Ama bu işler böyledir; Ne kadar bereketli bir soytarılık, o kadar yüce bir talih.. Her biten otun bir yiyen tutkunu olur ya da tam tersine: Ne kadar rezalet, o kadar güçlü alkış. .. Bir erkeğin şehvetini tatmin için kadının gönlünü…devamıAma bu işler böyledir; Ne kadar bereketli bir soytarılık, o kadar yüce bir talih.. Her biten otun bir yiyen tutkunu olur ya da tam tersine: Ne kadar rezalet, o kadar güçlü alkış.
..
Bir erkeğin şehvetini tatmin için kadının gönlünü çelsin diye kulağına neler fısıldadığını düşünsenize. Evet, artık biliyorsunuz en leziz ve nadide meyveleri hangi bahçeden devşirdiği hayatın.
..
Bu kadınlar değil midir? Yakışıklı bir oğlanı kapatır, derilerini bilimum boyayla sıvar, ayna önünden kalkmaz, aşağılarda fışkıran kıllarının kökünü kazır, pörsümüş memelere rağmen cilve ve işveyle şehvetten uzak erkeği baştan çıkarmaya çalışırlar..Aşk mektubu çiziktirirler. Konu komşu gülüp geçse de onlar endamlarını hoş bulur, kâh baldan tatlı saadet denizinde yüzer, kâh kendini beğenmişliğin doruklarına tırmanırlar. Demem o ki maske ve makyajdır izleyenleri büyüleyen.. Erkekleri, budalalık kadar kendine çeken başka ne var?
..
İnsana hayat bahşeden o önemli organ hangisidir? Kafa, yüz, göğüs, el, kulak, kısacası vücudun hangi sözüm ona değerli parçasıdır bir Tanrı'ya ya da bir insana hayat veren. Bence hiçbiri. Nesli devam ettiren insandaki budalaca bir şey olsa gerek, ne bileyim acayip ve gülünecek bir şey. Öyle ki adını dahi koyamadığım bu şey zihni meşgul ettiğinde yüzde tebessüm beliriyor. Fakat işte tam da budur bütün varlıkların hayatlarını borçlu olduğu kaynak..
..
Aranızda biri bu çağın ölçülerine göre kendini bilge sanıyorsa, bilge olmak için 'akılsız' olsun.
Ben ki henüz yaşadığım dünyaya alışamamışım, bir başka dünya neyime yarardı benim? .. Bazen içimde kendime karşı bir acıma duygusu beliriyor, ama aklım ayıplıyordu beni. Birisiyle konuşsam, bir şey yapsam, türlü konularda söze karışsam gönlüm başka yerde oluyordu, aklım başka…devamıBen ki henüz yaşadığım dünyaya alışamamışım, bir başka dünya neyime yarardı benim?
..
Bazen içimde kendime karşı bir acıma duygusu beliriyor, ama aklım ayıplıyordu beni. Birisiyle konuşsam, bir şey yapsam, türlü konularda söze karışsam gönlüm başka yerde oluyordu, aklım başka yerde..Dağılan, çözülen bir kitleydim ben. Sanki ben hep böyleydim, böyle de kalacağım: acayip, biçimsiz bir karışım..
..
Hayat tecrübelerimle şu yargıya vardım ki, başkalarıyla benim aramda korkunç bir uçurum var, anladım, elden geldiğince susmam gerek, elden geldiğince düşüncelerimi kendime saklamalıyım.
..
Herkes; hepsi birlik oldular, bende bu düşünceleri onlar uyandırdılar.
Bilgelik yaralarımızın kılığına bürünür. Bize nasıl gizlice kanayacağımızı öğretir. Delilik belki de artık değişim geçirmeyen bir acıdan başka bir şey değildir. Hangi eski yazarda okudum üzüntünün kanın yavaşlamasından ileri geldiğini? Tam da budur üzüntü: Durgunlaşan kan. İnsanı hiçbir şey, o…devamıBilgelik yaralarımızın kılığına bürünür. Bize nasıl gizlice kanayacağımızı öğretir. Delilik belki de artık değişim geçirmeyen bir acıdan başka bir şey değildir. Hangi eski yazarda okudum üzüntünün kanın yavaşlamasından ileri geldiğini? Tam da budur üzüntü: Durgunlaşan kan. İnsanı hiçbir şey, o ana kadar kendine itiraf etmeye cesaret bulamadığı, hatta bihaber olduğu kusurlarından birinin berrak görüntüsüyle uykuya dalmaktan daha iyi vicdan sahibi yapmaz. Söz ve sükût. Konuşan bir delinin yanında, ağzını açmayan bir delinin yanında olduğundan daha güvende hissederiz. Cioran, taklit edilemez yazı ustalığı ve ürkütücü zihin açıklığıyla tüm zehrini yaşamın üzerine akıtıyor. "Hepimiz, her anı bir mucize olan bir cehennemin dibindeyiz."
Puan⭐️ 10/10
Alıntılar✨
“Bazı gecelerden sonra, ismimizi değiştirmeliyiz, çünkü artık aynı insan da değiliz.”
“Başımıza gelen her şey, bizim için önemli olan her şey başkasında hiçbir ilgi uyandırmaz.”
“Bizimle önemli olan arasına girmek için kimse gelmez. Bizi terk ederek bizi kurtarırlar.”
“Esenlik getirici bir sarsıntıya muhtacız.”
“Mutluluk dışarıda olmaktır; yürümek, bakmak, eşyayla kaynaşmaktır. Otururken kendimizin en kötü yanına kurban gideriz. İnsan bir sandalyeye çakılmak için yaratılmamıştır. Ama belki de daha iyisini hak etmiyordur.”
Spoiler içeriyor
“Bazı durumlarda devam etmek, yalnızca devam edebilmek insanüstü bir şeydir.” .. Başarılı ve saygın bir avukat olan Jean Baptiste Clamence, bir akşam evine dönmek için Seine Nehri üzerindeki bir köprüden geçerken tanık olduğu olaya dek, Paris'te halinden son derece memnun…devamı“Bazı durumlarda devam etmek, yalnızca devam edebilmek insanüstü bir şeydir.”
..
Başarılı ve saygın bir avukat olan Jean Baptiste Clamence, bir akşam evine dönmek için Seine Nehri üzerindeki bir köprüden geçerken tanık olduğu olaya dek, Paris'te halinden son derece memnun bir yaşam sürmektedir. Fakat o akşamın ardından Clamence'in olağan varoluşu sekteye uğrayacak, zirvede yaşayan biriyken yavaş yavaş düşmeye, bir birey olarak kendini ve içinde yaşadığı toplumu sorgulamaya başlayacaktır.
“Düşüş, Camus’nün muhtemelen en güzel ve en anlaşılan romanıdır.” Jean Paul Sartre
Puan⭐️10/10
Alıntılar✨
“Yüreğin belleği vardır..”
“Her bakımdan rahattım ama hiçbir şeyden hoşnut değildim.”
“Bir adam tanıdım kafasız bir kadına yaşamının yirmi yılını verdi, her şeyi feda etti ona, dostlarını, emeğini, hatta dürüstlüğünü fakat bir akşam, kadını hiç sevmemiş olduğunu anladı.”
“Yaşamın yüzeyinde ilerliyordum, sözcüklerin arasında, asla gerçeğin içinde değil.”
“Mutlu olmak için başkalarıyla fazla ilgilenmemek gerekir.”
“Gerçek aşk pek az rastlanan bir şeydir; yüzyılda aşağı yukarı iki ya da üç kez görülür. Bunun dışındakiler boş gurur ya da can sıkıntısıdır.”
“İnsanlar gösterdiniz nedenlere, içtenliğinize ve acılarınızın ağırlığına ancak öldüğünüzde inanırlar.”
“Yaşamayı öğrenme gereksinimi duymadım hiç doğduğum andan itibaren bununla ilgili her şeyi biliyordum.”
“Kuşkuculuğu kabul etmeyen, saf yürekli bir insan tanımıştım..Milis askerleri! İçeriye evlerine girer gibi girdiler ve bağırsaklarını deştiler.”
Oruç Aruoba Uzak kitabında Tavşan Besleyene Kılavuz ve Özlem Çekene Kılavuz adlı iki başlığıyla tavşan beslemenin ve özlem çekenin kendine has üslubu ve felsefesiyle yine mest ediyor. —Tavşan Besleyene Kılavuz Tavşan besleyen, kendisini sürekli anlamağa çalışan; ama, hiçbir zaman anlamayacak—sürekli…devamıOruç Aruoba Uzak kitabında Tavşan Besleyene Kılavuz ve Özlem Çekene Kılavuz adlı iki başlığıyla tavşan beslemenin ve özlem çekenin kendine has üslubu ve felsefesiyle yine mest ediyor.
—Tavşan Besleyene Kılavuz
Tavşan besleyen, kendisini sürekli anlamağa çalışan; ama, hiçbir zaman anlamayacak—sürekli yakınlaşmağa çalışan; ama, hiçbir zaman yakınlaşmayacak bir varlığı anlamağa; ona yakınlaşmağa, çalışmayı da öğrenmelidir—
—Özlem Çekene Kılavuz
İki duygu: biri geçmişe yönelik; öbürü geleceğe— biri ötekiyle ilgili, öbürü kendinle..
Özlediğin gidip görmediğindir; ama, gidip görmek istediğin..
Özlem görememenin yoğunluğudur.
Özlem yalnızlıkta birliktelik, birlikte yalnızlıktır.
Özlemi zaman üretir; ama onu tüketen de odur—zaman, kendi doğurduğu çocuğu, özlemi boğazlar.
Özlem budur işte: bomboş bir varlık ve dopdolu bir yokluk.
Özlem katlanan bilinçtir.
Özlem, en yoğun mutluluk ile en derin acının orta noktasıdır.
Özlem sonsuz varlığın hiç olmamış yokluğudur; ya da sonu gelmeyen hiçliğin hep olacak varlığı.
Oruç Aruoba’nın bu okuduğum sekizinci kitabı. Gerçekten insanın ruhuna, aklına, kalbine dokunan bir şeyler çıkıyor kitaplarının çoğu sayfasında. İnsanı bağlıyor duygulandırıyor, düşündürüyor bir şey arayıp bulma umudunun verdiği kafa karışıklığıyla baş başa bırakıyor. -işte belki de budur anlamı, yaşamının, kişinin..…devamıOruç Aruoba’nın bu okuduğum sekizinci kitabı. Gerçekten insanın ruhuna, aklına, kalbine dokunan bir şeyler çıkıyor kitaplarının çoğu sayfasında. İnsanı bağlıyor duygulandırıyor, düşündürüyor bir şey arayıp bulma umudunun verdiği kafa karışıklığıyla baş başa bırakıyor. -işte belki de budur anlamı, yaşamının, kişinin..
📚
“Yaşamının anlamı, onu, hep, başka o— kişiler ile paylaşmakla ulaşabileceğini sanırsın.. yanılgıdır hepsi: yaşamının anlamı yalnızca senindir— yalnız, senin..”
-Çoğalırken azalan, zenginleşirken yoksullaşan, oluşurken yiten birşeydir, anlamı, yaşamının, kişinin.
-Yaşamadığı bir noktadadır, anlamı, yaşamının, kişinin.
-yaşamasını sürdürebilmesini sağlayacak bir şey olarak, gerçekleşmemesi gereken bir düştür, anlamı, yaşamının, kişinin.
-Hep yorgunluk bekler yaşamının anlamını arayan kişiyi — gidip arayınca bitkinlik; durup bekleyince, bezginlik..
-Yaşamının anlamı, onu hep arayıp hiç bulmadığın yerdedir.
-Olmayabilir, anlamı, yaşamının, kişinin.
-Bedelini ödeyerek ulaşabileceği birşey olacaktır, anlamı, yaşamının, kişinin.
Mehmet Eroğlu üçleme romanın ilk serisinden uyurlama olan film İyi Adamın On Günü’nü izledim sonunda. Ben bir sene öncesinden İyi Adamın On Günü ve Kötü Adamın On Günü kitaplarını alıp okumuştum. Şimdi film hakkında romanda olmayan ne var öncelikle Mehmet…devamıMehmet Eroğlu üçleme romanın ilk serisinden uyurlama olan film İyi Adamın On Günü’nü izledim sonunda. Ben bir sene öncesinden İyi Adamın On Günü ve Kötü Adamın On Günü kitaplarını alıp okumuştum. Şimdi film hakkında romanda olmayan ne var öncelikle Mehmet Eroğlu’nun aforizmaları ve diğer karakterleri daha ayrıntılı ele alıyordu filme göre. Yine de bir kitaptan uyarlama için fena değil romanın ana teması işlenmiş. Tabii bana kalırsa roman daha iyi. Ayrıca İyi Adamın On Gününden sonra, Kötü Adamın On Günü, Meraklı Adamın On Günü’de çekilir mi bilmiyorum ama merak edenler varsa filmin devamı niteliğinde bile alıp kitapları okuyabilir. İyi Adamın On Gününe ‘Sadık’ olan, Kötü Adamın On Gününde ‘Adil’ olur..
“Bana kararsızlıkla gelmemelisin. Geleceksen, özgürce ve bilinçli bir istekle gelmelisin. Bunların eksikliğinden dolayı yitirmedik mi yitirdiklerimizi?” .. “Aşk çünkü, önemsiz; giderek, değersiz bir şeydir: kişinin 'başına', nedensizce; hatta, nesnesizce 'gelir': neden şu kişiye aşık olmuşsundur; kimdir, aşık olduğun -belirsizdir- çünkü,…devamı“Bana kararsızlıkla gelmemelisin. Geleceksen, özgürce ve bilinçli bir istekle gelmelisin.
Bunların eksikliğinden dolayı yitirmedik mi yitirdiklerimizi?”
..
“Aşk çünkü, önemsiz; giderek, değersiz bir şeydir: kişinin 'başına', nedensizce; hatta, nesnesizce 'gelir': neden şu kişiye aşık olmuşsundur; kimdir, aşık olduğun -belirsizdir- çünkü, yalnızca bir 'etkilenim', bir 'tutku'dur işte: bir tutulmuşluktur..”
..
"Bitirmek istemiyorum; ama, belki, sürdürdüğüm, bitmiş bir şeydir..”
..
“Bugün, şimdi, yalnızca ben biliyorum; ben öldüğümde de, artık, kimse bilmeyecek...”
..
“Bak bir rastlantı değilsin sen: şu garip yaşamımın ulaşmak zorunda olduğu bir noktasın.”
📖
Oruç Aruoba -ile-
Kitabın içerisinden en çok beğendiğim alıntılar.. 📖 “Tamamlanmamış bir şeydir insan benim gözümde. İnsanları sevmek mahvederdi beni.” .. “Sizin türünüzden gittikçe daha fazlası, gittikçe daha iyileri yok olmalı çünkü işiniz daha berbat ve daha zor olmalı. Böyle yalnız..” .. “Doğurmak…devamıKitabın içerisinden en çok beğendiğim alıntılar..
📖
“Tamamlanmamış bir şeydir insan benim gözümde. İnsanları sevmek mahvederdi beni.”
..
“Sizin türünüzden gittikçe daha fazlası, gittikçe daha iyileri yok olmalı çünkü işiniz daha berbat ve daha zor olmalı. Böyle yalnız..”
..
“Doğurmak zahmetli bir iştir.. niye doğurmalı
ki? Doğurduklarınızda mutsuz ya!”
..
“İnsanların arasına gittim, ama henüz varamadım yanlarına.”
..
“Ben kendini sürekli olarak aşması gerekenim.”
..
“Bu umut olmasaydı, nasıl katlanacaktınız yaşama?. Ne kavranılamaz olanın içinde bir yuva bulabilirdiniz kendinize, ne de aklın almadığının içinde.”
..
“Burada çürüyüp gider tüm büyük umutlar: burada sadece kuru kemik gibi kalmış duygular takırdar!”
"İnsan kederinin bütün kitaplarını okudum. Beni ikna edemediler. Beni tek ikna eden kendi renginde mevcut bezginliği fikirlere aşılayan kan oldu." .. “Hiçbir şey seni doğrulamadığında ve kimse seni kabullenmediğinde, kendini tercih etmek zorunda bırakır seni.” .. “Dünyadaki mevcudiyetim: Hiçbir yerde…devamı"İnsan kederinin bütün kitaplarını okudum. Beni ikna edemediler. Beni tek ikna eden kendi renginde mevcut bezginliği fikirlere aşılayan kan oldu."
..
“Hiçbir şey seni doğrulamadığında ve kimse seni kabullenmediğinde, kendini tercih etmek zorunda bırakır seni.”
..
“Dünyadaki mevcudiyetim: Hiçbir yerde olmak.”
..
“Bu toprağa beni tek bağlayan ona ait olmayı beceremememdir.”
..
“On sekiz yaşında bildiğimiz her şeyin doğduğumuz anda bilincinde olsaydık, çok muhtemelen beş yaşımızda ömrümüze son verirdik.”