Şimdi bir gülüşe takılıp düşebilirim Çaresizliğimi kelimelere dökemem Alfabeyi baştan sona bilmem İmla kurallarına aykırı hareket ederim Kural tanımaz olduğumdan değil Büsbütün cahil olduğumdan Ulaşamam bir türlü mutluluğa.
Boşa çabalıyorum Hiç iyileşmeyecek bu yaralar Sadece görmezden gelerek Derinlere gömeceğim Nefessiz kalana dek Ve çırpınarak devam edeceğim Yaşam denen bu girdaba.
Yorgun gülüşlerin ardında saklı gerçek yüzüm İyi niyetlerimin son damlasını kim tüketti bilmiyorum Şimdi yalnız ve iyi olma çabası içerisinde Ömrümün sonunu nasıl getiririm diye düşünüyorum Kendimle olan savaşımı kaybetmeden.
Kaybediyorum Korkularım büyüdükçe Zamanın telaşı sarıyor dört bir yanımı Boşa yaşanmış bir ömrün yasını tutma zamanı şimdi Ağlamak hiçbir çare getirmiyor Sesim kendimden başkasına da gitmiyor Uykulara sarılıp ömrümü tüketiyorum Hülyalarda.
Gülümse şimdi Son kez aydınlat beni İçine düştüğüm bu fersiz kuyuda Her şeyden vazgeçtim Uzun ve sessiz yürüyüşlerimizi Gözlerinde bulduğum tükenmez mutluluğu Senin hayalinle derin rüyalara dalmayı Geride kalan güzel anılar olarak zihnime hapsediyorum.
Hayatı bir savaş olarak görürsen sürekli kaybedersin Eğer ortada bir savaş olması gerekiyorsa Kendinle savaşmalısın Yenmen gereken taraflarını tüketene dek.