‘Gizemli bir ada’ temasını görünce dayanamayıp hemen izledim ve son zamanlarda izlediğim en iyi diziydi diyebilirim. Gizem ve gerilimi komedi ile harmanlayıp harika bir iş çıkarmışlar. Devamını da merakla bekliyorum 🤌🏻
Sosyal medyada kadınlara karşı muazzam bir öfkeyle, intikam arzusuyla konuşan o devasa erkek kitlesinin önemli bir kısmı, aslında 5-10 yıl önce gayet normal, kadın haklarına saygılı ve ılımlı olan çocuklardı. bu çocukları sistemin dışına iterek, onları radikal birer kadın karşıtı…devamıSosyal medyada kadınlara karşı muazzam bir öfkeyle, intikam arzusuyla konuşan o devasa erkek kitlesinin önemli bir kısmı, aslında 5-10 yıl önce gayet normal, kadın haklarına saygılı ve ılımlı olan çocuklardı. bu çocukları sistemin dışına iterek, onları radikal birer kadın karşıtı haline getiren şey, kadın kolektifinin o sınır tanımayan, akıl dışı saldırganlığı. feminizm, kadınları koruyacağım derken, düşman safını kendi eliyle genişletti. Adım attığı an sapık damgası yiyeceğinden korkan, flört etmeyi taciz suçlaması riski olarak gören normal bir erkek, bir süre sonra şu psikolojiye girdi: "ne yaparsam yapayım zaten suçluyum. o zaman neden ılımlı kalmaya çalışıyorum ki?" bu durum, o masum ve pasif erkek kitlesini savunma pozisyonuna, oradan da nefret ve radikallik kutbuna fırlattı. özgürleşme vaat eden bu dalga, pratikte kadınların hayatını çok daha güvensiz ve çekilmez bir hale getirdi. çünkü kadınlar karşılarında o eski, klasik düşman grubunu bulmayı beklerken, kendi radikalizmleri yüzünden, normalde yanlarında durabilecek, onları koruyabilecek veya sağlıklı bağ kurabilecek ılımlı erkeği de karşı cepheye itmiş oldular...
Peki feminizm şu an ne yapıyor? geçmişteki haklı kazanımların kredisini ceplerine koyup, bugün o krediyle erkek nefreti üretiyor.
Çok düşün. Ve bil ki, çalışmak mutlaka hareket etmek veya okumak, yazmak değildir. Düşünen bir insan, mâden kuyularında kazma sallayan bir işçiden daha çok çalışıyordur. -Ali Fuad Başgil, Gençlerle Başbaşa Katılıyor musunuz?
maliyetsiz ve çabasız entelektüel olmak isteyen her çakkalın ilk durağı sinemadır. sinefil dostların kitap okumaktan erinip ekran karşısında yatıp yuvarlanarak okumuş görünme sahtekarlığının farkındayız. müdahale için uygun uluslararası konjonktürü bekliyoruz.
😱 Ölünce ne olduğunu böyle filmdeki gibi görebilecek miyiz acaba? 🤔 Korkunç ve ilginç bir ölüm 🫣 Farklı bir Öbür Dünya ve Cehennem tasviri 🔥 Değişik ve Egzotik 🥳 Pek İzlenmemiş ve az bilinen Filmlerden 😜 Mutlaka İzleyin 🙏
20 yıl sonra devam filmiyle nostalji damarımıza oynayan aile bağlarının önemini ve kuşak çatışmasından doğan zıtlıkları çok iyi bir şekilde işleyen eğlenceli bir film serisi
“Hepimiz çukurdayız, ama bazılarımız yıldızlara bakıyor.” “Dünyayı sen koruyacaksın, ben de seni koruyacağım.” Birbirlerini sahiplenmeleri, güvenmeleri, sevmeleri ne olursa olsun yanında olmaları… İki saf masum sevgi… Filmde diyor ya biz onların yaptıklarını yapmayız ama onlar genç. Gerçekten o saf sevgi…devamı“Hepimiz çukurdayız, ama bazılarımız yıldızlara bakıyor.”
“Dünyayı sen koruyacaksın, ben de seni koruyacağım.”
Birbirlerini sahiplenmeleri, güvenmeleri, sevmeleri ne olursa olsun yanında olmaları… İki saf masum sevgi… Filmde diyor ya biz onların yaptıklarını yapmayız ama onlar genç. Gerçekten o saf sevgi o kadar iyi işlenmiş ki derinden hissettim.
Okuldaki zorbalıkların bu sayede biraz da olsa engellenmesi beni çok mutlu etti her anlamda çok başarılı bir filmdi herkese tavsiye ederim.
Batan Güneş (1962), insanın kaderiyle gururu arasında verdiği sessiz mücadeleyi etkileyici bir dille anlatıyor. Film, değişen zamanın eski değerlere tutunan insanlar üzerindeki yıkıcı etkisini işlerken, duygularını uzun diyaloglardan çok bakışlar ve sessizliklerle hissettiriyor. Adındaki "batan güneş" ise yalnızca günün sonunu…devamıBatan Güneş (1962), insanın kaderiyle gururu arasında verdiği sessiz mücadeleyi etkileyici bir dille anlatıyor. Film, değişen zamanın eski değerlere tutunan insanlar üzerindeki yıkıcı etkisini işlerken, duygularını uzun diyaloglardan çok bakışlar ve sessizliklerle hissettiriyor. Adındaki "batan güneş" ise yalnızca günün sonunu değil, umutların ve bir dönemin kapanışını simgeliyor. Zamana meydan okunamayacağını hatırlatan, yıllar geçse de etkisini kaybetmeyen güçlü bir klasik.