Belki iki avuç karıncanın, birkaç haşerenin saniyede tüketip yok edeceği kitapları okudum. Yani az, çok az okudum.. Fakat bir sonuca özümseyerek indim.. Vardığım tek kanı yaşadığım ülkenin sadece bir komedi olabileceğiydi, bu toplum ve beslendiği her şey bana komedi gelirken,…devamıBelki iki avuç karıncanın, birkaç haşerenin saniyede tüketip yok edeceği kitapları okudum. Yani az, çok az okudum.. Fakat bir sonuca özümseyerek indim.. Vardığım tek kanı yaşadığım ülkenin sadece bir komedi olabileceğiydi, bu toplum ve beslendiği her şey bana komedi gelirken, yaşamım da o ölçüde trajedi içeriyordu. Sanki bu toplum garip bir şekilde benimle dalga geçiyor.. Bireyleriyle diyalog halindeyken, Dostoyevski’nin Raskolnikov’ı ya da Satre’nin mizantrop karakteri içimde canlanıyordu.. Camus’nün absürt kavramlı karakterleri beni umarsız biri haline getirirken, Cioran ise öfkemi alıkoyuyordu..
Bu toplumun içine doğdum an kaybettiğimin farkına vardım.. Bir kesimin yad ettiği geçmişe gitsemde benim için aynı hisler meydana gelirdi. Gelecek umudu ise her yeni bir olguda sadece, sanki sadece bu topluma özgü bir kurtuluş beklentisi, bir umut (bu da burada ne işe yarayacaksa) bir kesimin ise ki mevcut varoluşu üzerinden minnet duyması ve bu iki zıt kutupların tiyatral bir şekilde bir arada bulunması bana hep garip gelmiştir. Bireyin, bireysel ve refah yaşayabileceği bir düzen ne yazık ki bu ülkede hiçbir zaman var olamaz. Ama eskiye nazaran bu kadar aşağı bir millet gözüyle bakılmazdı ırkıma. Gerçi artık benim ırkım mı bu? Ben kendimi onların içine konuşlandıra bildim mi? Ya da onlar beni aldılar mı? Kendileri de bunu pek başarmış değiller ya!
Aslında her bireyin kendine sadece bu toplumda yaşayarak ne kadar zarar verdiğini, sadece gündelik değişimlerin ve oluşumların bize yön verdiği zararı bile hesap etsek, anında ya nefes almayı bırakıp ya da milliyetten feragat etme fikrine sahip olurduk..
Çünkü doğduğunuz an her fikir ve görüş tarafında lanetlenerek bir araya gelip güzel bir ülkü düşleyerek, aşılanarak, daha çok (bu en fenası) kendinize bunu aşılayarak maddi, manevi ve psikolojik olarak bunu ödeyerek kaybettiniz.. Bu işin sonu her halükarda hep böyle olacak.. Üreyeceksiniz! Doğurduklarınızda sizden daha mutlu daha iyi bir neslin insanı olmayacak, mutsuz mu diyorsunuz kendinize? Değilsiniz!