Geçen yıl 23 Nisan'da İstanbul'da deprem olmuştu. Öğlene kadar uyuyayım dediğim tatil gününde zangır zungur sallanarak uyanmak travma yaratmıştı... Allah tekrarından korusun.
Benim gibi sabahlayan insanların bana "AA NEDEN UYUMUYORSUN SABAHLAMA UYU AAA AAA CIK CIK" yapması neden? Hani o da uyuyan biri olsa anlayacağım ama özellikle uyumayan insanlar bunu yapıyor? Uyumamak illegal ve raconsal bir şey mi? Anlamadım.😃
Yazar ters köşe yapicam diye bir çok yeri bence atlamış,tamam çok akiciydi tempo gittikçe artıyordu ama bunlar olumca kitabı bitirdiginizde bile bir çok soru işareti kalıyor kafanızda
hayır, güneşi görmediniz. görmedik. gösterilmedi. fazlasıyla dram yüklü fazlasıyla politik ve de fazlasıyla eleştirel. bir sürü malzeme koymuşlar önümüze, ağlayalım diye. 'hımm buna ağlamadın mı, hiç sorun değil, şuna ağlarsın' tavrıyla birçok noktadan izleyiciyi sınayan bir yapım. filmde alenen işlenmiş…devamıhayır, güneşi görmediniz.
görmedik.
gösterilmedi.
fazlasıyla dram yüklü fazlasıyla politik ve de fazlasıyla eleştirel.
bir sürü malzeme koymuşlar önümüze, ağlayalım diye. 'hımm buna ağlamadın mı, hiç sorun değil, şuna ağlarsın' tavrıyla birçok noktadan izleyiciyi sınayan bir yapım.
filmde alenen işlenmiş güneş metaforu iki sahnede karşımıza çıkıyor. aynı anadan doğma iki çocuk. biri asker olmuş, vatana hizmet ediyor. öteki dağa çıkmış.
aynı fotoğraf karesindeler, asker olanın yüzüne öyle bir güneş vuruyor ki çehresi parıl parıl. gorilla olan ise var olan güneşten hiç nasibini almamışcasına karanlık..
diğer sahne ise son sahne. yıllar boyunca içinde bulunduğu bedene ait hissetmeyen biçare bir oğlanın ancak ölmeden önce değiştirdiği görünüş, hâl ve haraketleri ile gerçek kimliğine ulaştığını hisseder. o sırada da güneş doğar. güneşi görür ve gözlerini yumar..
özellikle toplumumuzun içinde var olan, kendileri gibi olmayan kişilere karşı duyulan arşa çıkmış 'nefret' duygusu birçok konuda kendini gösteriyor. gerek cinsel kimlik gerekse dini inanç, siyasi görüş fark etmeksizin ötekinin kararını değiştirmeye çalışmak, değişime zorlamak 'hak' görülüyor. ne yazık.
filmde yapılan bariz norveç güzellemesi istemsiz kanıma dokundu. ne yalan söyleyeyim, biz de insana sırf insan olduğu için bile değer veren bir toplumda büyümek isterdik. lâkin bizim topraklar elverişsizdir, nadasa bırakılmıştır hoşgörü ekinleri, dallanıp budaklanmamıştır insan sevgisi.
düşündüklerimden sonra cahit sıtkı'nın 'memleket isterim' şiiri zihnimde dört dönüyor. bu amansız, isteğimizi ne de güzel satırlara dökmüş tarancı.
"memleket isterim
gök mavi, dal yeşil, tarla sarı olsun.
kuşların, çiçeklerin diyarı olsun.
memleket isterim
ne başta dert ne gönülde hasret olsun;
kardeş kavgasına bir nihayet olsun.
memleket isterim
ne zengin-fakir, ne sen-ben farkı olsun;
kış günü herkesin evi barkı olsun.
memleket isterim
yaşamak, sevmek gibi gönülden olsun;
olursa bir şikâyet ölümden olsun..."
uzun bir süre çamaşır makinesine aynı gözle bakamayacak olmama, yer yer gözlerimi yaşlarla doldurup ağlamış olmama rağmen beğenip etkilendiğim bir film oldu.
aklına gelen ilk olmayan bu filmi önerdiği için @efulim'e teşekkürlerimi iletiyorum. çevremdekilerin önerdiği filmleri izleme sürecinde şu ana kadar en çok beğendiğim film bu oldu galiba.
duygusal kısmıma oynanıp manipülasyona uğramış olsam bile bu filme 79,35/100 puan veriyorum.
ve hayır efulim hanım seksen puana çıkarmayacağım.
2026 (2.kitap) ⭐⭐⭐⭐⭐⭐⭐⭐⭐ Çocuk kitabı olduğuna bakmayın; adeta Küçük Prens gibi insanı çocukluktaki o merak duygusuna geri götürüyor. Çocukların hayal dünyasının ne kadar geniş olduğunu da çok etkileyici bir şekilde gösteriyor.
Lanetli bir oyun.oyuna başladığın saatte her gün aynı saatte yenilenen oyun. Neyi seçip neyi öldüreceğine sen karar veriyosun. İlla bi seçim yapacaksın.
ben tanrının yalnız adamıyım. kabul görme isteği , ayak uydurma çabası , onlardan biri olma isteği ve kahramanlık yapmaya çalışarak kendini değerli önemli hissetmeye çalışan biri .Yaptığı her şeyi insanlar onu sevsin ona değer versin diye yapmaya çalışan bir adam…devamıben tanrının yalnız adamıyım. kabul görme isteği , ayak uydurma çabası , onlardan biri olma isteği ve kahramanlık yapmaya çalışarak kendini değerli önemli hissetmeye çalışan biri .Yaptığı her şeyi insanlar onu sevsin ona değer versin diye yapmaya çalışan bir adam oysaki yapılan eylemler ve kendi öz değerimiz başlı başına bir değerdir zaten. Yalnızlığı güzel işleyen bir film. Onlardan biri değilsek bir hiç miyizdir? Halkanın bir parçası olmaktansa tanrı nın yalnız adamı olmayı yeğlerim.
("Kaldırımlardaki çöpleri temizleyen yağmur için Tanrı'ya şükürler olsun. Geceleri bütün hayvanlar ortaya çıkıyor: fahişeler, pezevenkler, iğrenç insanlar, travestiler, ibineler, uyuşturucu satıcıları, keşler, hastalar, rüşvetçiler... Bir gün öyle bir yağmur yağacak ki, sokaklardaki bütün bu pislikleri temizleyecek.")