Olabilmek.... Acıyı tatmış ama yine de hayatın sunduğu güzelliklerin tadını çıkaran insan olabilmek... Başkalarının onun için planladığı hayat çizgisinden saparak, kusurlu ama bir o kadar neşeli insan olabilmek... Güvenmenin bir risk değil, normal olduğunu hissettiren insan olabilmek... Travmalarının acısını başkalarından…devamıOlabilmek....
Acıyı tatmış ama yine de hayatın sunduğu güzelliklerin tadını çıkaran insan olabilmek...
Başkalarının onun için planladığı hayat çizgisinden saparak, kusurlu ama bir o kadar neşeli insan olabilmek...
Güvenmenin bir risk değil, normal olduğunu hissettiren insan olabilmek...
Travmalarının acısını başkalarından çıkarmaya çalışan değil, iyileşmeye çalışan insan olabilmek...
(Alıntı)
Sitem Ben ona sıkıntılı güz günleri içinde Yedi renkli yaz yağmurları dilemiştim Kırmak istememiştim duygu filizlerini Büyük bir ustalıkla susturup içimdeki uğultuyu Rüzgarımı olanca yumuşaklığıyla salmıştım üzerine İncinmesin diye tek, acıyı bile tersyüz eden İncelikli bir gülümsemeyle yüzümde. Ben ona,…devamıSitem
Ben ona sıkıntılı güz günleri içinde
Yedi renkli yaz yağmurları dilemiştim Kırmak istememiştim duygu filizlerini Büyük bir ustalıkla susturup içimdeki uğultuyu
Rüzgarımı olanca yumuşaklığıyla salmıştım üzerine İncinmesin diye tek, acıyı bile tersyüz eden
İncelikli bir gülümsemeyle yüzümde. Ben ona, gittikçe soğuyan zamanlarda Sıcacık bir sığınak olayım istemiştim İnsanlar içinde üşüdükçe güvenle gelebileceği.
Kuşların kanatları neden vardır? Bir insan neden ağlar yarı yaşına gelince? Bulutlar gökyüzünün yükü müdür, süsü müdür? Tutsağı mıdır rüzgarın sevgilisi midir? Konuşayım istemiştim bir yüreğin dilince Yanıtı olmayan sularda boğmak istememiştim.
Ben ona, sabah olamasam da Dingin bir ikindi olayım istemiştim
O her şeyin usul usul durulduğu saatlerde Gelsin, yüzünde uçuk bir gülümsemeyle Yaslasın yorgunluğunu gövdemin yaşlı çınarına Serip üzerine yapraklarımın ağırlıksız yorganını Dinlendireyim istemiştim gölgemin serinliğinde
Üşütmek istememiştim.
Ben ona, sevgi bir büyük deniz
Ömür bir köpüktür demiştim dalgaların ucunda
Uçuşan kırılan dağılan çoğalan;
Mavi resimler çizerek nemli bir sesle Kentin, yürüyüşüyle güzelleşen yollarına… Ne köpüksüz deniz, ne denizsiz köpük olur Ve kimse bilemez demiştim hangi kıyılara vuracağını…
Alıp o ak köpüğü avuçlarıma, zamansız Öldürmek istememiştim, çarparak yüreğimin kayalarına…
Ben ona ne istemişsem bu yalnızlık aylarında Gecikmiş, ince, güzel ve uzak Biraz da kendime istemiştim sevgi adına.
Şükrü Erbaş
Ne garip! Önce ceset kılınmışım, sonra ruh üflenmiş bedenime.İçecek suyum, yenecek lokmam, ikbalim, itibarım, idbarım, çilem varmış.Benim de yürünecek yolum varmış şu küre-i alemde, bu dünya üzerinden ben de gelip de geçecekmişim. Yoklar defterinde değilmiş kaydım. Toprak kivamında takılmamış, cesetle…devamıNe garip! Önce ceset kılınmışım, sonra ruh üflenmiş bedenime.İçecek suyum, yenecek lokmam, ikbalim, itibarım, idbarım, çilem varmış.Benim de yürünecek yolum varmış şu küre-i alemde, bu dünya üzerinden ben de gelip de geçecekmişim.
Yoklar defterinde değilmiş kaydım. Toprak kivamında takılmamış, cesetle toprak arasında kalmamışım.Ruhsuz bir beden olarak doğmamış, şuursuz bir ruh olarak yaratılmamışım.
Ademden vücuda geçmişim, vücuttan hayata,hayattan ruha,ruhtan şuura.
İnsan olarak yaratılmışım.
MİMOZA SÜRGÜNÜ
Bahçendeki ağaçların sarsıldığını fark et önce.Deniz, kıyıları dövmeye başlamış çoktan.Yağmurun damlaları camlarda kristal.Yer ile göklerin yaklaştığı kadar gece ile gündüz de birbirine yaklaşmış.Şeb-i Yelda.Kaldırımlarda sarı ışık topları, başında rüzgarların en fazla hatırlatanı.Renginden, kokusundan, sisinden, buğusundan kar sesini hatırla.Bir kerecik ne…devamıBahçendeki ağaçların sarsıldığını fark et önce.Deniz, kıyıları dövmeye başlamış çoktan.Yağmurun damlaları camlarda kristal.Yer ile göklerin yaklaştığı kadar gece ile gündüz de birbirine yaklaşmış.Şeb-i Yelda.Kaldırımlarda sarı ışık topları, başında rüzgarların en fazla hatırlatanı.Renginden, kokusundan, sisinden, buğusundan kar sesini hatırla.Bir kerecik ne olur kendi korunağından, sıcağından utanma.Üzerine atılan çizgili battaniyenin, ocağında yanan ateşin hesabını yapma.Acının kavramı kadar yakıcılığınıda bütünüyle sırtlanma.Çetele çıkarma.Herkesin yerine yanmaya kalkışma.Hani, "Siyahlık şöyle dursun, haddinden fazla beyazlık bile hoşa gitmez," diyor ya Şirazlı Sadi.Uy öğüde, küstahlaşma.Acı biraz.Esirge kendini.Bağışla.Telef olup gideceksin yoksa.