Spoiler içeriyor
"Eğer size yalan söylemiş olan birinin yüzüne gerçeği çarparsanız, çoğunlukla hemen gerçeği açıklar." — sayfa 223 Bir kaç gün İstanbul'da kalacağı izleniminde olan dedektif Hercule Poirot, ön görülemeyen bir olaydan ötürü telgraf ile bir an evvel Londra'ya çağırılır. Kendisi için…devamı"Eğer size yalan söylemiş olan birinin yüzüne gerçeği çarparsanız, çoğunlukla hemen gerçeği açıklar."
— sayfa 223
Bir kaç gün İstanbul'da kalacağı izleniminde olan dedektif Hercule Poirot, ön görülemeyen bir olaydan ötürü telgraf ile bir an evvel Londra'ya çağırılır. Kendisi için İstanbul-Calais vagonunda bir bilet ayarlanan Poirot, birinci mevkide seyahat etmek istesede tüm kompartımanların dolu olmasından ötürü ikinci mevkiye yerleştirilir ve Doğu Ekspresi üç gün sürecek olan Avrupa yolculuğuna başlar. Ancak bu yolculuk beklendiği gibi gitmez. Tren, kara saplanır ve hareket edemez hâle gelir; üstelik Amerikalı bir yolcu kompartımanında bıçaklanarak öldürülmüş vaziyette bulunur ve bu cinayeti çözme sorumluluğu Poirot'nun üstüne düşer.
Poirot soruşturmasına başlar. Doktor Constantine sayesinde kurbanın öldürülmüş olabileceği bir saat aralığı belirlenir ve kimin o sırada ne yapmakta olduğu, yanında biri olup olmadığına dâir insanlar teker teker sorgulanmaya başlanırlar. İnsanlar sorgulanırken nelere dikkat edilmesi gerekildiği konusunda kurbanın odasında bulunan deliller büyük rol oynar, ama bu deliller gerçekten doğru yola mı işaret etmektedir? Yoksa yanıltıcı olma amacıyla özel olarak mı yerleştirilmişlerdir?
"Bu trende herkes mi yalan söylüyor?"
— sayfa 232
Kitabı bir beklentim olmadan okumaya başlasam daha merak uyandırıcı bir deneyim sağlardı belkide. Bu kitabı okumak istememin en büyük sebebi kendisinden esinlenilmiş bazı kısa hikayeler, kısa oyunlar ve benzeri hakkında bilgi sahibi olmamdı, ama bilirsiniz, bir şeyin esinlenilmiş olması onu orijinal materyal ile karşılaştırıldığında kesin olarak doğru çıkarmaz.
Gördüğüm çoğu esinlenilmiş ... kaynakta (bu doğru bir adlandırma mıdır?) kondüktörün ön planda olan bir karakter olması bana kitabın kendisinde de, Poirot kadar olmasa da Bay Bouc veya Bay Constantine kadar sık göreceğimiz bir karakter olacağı izlenimini vermişti. Olabilir böyle şeyler. Kendisini pek görmedik ama genede seviliyorsunuz Bay Pierre Michel.
Kondüktör sevdam bir yana- bu kitap, akıcı ve düşündürücü bir kitap olmasına rağmen ne kadar düşündürdüğü kişiden kişiye değişir. Küçük detaylara takılıp kalmayan birisi benim gibi uzun bir süre boyunca parfümün kokusunun yoğun olmasının altında bir neden yatıp yatmadığını sorgulamayabilir (zaten boş bir sorgulamaydı, markası öyleymiş demekki. bir daha değinilmedi o parfüme) Bu tür kitaplara, filmlere, dizilere daha hakim olan birisi karakterler tarafından sorgulanmasına 70 sayfa olan bir şeyi tutup bırakmayabilir. Okuyucu kitabı okurken nasıl bir deneyim yaşarsa yaşasın kitabın ününü hak ettiğini düşünecektir, benim şahsi görüşümce.