'Sang-woo yedi yaşında, şehir hayatına alışkın bir çocuktur. Annesi iş aramak için onu kırsalda yaşayan büyükannesine bırakır. Sang-woo başta bu yeni hayata uyum sağlamakta zorlansa da bu durum zamanla değişir. Film süresince onun değişim ve dönüşüm yolculuğuna şahit oluruz.' Eveet,…devamı'Sang-woo yedi yaşında, şehir hayatına alışkın bir çocuktur. Annesi iş aramak için onu kırsalda yaşayan büyükannesine bırakır. Sang-woo başta bu yeni hayata uyum sağlamakta zorlansa da bu durum zamanla değişir. Film süresince onun değişim ve dönüşüm yolculuğuna şahit oluruz.'
Eveet, içinizi ısıtacak filmlerden biri...Filmi izlerken yüzümde acı-tatlı hep bir gülümseme vardı açıkçası. Filmin sinematografisi de çok güzel şeyler hissettiriyor. Köy yaşantısının dinginliğini özlemişim gibi geldi. Doğanın güzelliği, teknolojiden uzaklığı, insanların azlığı ve daha sade bir yaşam...hepsi hasret duyduğum şeylerdi. Şehir hayatının karmaşasından sıyrılıp, geleneksel değerlere önem veren kırsal hayatın içinde olmak, iyi hissettirdi açıkçası.
Şehirli küçük bir çocuğun kırsalda yaşlı büyükannesiyle geçirdiği zamanı konu alan duygusal bir dramadır bu film. Modern hayatın hızından, şehir yaşamının getirdiği bireysellikten uzak bir dünyada, sevgi, sabır ve fedakârlık temalarını ele alır.
Filmde diyaloglar oldukça az, özellikle büyükannenin hiçbir diyaloğu yok, buna rağmen oyunculuğuyla yoğun bir duygusal bağ yaratıyor karakter. Bu karakter arası bağlar genellikle bakışlar, küçük jestler ve sessizlikle kuruluyor. Buna rağmen hiçbir şeyin eksikliğini hissetmiyorsunuz, bir bakıyorsunuz ki filmin son sahnesindesiniz.
.....
Sang-woo, şehirde doğup büyümüş, teknolojiye bağlı, sabırsız ve şımarık bir çocuktur. Büyükannesinin yanına ilk geldiği andan itibaren ona kaba davranan, küçümseyen, bencil bir çocuk olarak görürüz onu. Tabii süreç boyunca birçok değişim yaşayacaktır.
Büyükanne sessiz, konuşamayan bir karakter olarak karşımıza çıkar. Geleneksel köy yaşamına sıkı sıkıya bağlı olan büyükanne torununu sevgiyle karşılar. Onun tüm kaba davranışlarına, şımarıklığına göz yumar ve ona sabırla yaklaşır.
Büyükannenin bu rolü hikayenin temelidir aslında. Onun Sang-woo'ya sevgi, şefkat ve sabırla yaklaşması, torununun içindeki duyguları ortaya çıkarmasında, belki de yeni duygular oluşturmasında en önemli etkendir.
Filmin en başta vurguladığı kavram, şehir ve köy arasındaki farklardır. Sang-woo hızlı şehir hayatına alışmış, her şeyi hızlıca tüketen ve gözü doymayan bir çocukken, büyükanne kendi geleneksel yaşamında, yavaş tempoyla, her şeyin tadına vararak -zorluklar yaşıyor olsa bile- kendine özgü bir hayat sürer. Bu kuşak farklılıkları, film boyunca gözümüzün önünde olan en temel iki zıt kavramdır.
Sang-woo başlangıçta bu yaşama alışamaz -haklı olarak- ama zamanla gözlemleyerek, fark ederek ve yaşadığı şeylerden aslında bir anlam çıkararak bu dünyada kendini bulmaya başlar, köy yaşantısını artık anlar ve bu değerlerin farkına da varır.
Filmde önemli olan diğer iki kavram ise sabır ve sevgidir. Torununun saygısız davranışlarına büyükanne hoşgörülü davranır, onu, 'şehirden gelen şımarık bir çocuk işte!' deyip boş vermez. Sang-woo bu davranışları fark etmesiyle zaten büyük bir dönüşüm yaşar. Ve film, "Sabır ve koşulsuz sevgi bir kişiyi elbette değiştirir." mesajını güçlü bir şekilde verir bize.
Sang-woo bu zaman diliminde aile bağlarının gücünü ve önemini de fark eder ve bize de fark ettirir bunu. Başlarda köyde kalmaya zorlandığı için memnuniyetsiz olan Sang-woo, zamanla bu duyguyu aşar. Büyükannesine duyduğu bağlılık gelişir.
Sang-woo'nun köyde geçirdiği süre, onun kişisel gelişimini ve olgunlaşma sürecini oldukça hızlandırır. Bunu başaran sadece büyükannesi de değildir. Köyde tanıştığı insanlar, sevgi duyduğu bir kız, yaşayıp tecrübe ettiği, gezip gördüğü yer de onu büyük bir oranda dönüştürür.
Biliyoruz ki sevgi, sabır ve bağlılık, ilişkilerdeki sorunları, anlaşmazlıkları ve en derin çatışmaları bile aşabilecek güçtedir. Bu kavramların insanlar üzerinde dönüştürücü bir gücü vardır çünkü, sabır ve sevgiyle birbirimize değer katabilir ve daha iyi anlayabiliriz. Bu süreçte sadece biraz zaman ve değişime açık olmak gerekir. Her şey bizi değiştirebilir ve aynı zamanda dönüştürebilir. Bunun bazen farkında oluruz bazen de olmayız. Ama yaşadığımız her olayın, her duygunun, her basit ve zor sürecin bizi yerimizden bir nebzede olsa kaydırdığını, farklı bir yere taşıdığını yani değiştirdiğini bilmeliyiz..
"Büyükanne, hastalandığın zaman, sadece boş bir mektup at. O zaman onun senden geldiğini anlar ve hemen gelirim. Tamam mı?"
.....
Filme Puanım: 7/10
Film Hakkında Bilgiler
Kim Eul-boon (büyükanne), profesyonel bir oyuncu değildir. Filmdeki büyükannesi rolünü, yönetmenin kırsal kesimde bulduğu yaşlı bir kadın olarak gerçek yaşantısından izler taşır.
Film, Kore ve dünya çapında büyük beğeni topladı. Kore'de gişe rekorları kırdı ve yurtdışında pek çok festivalde ödül aldı. Bu ödüller; en iyi kadın oyuncu, en iyi erkek oyuncu, en iyi senaryo ve en iyi yönetmen gibi ödüllerdir.
Film, kırsaldaki yaşamın sadeliğini ve geleneksel Kore değerlerini yansıtır. Modern şehir hayatının dışında, seyircilere nostaljik bir köy atmosferi sunar.
Lee Jeong-hyang (yönetmen), ilk filminin ardından uzun bir süre sinemaya ara vermiş. The Way Home, onun geri dönüş projesi olmuş ve bu filmle büyük başarı kazanmıştır.
Filmin Yönetmeni ve Senaristi: Lee Jeong-hyang
Yapım Yılı: 2002
Tür: Dram
Ülke: Güney Kore
Süre: 85 dakika