Bazen kendi etimden ve kemiğimden örülmüş bu fani kafesin yalnızca pasif bir izleyicisiyim. Bedenim, benim irademin ve asıl arzularımın ötesinde, sanki çok önceden kurulmuş gizemli bir saat mekanizması gibi kendi yolunu çiziyor; adımları benim değil, kararları bana ait değil. O,…devamıBazen kendi etimden ve kemiğimden örülmüş bu fani kafesin yalnızca pasif bir izleyicisiyim. Bedenim, benim irademin ve asıl arzularımın ötesinde, sanki çok önceden kurulmuş gizemli bir saat mekanizması gibi kendi yolunu çiziyor; adımları benim değil, kararları bana ait değil. O, geçmişin tozlu koridorlarından sızan anıların gölgesinde otomatik bir ritimle yaşarken, ben bu kabuğun en derin, en karanlık köşesinde saklanan gölge bir yolcudan farksızım.
Ancak ne zaman ki o sis perdesi dağılır ve asıl bilincim aniden sahneye adım atarsa, işte o an zaman duruyor ve etrafımdaki gerçeklik çatlamaya başlıyor. Işıklar birden yanmış gibi bilincim berraklaştığında, dünyayla arama aşılmaz bir yabancılık mesafesi giriyor. İçinde bulunduğum bu oda, sığındığım bu çatı, dokunduğum duvarlar... Hepsine sanki bir uzay boşluğundan, bambaşka bir boyuttan düşmüşüm gibi bakıyorum.
Bana samimiyetle gülümseyen, tanıdık olması gereken çehreler bile bir anda anlamını yitiriyor. Yüzleri sanki daha önce hiç görmediğim birer tuval, sesleri ise hiç bilmediğim bir dilin yankısı haline geliyor. Bedenimin ezbere bildiği ve yaşadığı her şeyi bilincim reddediyor; bilincimin uyandığı o keskin anda ise bu ev, bu eşyalar ve bu insanlar kendilerine tutunacak bir yer bulamıyor.
Ben, bir bedenin hafızası ile kendi öz varlığımın soğuk uyanışı arasındaki o tekinsiz, belirsiz eşikte sallanıyorum; her şeyin tam ortasında, ama her şeye alabildiğine yabancı...
Spoiler içeriyor
Oldukça rahatsız edici Zavallı Nikki... Takıntılı ve ezik olan kişi aslında Bear. Sırf her şey kendi istediği gibi olsun diye tek dilek söğüt ağacını kırıp bir dilekte bulunuyor. Bear hislerini açıklayıp Nikkinin onu red etmesi gerekirken, Nikki kendini asla istemediği…devamıOldukça rahatsız edici
Zavallı Nikki... Takıntılı ve ezik olan kişi aslında Bear. Sırf her şey kendi istediği gibi olsun diye tek dilek söğüt ağacını kırıp bir dilekte bulunuyor. Bear hislerini açıklayıp Nikkinin onu red etmesi gerekirken, Nikki kendini asla istemediği bir ilişkinin içinde buluyor. Sonrasında ise ezik Bear bu durumdan rahatsız olup her şeyi geri almaya çalışıyor. Anlaşılan o ki bu hikâyede esas takıntılı olan Nikki değil, Bear'ın ta kendisi!
Spoiler içeriyor
Dikkat ⚠️ Spoiler olmayan Spoiler içeriyor olabilir Wilbur'un hırsı ve Maggie'ye duyduğu o derin aşk arasındaki çatışma, kitabın en etkileyici kısmı. Başarı arayışının getirdiği körlükle sevdiği kadını kaybedişi ve ardından onu geri kazanmak için kendi ebediyetini, yani uğruna her şeyi…devamıDikkat ⚠️ Spoiler olmayan Spoiler içeriyor olabilir
Wilbur'un hırsı ve Maggie'ye duyduğu o derin aşk arasındaki çatışma, kitabın en etkileyici kısmı. Başarı arayışının getirdiği körlükle sevdiği kadını kaybedişi ve ardından onu geri kazanmak için kendi ebediyetini, yani uğruna her şeyi feda ettiği o en büyük başarısını yakmayı göze alması, aşkın ve fedakarlığın ne kadar ileri gidebileceğini çok güzel gösteriyor. Beklenmedik sonu da bu dokunaklı hikayeyi unutulmaz kılıyor.
Spoiler içeriyor
Bir grup sanatsever olarak Instagram’da bir grup kurduk ve birlikte izleyeceğimiz filmleri seçiyoruz. Bu da grubumuzun ilk filmi. Hiç beklemediğim bir konusu vardı. Biraz da kişisel bağ kurduğum bir yapım oldu. Aynı olmasa da ben de babamı kaybettim ve “Ya…devamıBir grup sanatsever olarak Instagram’da bir grup kurduk ve birlikte izleyeceğimiz filmleri seçiyoruz. Bu da grubumuzun ilk filmi.
Hiç beklemediğim bir konusu vardı. Biraz da kişisel bağ kurduğum bir yapım oldu. Aynı olmasa da ben de babamı kaybettim ve “Ya o ihtimal gerçekten mümkün olsaydı?” sorusu film boyunca sürekli aklımda dolaştı.
Filme gelecek olursam; bence oldukça başarılıydı. Geçmişle bir şekilde iletişime geçerek babasını kurtarması, ardından bu kez annesini kaybetmesi ve sonunda babasıyla birlikte bu durumu çözmeye çalışmaları oldukça tatmin ediciydi. Yine de finalde olayların biraz daha tersine dönmesini bekliyordum. Buna rağmen, Frekans benim için etkileyici ve sürükleyici bir filmdi.
Bu olayı binlerce kez hayal etmiş, çocukken bulutlar bakıp bunu düşünerek kimbilir kaç saat geçirmiş, babasının son anlarında neler düşündüğünü hep merak etmişti. Hiç tanımadığı birinin yasını tutmak tuhaftı. Gece Yarısı Treni 31 (bu benim için biraz kişisel)
Ben hala değil uyuşturucuya, mermiye mi başlasam, diye düşünürken, birinin çıkıp da duygusal sorunlarını önüme sermesi büyuk bir çelişkiydi. Kinyas ve Kayra