışıklı-başrol-oyuncusuna-sahip-klişeler-klişesi-Hollywood filmi. Herkes güzel ve yakışıklıdır, tüm talihsizlikler bu ekibin başına gelir, her şey iyi giderken son anda çok büyük kötülükler yaşanır, Jason Statham sürekli hayatını tehlikeye atar ve her zaman herkesi kurtarır ve mutlu olup Amerikan style kahkaha atarlar. Beyninizi çok doldurduktan sonra artık düşünmeye ve bir şeylerden ders çıkarmaya takatiniz kalmadıysa izleyin ve sonrasında kaldığınız yerden işlerinize geri dönün. İyi seyirler!
Bu kitap tek kelimeyle inanılmaz. Literally inanılmaz yani, insan okudukça, "Yok artık daha neler" dedikçe daha da kötü ve şaşırtıcı olaylar olmaya devam ediyor. İnsanın aile, eğitim, inançlar, kültürler, önyargılar, sağlık gibi hayata dair birçok kavramını sorgulamama sebep oldu. Bazen…devamıBu kitap tek kelimeyle inanılmaz. Literally inanılmaz yani, insan okudukça, "Yok artık daha neler" dedikçe daha da kötü ve şaşırtıcı olaylar olmaya devam ediyor. İnsanın aile, eğitim, inançlar, kültürler, önyargılar, sağlık gibi hayata dair birçok kavramını sorgulamama sebep oldu. Bazen kitabı kapatıp birkaç dakika düşünmek zorunda kaldım çünkü aklımdan geçen düşünceleri ilk anda anlamlandıramadım. Kendi ailemi, kendi eğitimimi düşündüm. Birçok şeyden şikayet ettiğim bu hayata yazara göre 10-0 önde başlamışım. İnsan böyle hikayeleri bilinçaltında hep bilir ancak birinci elden bunu okumak sarsıcıydı. 7den 70e herkese tavsiye ediyorum - üstelik çok da akıcı bir anlatım tarzıyla yazılmış.
"Kişinin aldığı ilk şekil, gerçek tek şekli miydi?"
Ne yaptıysam kitabı severek okuyamadım ve daha vakti gelmemiş deyip yarım bıraktım. İnanılmaz klişe bilgilerle doldurulmuş, popüler tavsiyeler gibi bir kitap. Üstelik güncel imkanlarımıza da uygun bulmadım birçok öğüdünü açıkçası. Sırf Ilber Ortaylı yazdı diye çok zorladım ama yapamadım maalesef.
Sanki bu insanların hayatını gizli bir kameradan izlemişim gibi bir hisse kapıldım dizi boyunca, bu kadar yalın ve bu kadar hayatın içinden olabilirdi. İkinci sezonunda aynı tadı alamayacakmışım gibi bir önyargıyla yaklaşsam da, izlemezsem de meraktan çatlarım. Dört gözle bekliyorum.