Yılmaz Öztuna Balkanların kaybının bizdeki tesirini ve bu kaybı bile bile yaşatanları açıkça ifşa ediyor. Tarih severler için kaçırılmaz bir eser. İhanetlerle dolu yıllardaki Türk milletinin garibanlığı da cabası...
Yılmaz Öztunanın uslübu ve tarihçiliği sizi sıkmadan geçmişe götürecek ve tarihi sevdirecektir. Bu eserde tipik bir mülakat tadındadır. Yani soru cevap şeklindedir. Osmanlı İmparatorluğu ve günümüz içeriğini oluşturan bu eseri tavsiye ediyorum. Bir çırpıda okuyacaksınız.
Bu tür filmlerin sonunda hep şunu düşünüyorsunuz; Savaşın kazananı yoktur...! Savaşın gerçek yüzü hep yıkım ve vahşettir. Bu savaşta 2milyon adam öldüğü söylenir.
Kitap hissi bir hatırat niteliği taşımaktadır. Her yazdığına itibar edilmemeli fakat tarih içinde bir malzeme olacağı unutulmamalıdır. Hristiyan biri olması sebebiyle beklentileri ve hissi fikirlerini de yazmıştır. Fakat o dönemli Müslüman Türklerin temiz ve heybetli bir millet olduğundan da bahsetmiştir.
Film sizi gerçek batı medeniyeti ile tanıştıracak. Mutlaka izleyin derim. Sömürge ve emperyalist devletlerin olduğu bir dünyada kaçınılmaz zulümlerin olduğu ve insanların insan sayılmadığı bir dünyada elbette medeniyet havarileri yine kendileri oldular. Neyse film dizi bunu la tanıştıracak.
Erkan Beyin bir çok kitabını okudum fakat bu kitap çok sıkıcı ve başlığı ile orantısız konular barındırıyor. Açıkçası bitse de kurtulsam diyerek okudum. Türklerin nasıl Müslüman olduğu çok kısa Türkler ile Müslümanlık nedir açıklamış. Beğenmedim.
İlginç bir başlangıç enteresan bir son. Kendiniz iletiyor ama hikayenin sunduğu mesaj yok. Şöyle; dünyan dışı gelen varlıklar neden geldi? Ne istiyorlar? Mevzu nedir gibi soruların cevabı yok. Yinede izlenir.