Spoiler içeriyor
Gerçek bir hikaye, gerçeklere değinilmesi, atanamayan öğretmenlerin sonu, Doğu görevi, Sofular köyü, Sinan ve babası. Film bitince kendimi kötü hissettim ama kötü oluşundan değil insana kendisini kötü hissettirdiğinden. Fakat acı gerçeklerin sert bir şekilde simaya çarpılmasından da değil bunu en…devamıGerçek bir hikaye, gerçeklere değinilmesi, atanamayan öğretmenlerin sonu, Doğu görevi, Sofular köyü, Sinan ve babası.
Film bitince kendimi kötü hissettim ama kötü oluşundan değil insana kendisini kötü hissettirdiğinden. Fakat acı gerçeklerin sert bir şekilde simaya çarpılmasından da değil bunu en sanatlı, kibar ve doğal yolla yapmaya çalışılmasından ve başarılı olmasındandır. Özellikle Sinan ve köy imamlarının arasından geçen muazzam sohbet tekrar tekrar aynı sahneleri izleme gereksinimini hissettirdi. Sanat filminden anlamayan goy goycular gitsin Endgame falan izlesin. Boş boş Konuşmasın. Teşekkürler
Bir yıldır bekleyişin sonu geldi. Kadro o kadar iyi ki sırf bu kadro için bile izlenmesi gerekiyor. Birinci kişi ağzıyla anlatımı çok başarılı bir şekilde işlenmiş. İlk defa tek seferlik izleyişte Nolan'ın filmini anladım ve bu yüzden mutluyum. Çok fazla…devamıBir yıldır bekleyişin sonu geldi.
Kadro o kadar iyi ki sırf bu kadro için bile izlenmesi gerekiyor. Birinci kişi ağzıyla anlatımı çok başarılı bir şekilde işlenmiş. İlk defa tek seferlik izleyişte Nolan'ın filmini anladım ve bu yüzden mutluyum. Çok fazla diyalog olması bazı izleyicilere hitap etmeyecektir. Oppenheimer'ın içsel çatışması izleyiciyle bağ kurmasını ve Cillian Murphy'inin müthiş oyunculuğuyla ve hiç konuşmadan sadece duygu durumuyla izleyiciyi etkilemesi gerçek bir yeteneğin sonucudur. Robert Downey'i farklı bir rolde görmek her izleyicinin görmek istediği bir şey oldu bence. Ayrıca her yerde o kadar Barbie reklamı görmekten gına geldi sinemada bile her yarım saatte Barbie filmi vardı Oppenheimer'a hiçbir şekilde adil davranılmadı. Google bile pembe oldu.
Spoiler içeriyor
Tutamadım kendimi ikincisini hemen izleyeyim dedim. Çok acayip saçmaladı bu sefer. Korku, gerilim, kan, vahşet, organların parçalanması, seri katil vs. Her şey var zaten üstüne bir de fantastik öge eklemişler ki bir sonuca bağlansın hikayesi olsun. Bir koskoca iki saate…devamıTutamadım kendimi ikincisini hemen izleyeyim dedim. Çok acayip saçmaladı bu sefer. Korku, gerilim, kan, vahşet, organların parçalanması, seri katil vs. Her şey var zaten üstüne bir de fantastik öge eklemişler ki bir sonuca bağlansın hikayesi olsun. Bir koskoca iki saate uzatmışlar. İkincisi korkudan çok fantastik bir seri olmuş. Deli katile bir de deli küçük kızı eklemişler. Oyunculuklar vasattı ya hele çocuk oyuncu aşırı kötüydü. Katilimizin o efsanevi bakışları ve cinayetleri olmasa hiç izlenmezdi. Sonda da korkunç palyaçomuzun nasıl ortaya çıktığını göstermişler o da bayağı saçmaydı ama olsun yani emek var sjsjsj
Spoiler içeriyor
Kan ve uzuv parçalanması bol hassas olanlar dikkat ve kesinlikle +18 Uzun zamandır korku filmi izlediğim için başlarken biraz tırstım. Ayrıntılarıyla anlattığım için bayağı bayağı spoiler içeriyor. Kesinlikle mantık aramayın klasik Amerikan korku filmi. Katilimiz mükemmel bir şekilde çirkin ve…devamıKan ve uzuv parçalanması bol hassas olanlar dikkat ve kesinlikle +18
Uzun zamandır korku filmi izlediğim için başlarken biraz tırstım. Ayrıntılarıyla anlattığım için bayağı bayağı spoiler içeriyor. Kesinlikle mantık aramayın klasik Amerikan korku filmi. Katilimiz mükemmel bir şekilde çirkin ve korkunç bir maskeye sahip hele o dişler müthiş derece iğrenç duruyor. Ben katilim diye bağırıyor. İnandırıcılık ve oyunculuk kötü ama katilimiz sayesinde biraz kurtarıyor filmi. Çerezlik korku filmi işte. Stephan King'in eserleri gibi bir eser beklemeyin derim. Kan ve uzuv sahneleri çok fazla o yüzden mide bulandırıcı hassas olanlar aman dikkat.
Gerçekten bu korku filmlerinin maske olayı müthiş iğrenç ve korkutucu. Şu maskeliyi karşımda görsem kalpten giderim zaten beni öldürmesine bile gerek kalmaz. Gelelim filme iki kız arkadaş biri asive sert kızımız öbürü ise aşırı flörtöz ve güzel bir kız. Neyse eğlenip arabaylan eve gideceklerdi fakat gece yarısı sarhoş oldukları için araba kullanamadılar. Bizim katil de uzaktan onları izliyor. Pizzacıya gidip yemek yiyecekler bizimki onları takip edip oraya gidiyor. Kızlar huylanıyor ama gitmiyorlar. Katil tuvalete gidiyor vr pisliğiyle duvarı lavaboya bir şeyler yazıp çiziyor. Mekanın sahibi de onu pataklayıp dışarı atıyor.Kızlar pizzacıdan çıkıp arabalarına gidiyor hopp lastik patlamış vaziyette. Asi olan kızkardeşini arıyor gelip onları alması için fakat bizim katil o sırada pizzacıyı ve çalışanını kesip biçiyor ama çok gerçekçi gelmedi bana doğrusu. Bizim asi kız şüphelendiği için flörtöz kıza anlatıyor bunu sonra asi kızımızın çişi geliyor arabanın hemen yanındaki evin kapısında duran adamdan izin isteyip tuvaleti kullanıyor. Evin kocaman ve lüks içinde olması ama bodrum katının leş gibi olması tezatlığı bambaşka bir saçmalık. Korku filmi anladık ama geçiş iyi olsun bari. Bodrumda oyuncak bebeği kızı sanan başka bir deli kadın ile karşılaşıyor asi kız kadın sadece deli ve zararsız. O sırada bizim katil flörtöz kızımızı kaçırıyor katil. Asi kız evden çıkacakken katil kapıyı kitlemiş asi kızın karşısında gülen suratla bekliyor. Haldır huldur kapıştıktan sonra kızı bayıltıp bodruma götürüp bağlıyor. Kız ayrıldıktan sonra bizim deli katil flörtöz arkadaşını baş aşağı bağlamış çırılçıplak bir şekilde testere ile ortadan ikiye hıyad gibi ayırıyor. Asi kız ise sandalyesine bağlı hızlı bir şekilde bantları açıp kaçıyor. Onu eve alan adamdan yardım isteyecek ama adamın kulağında kulaklık her zamanki klişe adam duymuyor. Neyse bizim asi kız cesur olduğu için kavga dövüş yapıyor deli katille. Bıçağı alıyor sırtına saplıyor öylece bırakıyor. Hemen kaçıyor help help diye kızım bıçağı saplasana birkaç defa öldür kurtul nefsi müdafaadan kurtulursun. Yok illa bi tane vurup kaçacak. Bizim kendini akıllı sanan gerizekalı asi kız elindeki bıçağı bırakıp gidiyor odun alıyor odunn. Odunla bi güzel dövüyor ama bizimki silahıyla gözünün bebeği fırlayana kadar ateş ediyor. Sonra gidip adamı kafasından çekiçle vurup öldürüyor. Deli kadını da öldürüyor. Asi kızın kızkardeşi ve evin sahibinin arkadaşı geliyor eve ölmek için. Hepsi de enayi gibi asi kızın kızkardeşi şüphelenip eve giriyor bir şekilde ama ne hacetse çıkamıyor bi türlü. Neyse kız kardeşte yine eline sert bir şey alıp ayağından vurup kaçıyor gene. Bunlar genetik olarak enayi vursana birkaç tane adam zaten çelimsiz bi vuruşta yere düşüyor. Kız kardeş kaçarken ölü ablasını görüp yanı başına gidip gözünü aç abla diyerek ağlıyor. Ablanın zaten gözü çıkmış ne diye kalk diyon kaç canını kurtar ama yok illa Amerikalı aptal katil filminde aptal kızı oynayacağım diyor. Bş bakıyor ki arkasında deli gülen surat katil ona zincirle defalarca vuruyor. Ta ki öldü sandığımız adam arkadan gelip deli adamı indirene kadar. Ama yine bir diğer aptal oyuncumuz bi kere vurup kaçıyor. Yahu sen adamdan güçlüsün kafasına kafasına vur gebert işte. Sonra aşırı normal bir şey yaşıyormuş gibi gel gidelim buradan diyor kıza. Kızı alıp yukarıya götürüyor kendilerini odaya polisi arıyor akıllılık edip ama adresi söyleyip polisin suratına kapatıyor. Ve kendinden emin bir şekilde kızı alıp hasteneye götürmeye kalkıyor tabii yarıyılda deli katil adamı bir güzel haşat ediyor. Kızı da hunharca öldürmek için peşinden gidiyor. Siren sesleri gelince kız kurtulduğunu sanıyor ama katil arabayla kızı ezip polisin gelmesine kadar kızın suratını kelle paça yer gibi emcükleyip yiyor. Polis suç üstü yakalıyor ama katil elindeki silahı kendi ağzına dayayıp intihar ediyor. Beyni patlayıp ölmesi gerekirken katilimiz taa otopsiye gidip otopsideki doktoru boğazlayıp kaçıyorrr. Korku filmi bu mantık aramıyorum ama bu kadar da değil. Sadece kan, vahşet ve kesilmeli yemeli içerikler var. Klasik bağıran kızlar, birinin yardım çığlığını duymayan kulaklıklı aptal adamlar. Bla bla tabii katilimiz niye ölmüyor ikinci serisi çıksın diye.(Testere filmine de gönderme yapıyor haspam)
Kendilerini yaşlı ve işe yaramaz hisseden dört eğitimci ve bir doğum günü yemeğinde bir insanın kanındaki alkol oranının 0,05'in altında olduğu tezini uygulamak istemeleriyle hayatlarında etki bırakacak macera başlıyor. Mads Mikkelsen'in doğallığına aşık olunabilecek cinsten bir iş. Başta her insanın…devamıKendilerini yaşlı ve işe yaramaz hisseden dört eğitimci ve bir doğum günü yemeğinde bir insanın kanındaki alkol oranının 0,05'in altında olduğu tezini uygulamak istemeleriyle hayatlarında etki bırakacak macera başlıyor. Mads Mikkelsen'in doğallığına aşık olunabilecek cinsten bir iş. Başta her insanın özenebileceği ama sarsıcı sonuçlar bırakabilecek bir deney olarak gözüküyor. Monoton ilerliyor aksiyonu, gerilimi olmayan bir tarz.
My Mister dizisine ne kadar benziyor dediğim yerde bir baktım senaristi aynı imiş. Yine herkese hitap etmeyen bir dizi çünkü sakin bir hayat, ruhsal ve psikolojik betimelemeler, günlük sıkıntılar, aile kavramını ve iş ilişkilerini sakin bir dille anlatıyor. Her karakter…devamıMy Mister dizisine ne kadar benziyor dediğim yerde bir baktım senaristi aynı imiş. Yine herkese hitap etmeyen bir dizi çünkü sakin bir hayat, ruhsal ve psikolojik betimelemeler, günlük sıkıntılar, aile kavramını ve iş ilişkilerini sakin bir dille anlatıyor. Her karakter çok kendine has burada az söz ile çok şey anlatma sanatı. Hayat dinginliği istiyorsanız bakın derim ama gerilim, aksiyon sevmez pek. Çok fazla monologlara yer verilmiş bu da çok hoşuma giden bir yön. Ve oyunculuklar hiçbirinde sırıtmıyor ve tabii kültürel reaksiyonlar mevcut
Spoiler içeriyor
Ünzile - Sezen Aksu'yu dinlediğimde aklıma her zaman bu yapım gelir. Çocuk gelin Reyhan, o kadar mücadelecidir ki gelinliğin altına pantolon giyip her daim kaçmak için hazır olda olan cesaret örneğidir. Evlendirildiği sübyancı namaz kılmadan gerdeğe bile girmiyor çocuk geliniyle…devamıÜnzile - Sezen Aksu'yu dinlediğimde aklıma her zaman bu yapım gelir. Çocuk gelin Reyhan, o kadar mücadelecidir ki gelinliğin altına pantolon giyip her daim kaçmak için hazır olda olan cesaret örneğidir. Evlendirildiği sübyancı namaz kılmadan gerdeğe bile girmiyor çocuk geliniyle düşünün o kadar dindar ve iyi bir sübyancı. Filmin sonunda hatırladığım kadarıyla Reyhan karakola sığınır ama tekrar ailesine verilir. Sonunun değişeceği ümidiyle izleyenlere tavsiyem Reyhan'a kimse sahip çıkmıyor günün sonunda gene çocuk gelin oluyor. Politik bir yazıya dönüşmeden....
Tam bir sanat yapımı Cate Blanchett'ın oyunculuğunun ön plana çıktığı bir film oldu. Psikolojik biyografi draması olan bu yapımda Berlin Orkestrasının ilk kadın şefi Lydia Tar'ın hayatını anlatıyor. Film oldukça uzun ve monoton ilerliyor yani herkesin sevebileceği bir tarz değil.Müzikal…devamıTam bir sanat yapımı
Cate Blanchett'ın oyunculuğunun ön plana çıktığı bir film oldu. Psikolojik biyografi draması olan bu yapımda Berlin Orkestrasının ilk kadın şefi Lydia Tar'ın hayatını anlatıyor. Film oldukça uzun ve monoton ilerliyor yani herkesin sevebileceği bir tarz değil.Müzikal sevenler için mükemmel bir örnek. Senaryodan çok Blanchett'ın oyunculuğuna hayran kalmak mümkün olabilir. Bu performans ile Venedik Film Festivali ödülünü alıyor ve tabii ki Oscar'a yine aday oldu. Biyografik film dalında bu sene en iyi film bence.
Spoiler içeriyor
2013 yapımı Lee Sun-gyun ve Jung eun-chae 'nin başrollerini paylaştığı bu yapım film yönetmeni profesörün ve annesi Kanada' ya giden Haewon adlı öğrencinin yaşadığı yasak aşkı konu alıyor. Konu ilgi çekici gözükse de oldukça monoton bir şekilde seyreden bir film.…devamı2013 yapımı Lee Sun-gyun ve Jung eun-chae 'nin başrollerini paylaştığı bu yapım film yönetmeni profesörün ve annesi Kanada' ya giden Haewon adlı öğrencinin yaşadığı yasak aşkı konu alıyor. Konu ilgi çekici gözükse de oldukça monoton bir şekilde seyreden bir film. Klasik kore tarzı konuşma ve kültür, monoton sohbetler barındıran herkese hitap etmeyen bir anlatımı var. Başrol kadın çok itici geldi oyunculuk mu kötü karakterin kendisi mi bu şekilde yazılmış anlamadım ama kesinlikle yapay buldum. Sun-gyun oppa rolü asla sırıtmadı her role kolayca giriyor ki zaten hep bu şekilde ılımlı adam rollerinde oynuyor. Başrol kızımız gerçekten çok güzel ama rolü aşırı sırıttı. Sonu da pek bir yere varmıyor her şey daha iyi olacak mesajı veriyor sadece.