Saçlarını kimler için bölük bölük yapmışsın Saçlarını ruhumun evliyalarınca örülen Tarif edilmez güllerin yankısı gözlerin Gözlerin kaç kişinin gözlerinde gezinir Sen kaç köşeli yıldızsın Fabrika dumanlarında resmin Kirli ve temiz haritaları doldurmuşsun Hâtırasız ve geleceksiz bir iç deniz gibi Aşka…devamıSaçlarını kimler için bölük bölük yapmışsın
Saçlarını ruhumun evliyalarınca örülen
Tarif edilmez güllerin yankısı gözlerin
Gözlerin kaç kişinin gözlerinde gezinir
Sen kaç köşeli yıldızsın
Fabrika dumanlarında resmin
Kirli ve temiz haritaları doldurmuşsun
Hâtırasız ve geleceksiz bir iç deniz gibi
Aşka veda etmiş topraklarda durmuşsun
Benim geçmiş zaman içinde yan gelip yattığıma bakma
Ben geleceğin kara gözlü zalimlerindenim
Bir tek köşen bile ayrılmamışken bana
Var olan ve olacak olan bütün köşelerinin sahibi benim
Ben geleceğin kara gözlü zalimlerindenim
Sen kaç köşeli yıldızsın
~Sezai Karakoç
İlk attığım gönderi tek kalmasın diye hemen buna yorum yapmaya geldim. İstikrar diyince de ben Neyse öncelikle galasında bir sürü olay oldu diye hemen açıp izlediğim bir filmdi. Aslında bakınca ortada bir konu var hatta bir mesaj bile vermek istemiş…devamıİlk attığım gönderi tek kalmasın diye hemen buna yorum yapmaya geldim. İstikrar diyince de ben
Neyse öncelikle galasında bir sürü olay oldu diye hemen açıp izlediğim bir filmdi. Aslında bakınca ortada bir konu var hatta bir mesaj bile vermek istemiş ama yapamamış. Bir şey eksik kalmış. Ne eksik kalmış düşünüyorum bulamıyorum. Sahne, dekorlar, danslar, bazı oyuncular iyi ama müzikleri felaket kötüydü. Ama sorun müzik değildi. Tuba Büyüküstün’e nedense bazı roller üzerine oturmuyor bence. Filmin içinde kadınlar üzerine kurulu olan eğlence sektörüne sisteme karşı bi sitem var ama filmin sonunda o kadar kadının toplanıp bunu erkekler üzerine çevirmesini izliyoruz. Hani sen neden memnun değilsen bunu erkeklere geçince mi okey oluyorsun anlamadım. Kadınların ilk başta bir kadın kadının yurdudur muhabbetti çevirip sonra hırslar para ün şöhret girince kadın kadının kurdudur muhabbetine dönmesi sonra yine değişmesi tamamen kendi içinde bi döngüde ilerlemesi saçmaydı. Geçmişin tekrarlaması, sen yaparsın yarın bir gün başkası sana yapar mesajları ortadaydı biraz. Bilmiyorum ama çok havada kalmış bi film olmuş bence. İzlenir mi izlenir ama verdiği mesajları doğru anlamak istiyorsan.
Güzel bir film ama izlemek için belli birikim gerekiyor genelde böyle şeylerden pek hoşlanmam akışı falan güzel ama benim için film herkese hitap etmeli veya neyi bilmek gerekiyorsa önceden söylenmeli
Titanic asla eskimeyen bir yapım sınıf farkını sertçe işlemiş rose'un o elit düzenin içinde sıkışmışlığını çok güzel hissettim jack'le tanışması onun başka bir hayatın mümkün olduğunu fark etmesini sağladı aralarındaki bağ gerçekten çok güçlüydü ve izlerken ağlamama engel olamadım yine…devamıTitanic asla eskimeyen bir yapım sınıf farkını sertçe işlemiş rose'un o elit düzenin içinde sıkışmışlığını çok güzel hissettim jack'le tanışması onun başka bir hayatın mümkün olduğunu fark etmesini sağladı aralarındaki bağ gerçekten çok güçlüydü ve izlerken ağlamama engel olamadım yine aynı şekilde atmosfer dönem detayları sanki böyle beni geminin içindeymiş gibi hissettirdi mükemmel bir yapımdı çok severek izledim
Spoiler içeriyor
Avusturya menşeli bir gerilim filmi olan, "Annem Botoks Yaptırdı Ama Galiba Yerine Cin Geldi" teması ile ortamdaki gerilimi başarılı bir şekilde yansıtmayı başarıyor. Başta kadına sövdürürken filmin yarısından sonra ters köşeleriyle, insanı çocuk yapma fikrinden soğutan sinir bozucu bir hâl…devamıAvusturya menşeli bir gerilim filmi olan, "Annem Botoks Yaptırdı Ama Galiba Yerine Cin Geldi" teması ile ortamdaki gerilimi başarılı bir şekilde yansıtmayı başarıyor. Başta kadına sövdürürken filmin yarısından sonra ters köşeleriyle, insanı çocuk yapma fikrinden soğutan sinir bozucu bir hâl alıyor. Yanlış anlaşılmaların terapiyle çözülmek yerine, evin ateşe verilmesiyle sonuçlandığı; "Çocuktur yapar" lafını sonsuza kadar tarihe gömen bir travma simülatörü.
• Bu Filme Puanım: 5/10
Spoiler içeriyor
Son sahneye kadar video oyunlarının nasıl hayat kurtarabldiğini kanıtlamak için anneme bu filmi izletmeyi düşünüyordum, şimdi başka bir film bulmam gerek.. Resident Evil evrenine dair bildiğim her şey 4-5 yıl önce 20 kişinin izlediği bir yayında gördüklerimle sınırlı. Bir kaç…devamıSon sahneye kadar video oyunlarının nasıl hayat kurtarabldiğini kanıtlamak için anneme bu filmi izletmeyi düşünüyordum, şimdi başka bir film bulmam gerek..
Resident Evil evrenine dair bildiğim her şey 4-5 yıl önce 20 kişinin izlediği bir yayında gördüklerimle sınırlı. Bir kaç ay önce hangi oyun olduğunu unutup resident evil oynayab arkadaşıma o izlediğim oyunun oynadığı oyuna çok benzediğini söyleyip hangi oyun olduğunu kanıtlamaya çalışıp sonunda arkadaşım boss fighta geldiğinde o izlediğim oyunun arkadaşım oynadığı olduğunu fark etmemle bu filme olan bir merakım başlamıştı(burada yazdığımı kafam karışmasın diye tekrar okuyup düzeltmeye çalışmayacağım o yüzden buraya kadar okuyup hiçbir şey anlamayanlardan içtenlikle özür dilerim🙏🏻)
Film iyi yer yer eğlenceli yer yer de geren bir filmdi. Karakterin olaylarla tamamen alakasız olma olayını çok sevdim o yüzden sonunda bile hiçbir şey olmamış gibi evine geri dönse çok daha iyi bir son olurmuş diye düşündüm ama gittiler tedavi hemen dünyaya yayılmasın çekecek film bulamayız diye saçma salak bi sonla bitirdiler
Canavarları da sevdim geri dönüşüm bilincine sahipti öbür canavardaşları gibi öldüğü yerde kalmıyordu çoğu zaman, ve de uzuvlar olsan yüz şekilleri olsun yaratıcıydı ahtapot ayaklı kız ve baron Vladimir Harkonnen favorilerimdi
Sinema keşke her gün 90 lira olsun iğrenç ai slop animasyonları bile izlemeye giderim o zaman destek olmak için
Merhaba öncelikle uzun zamandır Raf uygulamasını kullanan birisi olarak bundan sonra yorum atmaya karar verdim umarım ilk ve son olmaz Aşk Hipotezi, Ali Hazelwood'un okuduğum ilk kitabından uyarlama bir fanfiction. Kendisi Star Wars evrenindeki Kylo Ren ve Rey karakterinden ilham…devamıMerhaba öncelikle uzun zamandır Raf uygulamasını kullanan birisi olarak bundan sonra yorum atmaya karar verdim umarım ilk ve son olmaz
Aşk Hipotezi, Ali Hazelwood'un okuduğum ilk kitabından uyarlama bir fanfiction. Kendisi Star Wars evrenindeki Kylo Ren ve Rey karakterinden ilham alınarak yazılmış. Yazarın okuduğum ilk kitabıydı ve son derece beğenmiştim ikili bakış açısı ile yazılmıştı. Bundan dolayı erkek karakterin gözünden de yorumlarını okuyordunuz. Filmde ise bu kadar detaylı değil hatta bazı kitap için önemli sayılabilecek detaylar filmin içinde bulunmuyor. Kitabı okuduktan sonra izlerseniz bu bir uyarı olsun.
Film genel olarak bir romantik komedi içinde bilime dair bazı öğeler bulunsa da bilim kurgu değildir. Karakterlerin görünüşüne, laboratuvarda geçmesine, önlüklerine aldanmayın. Fake-Dating konusu ile açılışı yapıyor film. İlk atağın kadından geldiği ve Huysuz-Şirin diyebileceğimiz şekilde devam ediyor. Erkek karakterin mimikleri, konuşması, zamanla kızla anlaşması ve hatta kızın arkadaşları ile anlaşması huysuz oluşunu tolerans göstermenizi sağlıyor. Baş karakterimiz arkadaş grubu ile dinamiği ise izlenilmeye değerdi. Film genel olarak hızlı giriş yapıyor gelişme stabil devam ediyor. Her romantik filmde olduğu gibi sonunda bir olay patlak veriyor ve ona göre sonuça ulaşılıyor.
Bi' pazar gecesi kafa dağıtmak için izlenebilecek bir filmdi. Çekimleri güzeldi, uyumları vardı bence. İzlenebilir şans verin.
Seri ye yeni başladım ilk film daha önce yıllar evvel galiba 3 yada 4 filmi 2 kere izlemiştim ben sadece onu biliyorum ama tekrar izleyeceğim bu bölümde virüsün ilk ortaya çıkışını anlatıyor serinin başı baya sardı zombi türü filmlerin başı…devamıSeri ye yeni başladım ilk film daha önce yıllar evvel galiba 3 yada 4 filmi 2 kere izlemiştim ben sadece onu biliyorum ama tekrar izleyeceğim bu bölümde virüsün ilk ortaya çıkışını anlatıyor serinin başı baya sardı zombi türü filmlerin başı gibi tavsiyedir seri olarak izlemenizi tavsiye ederim bende 2 3 sırayla son filme kadar izleyeceğim keyifli seyirler...
...
🍷Lise dönemimde izlemiştim yani tam da karakterin gerçek yaşındaydım kısmen... Şimdi yıllar geçti ve ben 30 olmasam bile büyümenin soğuk taraflarıyla yüzleşmeye başladım. Bildim bileli hep büyük olmak isteyen biri olmuştum; mutluyum. Ancak büyüklerin dediği "çocukluk, hayatın en güzel dönemi"…devamı🍷Lise dönemimde izlemiştim yani tam da karakterin gerçek yaşındaydım kısmen... Şimdi yıllar geçti ve ben 30 olmasam bile büyümenin soğuk taraflarıyla yüzleşmeye başladım. Bildim bileli hep büyük olmak isteyen biri olmuştum; mutluyum. Ancak büyüklerin dediği "çocukluk, hayatın en güzel dönemi" minvalinde laflara katılmaya başladım kısmen. Fakat bazı düzeltmelerim var. "Çocukluk, hayatın en hayatı bilmediğimiz dönemi" çünkü büyük dünyasının çoğu zaman samimiyetten bile uzak hep bir dertle boğuşan taraflarını anlayabilseydik belki de o kadar çabuk büyük olmanın hayalini kurmazdık. Ben çocukken en çok kimin ne yapmam gerektiğini söylememesini seveceğimi düşünüyordum. Bu konuda haklı çıktım. Umarım bu hiç değişmez.