Seri katil ve dedektifli filmleri seviyorsanız güzel bir filmdi. Brad Pitt ve Morgan Freeman gibi iki dev isim de başroldeki dedektifleri canlandırıyorlar. Sonu beni üzdü fazlasıyla…Ama izlemeye değer bir film.
Son zamanlarda ‘Agent Kim Reactivated ’ ‘Mercy for None’ dizileriyle ön plana çıkan So ji Sub, başrolde bir şirket CEO’sunu canlandırıyor. Ve yolu ruhları görebilen bir kadın ile kesişiyor. Bu kadın ile aralarındaki romantik ilişki ise yavaş yavaş ilerliyor. Zaman…devamıSon zamanlarda ‘Agent Kim Reactivated ’ ‘Mercy for None’ dizileriyle ön plana çıkan So ji Sub, başrolde bir şirket CEO’sunu canlandırıyor. Ve yolu ruhları görebilen bir kadın ile kesişiyor. Bu kadın ile aralarındaki romantik ilişki ise yavaş yavaş ilerliyor. Zaman zaman hikayeleriyle ağlatan zaman zaman ise güldüren çok akıcı ve sürükleyici bir dizidir. Favori doğaüstü kore dizilerimden biridir. Başrollerin uyumuna da bayılıyorum👌🏼
2022 yapımı İkna (Persuasion), şık dönem kostümleri, büyüleyici manzaraları ve Dakota Johnson’ın seyirciyle doğrudan konuştuğu eğlenceli temposuyla izlemesi son derece keyifli bir romantik komedi. Ancak Jane Austen’ın kitabındaki o derin pişmanlığı ve melankoliyi yüzeysel bir pop-kültür havasına kurban ettiği için…devamı2022 yapımı İkna (Persuasion), şık dönem kostümleri, büyüleyici manzaraları ve Dakota Johnson’ın seyirciyle doğrudan konuştuğu eğlenceli temposuyla izlemesi son derece keyifli bir romantik komedi. Ancak Jane Austen’ın kitabındaki o derin pişmanlığı ve melankoliyi yüzeysel bir pop-kültür havasına kurban ettiği için sadık edebiyat tutkunlarını hayal kırıklığına uğratabilir. Bunu bilerek izleyin. Ama izlerken keyif almıştım. Başrolleri de yakıştırdım.
Ryan Gosling’in en çok ağladığınız film ne sorusuna verdiği yanıtla bu filmi az önce izledim. Ve dediği kadar varmış. Film, canavar muamelesi gören ince ruhlu bir adamın, dünyadaki en temel insani arayışını anlatıyor: Kabul görmek ve sevilmek. Siyah-beyaz bir kederin…devamıRyan Gosling’in en çok ağladığınız film ne sorusuna verdiği yanıtla bu filmi az önce izledim. Ve dediği kadar varmış.
Film, canavar muamelesi gören ince ruhlu bir adamın, dünyadaki en temel insani arayışını anlatıyor: Kabul görmek ve sevilmek.
Siyah-beyaz bir kederin içinde Merrick’in "Ben bir hayvan değilim! Ben bir insanım!" feryadı, toplumun acımasız önyargılarını yüzümüze bir tokat gibi çarpar. Sadece diğer normal insanlar gibi sırtüstü uyuyabilmeyi, ölümü göze alacak kadar özleyen bir ruhun, vicdanımızı sızlatan en zarif hikâyesidir. Başroldeki cerrah rolünü de Hannibal filminden tanıdığımız ünlü oyuncu Anthony Hopkins canlandırıyor. Onun da Merrick aracılığıyla kendi içinde yaşadığı ben iyi bir insan mıyım yoksa kötü bir insan mıyım ikilemi de etkileyiciydi.
Varoluşçu sorgulamaları, insan psikolojisinin karanlık yönlerini ve derin edebi metinleri seviyorsanız mutlaka izlemelisiniz. Ben sahnelerin estetik görüntülerini,ortamlarını,açılarını ve filmdeki sanat göndermelerini de zevkle izlemiştim. Film, Necip Fazıl Kısakürek’in eserinden uyarlanan felsefi bir psikolojik dram filmidir. Konusu: Yazdığı oyundaki ölüm kurgusunun…devamıVaroluşçu sorgulamaları, insan psikolojisinin karanlık yönlerini ve derin edebi metinleri seviyorsanız mutlaka izlemelisiniz. Ben sahnelerin estetik görüntülerini,ortamlarını,açılarını ve filmdeki sanat göndermelerini de zevkle izlemiştim.
Film, Necip Fazıl Kısakürek’in eserinden uyarlanan felsefi bir psikolojik dram filmidir.
Konusu: Yazdığı oyundaki ölüm kurgusunun gerçek hayatta birebir yaşanmaya başlamasıyla kaza, kader ve ilahi irade arasında sıkışıp çıldırma eşiğine gelen oyun yazarı Hüsrev’in iç hesaplaşmasını anlatır.
Dizi, kardeşinin intikamı için yer altı dünyasına geri dönen eski bir çete üyesinin karanlık ve tavizsiz mücadelesini anlatıyor. So Ji-sub’u, karizmatik duruşu ve fiziğiyle bu tarz aksiyon rollerine inanılmaz yakıştırıyorum. Başrollerde güç zehirlenmesi olayına bayılıyorum.👌🏼Dizi soğukkanlı performansı, estetik dövüş koreografileri…devamıDizi, kardeşinin intikamı için yer altı dünyasına geri dönen eski bir çete üyesinin karanlık ve tavizsiz mücadelesini anlatıyor.
So Ji-sub’u, karizmatik duruşu ve fiziğiyle bu tarz aksiyon rollerine inanılmaz yakıştırıyorum. Başrollerde güç zehirlenmesi olayına bayılıyorum.👌🏼Dizi soğukkanlı performansı, estetik dövüş koreografileri ve yüksek temposuyla aksiyon severler için biçilmiş kaftan.
Açıkçası benim izleme sebebim Theo James idi. Kendisi aksiyon kadar dönem dizilerine de çok yakışıyormuş🤌🏼 Ve ilk sezonu da gayet güzel buldum. Sadece şunu bilmeniz gerekiyor ki (Ben bunu bilmeden izlemiştim) maalesef Theo sadece ilk sezonda yer alıyormuş. Diğer sezonlarda…devamıAçıkçası benim izleme sebebim Theo James idi. Kendisi aksiyon kadar dönem dizilerine de çok yakışıyormuş🤌🏼 Ve ilk sezonu da gayet güzel buldum. Sadece şunu bilmeniz gerekiyor ki (Ben bunu bilmeden izlemiştim) maalesef Theo sadece ilk sezonda yer alıyormuş. Diğer sezonlarda yokmuş. Ben de ilk sezonu izleyip bıraktım. Ama her şey bir kenara tatlı bir diziydi. Dönem dizisi sevenlere önerimdir. Aynı zamanda nefretle başlayan aşk türünden🫠
Kısaca Konusu:
Kırsal ve mütevazı bir yaşamdan gelen iyimser, bağımsız ruhlu Charlotte Heywood, küçük bir balıkçı kasabası olan Sanditon'ın lüks bir tatil beldesine dönüştürülme sürecine tanıklık etmek üzere kasabaya davet edilir. Charlotte burada, kasabayı geliştirmeye çalışan girişimci Tom Parker'ın mesafeli, hırçın ve gizemli kardeşi Sidney Parker (Theo James) ile karşılaşır.
Başlangıçta birbirlerinden hiç hoşlanmayan ve sürekli çatışan Charlotte ve Sidney, zamanla Sanditon'ın entrikaları, sınıf mücadeleleri ve miras kavgaları arasında birbirlerine çekilmeye başlarlar. Dizi, ikilinin fırtınalı ilişkisini ve kasabadaki toplumsal değişimleri konu alır.
Viktorya dönemi İngiltere’sinin soğuk fabrika bacaları arasında filizlenen, tansiyonu yüksek nefis bir dönem dramasıdır kendisi. Geleneksel güneyden, sanayileşmiş kuzeye taşınan Margaret ile sert fabrika sahibi Mr. Thornton arasındaki ilişki, Gurur ve Önyargı’nın Elizabeth Bennet ve Mr. Darcy dinamiğini anımsattı bana.…devamıViktorya dönemi İngiltere’sinin soğuk fabrika bacaları arasında filizlenen, tansiyonu yüksek nefis bir dönem dramasıdır kendisi.
Geleneksel güneyden, sanayileşmiş kuzeye taşınan Margaret ile sert fabrika sahibi Mr. Thornton arasındaki ilişki, Gurur ve Önyargı’nın Elizabeth Bennet ve Mr. Darcy dinamiğini anımsattı bana. O yüzden ekstra beğenmiştim. Margaret’ın sınıfsal önyargıları ile Thornton’ın gururlu ve mesafeli duruşu çatıştıkça aralarındaki çekim daha da alevleniyor. Sınıf mücadelesinin gölgesinde tutkulu bir aşk ve muazzam bir karakter gelişimi sunan, kısa ama son derece doyurucu bir BBC klasiği!🙌🏻😍