Tasavvufa göre Bir hâl tekrar ediyorsa, bil ki Hak seni onunla eğitmektedir. Hayat, anlamadığın yeri geçmez. Sen fark edene kadar tekrara devam eder. İbn-i Arabî şöyle der: “Bir hâl sana tekrar ediyorsa, bil ki Hak seni onunla eğitmektedir.” İnsan tekrar…devamıTasavvufa göre
Bir hâl tekrar ediyorsa, bil ki
Hak seni onunla eğitmektedir.
Hayat, anlamadığın yeri geçmez. Sen fark edene kadar tekrara devam eder.
İbn-i Arabî şöyle der:
“Bir hâl sana tekrar ediyorsa,
bil ki Hak seni onunla eğitmektedir.”
İnsan tekrar edeni çoğu zaman
“başaramadım” diye okur.
Oysa tekrar, ilahi pedagojidir.
Bir öğretmenin aynı konuyu yeniden anlatması gibi…
Hayat, anlamadığın yeri geçmez.
Sen fark edene kadar aynı kapıyı çalmaya devam eder.
Bazı insanlar hep aynı ilişkide yaralanır.
Bazıları hep aynı işte tükenir.
Bazıları hep aynı hayal kırıklığını yaşar.
Bu bir tesadüf değildir.
Hayat seninle konuşuyordur.
Ama sen dinlemek yerine kaçıyorsundur .
Kaçtıkça mesaj büyür.
Ses yükselir.
Sarsıntı artar.
İnsan zor bir duyguyla karşılaşınca üç şeyi yapar:
Bastırır!
Erteler!
Görmezden gelir!
Ama bastırılan yok olmaz sadece yer değiştirir.
Bugün sustuğun duygu, yarın başka bir olayla geri gelir.
Aynı yara, yeni ambalajla açılır.
Ataullah el iskenderi der ki:
“ Seni aynı yere döndüren yolun uzunluğu değil bakışının darlığıdır.”
Çoğu zaman yollar açık, imkanlar vardır.
Ama insan aynı gözlükle baktığı için hep aynı manzarayı görür.
Bakış değişmeden kader değişmez.
Çünkü kader idrak ile yazılır.
İnsan zorlanınca hemen sebeb arar :
“Onun yüzünden…”
“Şartlar böyle…”
“Zaman kötü…”
Bu cümleler geçici rahatlatır ama çözüm üretmez.
Tasavvuf soruyu dışarıya değil içeriye yöneltir:
“Ben neyi öğrenemedim ?”
Bazı acılar insanın evi gibidir can yakar ama tanıdıktır. bilinmeyen huzurdansa bilinen sıkıntı tercih edilir.
Çünkü değişim eski benliğin çözülmesidir.
Ve çözülme kontrol kaybı gibi hissettirir.
İnsan çoğu zaman mutluluktan değil belirsizlikten korkar.
Mevlânâ celalettin Rumi şöyle der:
“ Eski halinden vazgeçmeyen yeni bir yola giremez.”
Yeni bir hayat isteriz ama eski tepkileri koruruz.
Yeni bir bilinç isteriz ama eski alışkanlıkları bırakamayız.
Bu yüzden dönüşüm başlamaz sadece ertelenir.
Abdulkadir geylani uyarır:
“Halinden razı olmayan ama halini terk etmeyen kendine eziyet eder.”
Kararsızlık en sessiz yorgunluktur.
Ne gidersin, ne kalırsın.
Ruh bu arada sıkışır.
İçten içe tükenir.
Hayat ağırlaşır.