sanki iç anadolu da geçiyor hikaye. sakinlik, taşra, acı, intikam arasında düşünüyorsunuz sadece. belirsizliklerle birlikte, bir anneyi takip ediyoruz o kadar. kesinlikle izlenmeli...
bu tip filmler anılarımızda yer aldığı için hep iyi hatırlanıyor. ama oturup, bir film izler gibi dikkatlice bakınca dönemin -ve tabi ki yönetmenin- zihiyetinin ne kadar kirli olduğunu şok içerisinde anlıyorsunuz. bu filmde, seriye ilk defa kız öğrenciler katılıyor; şuna…devamıbu tip filmler anılarımızda yer aldığı için hep iyi hatırlanıyor. ama oturup, bir film izler gibi dikkatlice bakınca dönemin -ve tabi ki yönetmenin- zihiyetinin ne kadar kirli olduğunu şok içerisinde anlıyorsunuz. bu filmde, seriye ilk defa kız öğrenciler katılıyor; şuna bakın ki dönem sonunda bir tanesi hamile kalıyor... karma eğitimi buna indirgeyen, lise öğrencilerini sadece temel güdülerle hareket eden şekilde biçimci bir film daha görmek zordur herhalde. art niyet aramamak elde değil...
efsane bir film. öyle bir eser ki kendi dalında yeni bir janr tanımlamıştır. gerçek ile paranoya arasında gidip gelen süreç, sizi içine çekiyor. uzun süre bu tip film aradım; pornografik teen slasherlarla kendinize yazık etmeyin, bu tip klasikler asla kaçırılmamalı...
baya hoş bir film. iki ilginç ve beğendiğim oyuncu başrolde. oedipus falan yardırmak istemiyorum. nesne ilişkileri kuramına göre, çocuk annesinin sevgisini kontrolsüz ve tabi ki sağlıksız bir biçimde test ediyor. kaldı ki anne ile bağlatısı da son derece kopuk; aile…devamıbaya hoş bir film. iki ilginç ve beğendiğim oyuncu başrolde. oedipus falan yardırmak istemiyorum. nesne ilişkileri kuramına göre, çocuk annesinin sevgisini kontrolsüz ve tabi ki sağlıksız bir biçimde test ediyor. kaldı ki anne ile bağlatısı da son derece kopuk; aile bireylerini ekarte edip, onu kendine almaya çalışıyor. iktidar (baba) ile anlaşabilmesinin de amacı bu aslında. meraklısı izlemeli...
sterotype bir film daha. bu tip filmler standart amerikan propagandasının yanında, en kötü etkileri komplo teorilerine ortam hazırlamaları. iki birbirine "aşık" ajan, bir yandan dünyanın kaderini değiştirirken, bir yanda da birbirlerini sevmenin yolunu arıyorlar. sanki vietnam, ırak, suriye savaşında fiyasko…devamısterotype bir film daha. bu tip filmler standart amerikan propagandasının yanında, en kötü etkileri komplo teorilerine ortam hazırlamaları. iki birbirine "aşık" ajan, bir yandan dünyanın kaderini değiştirirken, bir yanda da birbirlerini sevmenin yolunu arıyorlar. sanki vietnam, ırak, suriye savaşında fiyasko bir süreç yaşamamışlar gibi...
haha franz kafka nın yayımevine söylediği söz; "kapağa sakın böcek koymayın!", burada yer alan kapakta ise böcek var. yozlaşma falan yardırmak istemiyorum; ama bu iş bence, sadece para kazanmak için yapılmamalı