Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün üstün askeri dehası ve sevk-idare kabiliyeti sayesinde, Büyük Taarruz ile taçlanan bu zafer, Türk milletinin esaret kabul etmeyeceğini tüm dünyaya ilan etmiştir. Milli iradenin tecelli ettiği bu tarihi dönüm noktası, topyekûn bir halkın birlik içinde kenetlenerek…devamıGazi Mustafa Kemal Atatürk’ün üstün askeri dehası ve sevk-idare kabiliyeti sayesinde, Büyük Taarruz ile taçlanan bu zafer, Türk milletinin esaret kabul etmeyeceğini tüm dünyaya ilan etmiştir. Milli iradenin tecelli ettiği bu tarihi dönüm noktası, topyekûn bir halkın birlik içinde kenetlenerek vatan toprağını savunma azminin zaferidir.
Bu azim ve fedakarlık, Misak-ı Millî sınırları ile çizilen vatan bütünlüğümüzü korumuş, özgür ve bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin sağlam temeller üzerine kurulmasını sağlamıştır.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, bu toprakları bizlere vatan kılan tüm aziz şehitlerimize Allahtan rahmet diliyor, gazilerimizi saygı ve minnetle anıyoruz. 30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.
Spoiler içeriyor
Bilinç üzerine yaptığı araştırmalar yazarı bilincin kötülüğü üzerine bir sonuca ulaştırır. "Sizi temin ederim ki, baylar, her şeyin bilincinde olmak hastalıktır, hakiki ve tam bir hastalıktır." Bilincin kaynağı acı çekmektir; ancak insan, tıpkı insanlığından vazgeçemediği gibi acı çekmekten de vazgeçemez.…devamıBilinç üzerine yaptığı araştırmalar yazarı bilincin kötülüğü üzerine bir sonuca ulaştırır. "Sizi temin ederim ki, baylar, her şeyin bilincinde olmak hastalıktır, hakiki ve tam bir hastalıktır." Bilincin kaynağı acı çekmektir; ancak insan, tıpkı insanlığından vazgeçemediği gibi acı çekmekten de vazgeçemez. İşte bu nedenle hastalıklı bilinçlilik, Notlar’da insanı konu alan bir trajedi olarak çıkmaktadır karşımıza.
KONSTANTİN MOÇULOSKİ
Bazen kendi etimden ve kemiğimden örülmüş bu fani kafesin yalnızca pasif bir izleyicisiyim. Bedenim, benim irademin ve asıl arzularımın ötesinde, sanki çok önceden kurulmuş gizemli bir saat mekanizması gibi kendi yolunu çiziyor; adımları benim değil, kararları bana ait değil. O,…devamıBazen kendi etimden ve kemiğimden örülmüş bu fani kafesin yalnızca pasif bir izleyicisiyim. Bedenim, benim irademin ve asıl arzularımın ötesinde, sanki çok önceden kurulmuş gizemli bir saat mekanizması gibi kendi yolunu çiziyor; adımları benim değil, kararları bana ait değil. O, geçmişin tozlu koridorlarından sızan anıların gölgesinde otomatik bir ritimle yaşarken, ben bu kabuğun en derin, en karanlık köşesinde saklanan gölge bir yolcudan farksızım.
Ancak ne zaman ki o sis perdesi dağılır ve asıl bilincim aniden sahneye adım atarsa, işte o an zaman duruyor ve etrafımdaki gerçeklik çatlamaya başlıyor. Işıklar birden yanmış gibi bilincim berraklaştığında, dünyayla arama aşılmaz bir yabancılık mesafesi giriyor. İçinde bulunduğum bu oda, sığındığım bu çatı, dokunduğum duvarlar... Hepsine sanki bir uzay boşluğundan, bambaşka bir boyuttan düşmüşüm gibi bakıyorum.
Bana samimiyetle gülümseyen, tanıdık olması gereken çehreler bile bir anda anlamını yitiriyor. Yüzleri sanki daha önce hiç görmediğim birer tuval, sesleri ise hiç bilmediğim bir dilin yankısı haline geliyor. Bedenimin ezbere bildiği ve yaşadığı her şeyi bilincim reddediyor; bilincimin uyandığı o keskin anda ise bu ev, bu eşyalar ve bu insanlar kendilerine tutunacak bir yer bulamıyor.
Ben, bir bedenin hafızası ile kendi öz varlığımın soğuk uyanışı arasındaki o tekinsiz, belirsiz eşikte sallanıyorum; her şeyin tam ortasında, ama her şeye alabildiğine yabancı...
Spoiler içeriyor
Oldukça rahatsız edici Zavallı Nikki... Takıntılı ve ezik olan kişi aslında Bear. Sırf her şey kendi istediği gibi olsun diye tek dilek söğüt ağacını kırıp bir dilekte bulunuyor. Bear hislerini açıklayıp Nikkinin onu red etmesi gerekirken, Nikki kendini asla istemediği…devamıOldukça rahatsız edici
Zavallı Nikki... Takıntılı ve ezik olan kişi aslında Bear. Sırf her şey kendi istediği gibi olsun diye tek dilek söğüt ağacını kırıp bir dilekte bulunuyor. Bear hislerini açıklayıp Nikkinin onu red etmesi gerekirken, Nikki kendini asla istemediği bir ilişkinin içinde buluyor. Sonrasında ise ezik Bear bu durumdan rahatsız olup her şeyi geri almaya çalışıyor. Anlaşılan o ki bu hikâyede esas takıntılı olan Nikki değil, Bear'ın ta kendisi!