“Ah bu boşluk! Göğsümün içinde, şurada hissettiğim bu korkunç boşluk! - Eğer onu bir kez olsun, bir kez olsun şu kalbe bastırabilsen, bu boşluktan eser kalmaz diye düşünüyorum çoğunlukla.”
“ 'kirli çamaşırları olmak.' diye bir deyim vardır. Benim için o çamaşırlar doğduğum anda kirliydiler ve ben büyüdükçe temizlenmek yerine daha pis ve iğrenç hâle geldiler, ta ki her gece milyonlarca farklı cehennemin azabını çekecek kadar kokusu ağırlaşana dek. Öyleydiler…devamı“ 'kirli çamaşırları olmak.' diye bir deyim vardır. Benim için o çamaşırlar doğduğum anda kirliydiler ve ben büyüdükçe temizlenmek yerine daha pis ve iğrenç hâle geldiler, ta ki her gece milyonlarca farklı cehennemin azabını çekecek kadar kokusu ağırlaşana dek. Öyleydiler öylesine ama (şüphesiz bu dediğim kulağa çok tuhaf gelecek), yavaş yavaş bana kendi kokumdan daha tanıdık gelmeye başladılar.”
"Bu oda karanlık" diyordum, "bu oda yalnız bugün değil. her zaman böyle karanlık... Burada kitaplarımla ben yaşarız ve bize aydınlık getirecek kimsemiz yok....Ben burada yalnızlığı bardak bardak içiyorum.
“Bazen durduk yerde bir olayın tüm yaşamımı değiştireceğine inanırdım. En çok da bu mecburi eve dönüşler sırasında, tam kapıda yakalardı bu duygu. Eşikte öylece kalır, gözlerim dalar, çocuksu bir umutla bir şeylerin olmasını beklemeye başlardım.”
“Kalabalık içindeki birey özünde olduğu kişiden sadece davranışlarıyla ayrılmaz. Çok öncesinde bağımsızlığını yitirmiştir, fikirleri ve hisleri bir dönüşümden geçmiştir, bu dönüşüm de bir cimrinin savurgan birine, bir şüphecinin bir imanlıya dönüşmesi kadar derindir, dürüst kimse bir suçluya, korkak bir kahramana…devamı“Kalabalık içindeki birey özünde olduğu kişiden sadece davranışlarıyla ayrılmaz. Çok öncesinde bağımsızlığını yitirmiştir, fikirleri ve hisleri bir dönüşümden geçmiştir, bu dönüşüm de bir cimrinin savurgan birine, bir şüphecinin bir imanlıya dönüşmesi kadar derindir, dürüst kimse bir suçluya, korkak bir kahramana dönüşmüştür.”