Selamlar arkadaşlar, Ciddi bir disiplin süreci başlatıyorum. YKS, KPSS, MSÜ veya herhangi bir sınav fark etmeksizin; kendine güvenen, masanın başında gerçekten oturabilecek yol arkadaşları arıyorum. Net konuşalım: Benimle birlikte tempoyu artıracak, birbirini yukarı çekecek kişiler lazım. Grubun amacı motivasyon emojileri…devamıSelamlar arkadaşlar,
Ciddi bir disiplin süreci başlatıyorum. YKS, KPSS, MSÜ veya herhangi bir sınav fark etmeksizin; kendine güvenen, masanın başında gerçekten oturabilecek yol arkadaşları arıyorum.
Net konuşalım:
Benimle birlikte tempoyu artıracak, birbirini yukarı çekecek kişiler lazım.
Grubun amacı motivasyon emojileri paylaşmak değil, odaklanmak.
Vakit öldürecek, boş muhabbetle goygoy yapacak değil; cidden ter dökecek, azimli profillerle ilerlemek istiyorum.
"Benim şakaya vaktim yok, hedefim belli" diyorsan hemen iletişime geç. Kontenjanı kalabalık tutup kaliteyi bozmayacağım, sadece odaklanacak kişileri bekliyorum. 🔥📚
Yine herkesin izlediği ama bir tek benim izlemediğim bir film. Absürt komediyle harmanlanmış bir bilim kurgu filmi. Tempo çok iyiydi, sürekli hareket vardı, hiç sıkmadı. Stil ve atmosfer özgün; renk paletleri, kostüm ve dünya tasarımlarının kendine haslığı hissediliyor. Eksilere gelirsek,…devamıYine herkesin izlediği ama bir tek benim izlemediğim bir film. Absürt komediyle harmanlanmış bir bilim kurgu filmi. Tempo çok iyiydi, sürekli hareket vardı, hiç sıkmadı. Stil ve atmosfer özgün; renk paletleri, kostüm ve dünya tasarımlarının kendine haslığı hissediliyor.
Eksilere gelirsek, hikâye çok basit. Klasik şekilde, dünyanın tüm yükünün ana karakterin omuzlarında olduğu, devletin neredeyse hiçbir şey yapmadığı bir senaryo. Hatta yer yer oldukça absürt. Film, ciddiyet ile komedi arasındaki dengeyi kuramıyor. Bir sahne tamamen komedi odaklıyken, diğer sahne aşırı ciddi kalıyor. Filmin bu kadar beğenilmesinde asıl etkenin, oyuncu kadrosunun popüler ve sevilen isimlerden oluşması olduğu belli.
İzleyiciyi sadece güldürmek için Ruby Rhod karakteri eklenmiş ama hikâyeye neredeyse sıfır katkısı var. Gereksiz duruyor.
Sonuç olarak, iyi ama absürtlüklerle dolu bir film. Ben daha çok ciddiyet odaklı filmleri sevdiğim için bana böyle gelmiş de olabilir.
Allah insana dağ kadar hazine vermişte insan bir dağ kadar daha istemiş ana düşüncesinde ilerleyen ve her şeyin hayırlısı demeyi telkin eden irfan ehli bir film.
Bir filmi izlerken veya izledikten sonra hakkında araştırmaya değer bir şeyler bulmaktan gerçekten keyif alıyorum. Ve bu film işlediği konudan ziyade kurgusu ile bana bu enerjiyi verdi. Filmi bitirdikten sonra filmin gizemi üzerine yapılmış sağlam bir kritik okudum. En az…devamıBir filmi izlerken veya izledikten sonra hakkında araştırmaya değer bir şeyler bulmaktan gerçekten keyif alıyorum. Ve bu film işlediği konudan ziyade kurgusu ile bana bu enerjiyi verdi. Filmi bitirdikten sonra filmin gizemi üzerine yapılmış sağlam bir kritik okudum. En az filmi izlerlenki kadar keyif aldım. Düşük bütçe, doğaçlama diyaloglar, az sayılı ekip gibi noktalardan farklı olarak filmin içindeki girdaplar, zekice gizlenmiş detaylar konuşulmaya daha değer gibi. Bunları filmin akışında keşfetmek elbette zevkli ama mantığının daha sonra yerine yavaş yavaş oturması da ayrı bi haz veriyor.
Paralel evren hakkındaki soru/sorunları ustaca işleyen; sonu ucu açık bırakılarak da -belkide farketmeden- konu hakkındaki haklı eleştirisini yapan gerçekten güzel bir yapım.
Ek olarak “Paralel Evrenler” kavramı, fizik denklemlerinin bir yorumu olarak değil, bizzat denklemlerin bir öngörüsü olarak ortaya atılmıştır. Yani teoriden öteye gidememiş, dolayısıyla deneysel veya deneyimsel bir yanı olmayan yetersiz argümanlar topluluğudur. Şahsen hakkındaki hipotezleri bile ütopik buluyorum. Film kıvamında izlemek bana kafi geldi.
Eserde klasik bir aşk hikayesi içinde Selma karakteri üzerinden doğudaki kadının toplumsal konumu, din adı altında yapılan hırsızlık ve sömürü ele alınmış. Bunun yani sıra imkansız bir aşkın hikayesi. Çok güzel bir aşk ile başlayıp beni heyecanlandıran ve beklediğimin aksine…devamıEserde klasik bir aşk hikayesi içinde Selma karakteri üzerinden doğudaki kadının toplumsal konumu, din adı altında yapılan hırsızlık ve sömürü ele alınmış.
Bunun yani sıra imkansız bir aşkın hikayesi. Çok güzel bir aşk ile başlayıp beni heyecanlandıran ve beklediğimin aksine hüzünle biterek kalbimi kıran bir
kitap oldu.
"Bir gün, aşk büyüleyici ışınlarıyla gözlerimi açtı ve ateşli parmaklarıyla ilk kez ruhuma dokundu."
Kitabı okurken aklımda 'Acaba Selma ona dayatılan bu zorunluluklara karşı çıkamaz mıydı?' Veya çıkacak cesareti kendisinde bulabilse nasıl bir hayatı olurdu?
Düşüncesi belirdi.
Bir çırpıda olunabilecek güzel bir klasik...
"-Kar taneleri uzaktan ne kadar zavallı gözüküyor, ne kadar zavallı benim hayatım. İnsan yaşıyor, yıpranıyor, yok oluyor. Bir yandan yok olduğunu, bir yandan var olduğunu düşündü: kendisini seviyordu, bir kar tanesi gibi hayatının aldığı yolu sevgi ve kederle izliyordu."