"Ang Hupa" (Kesinti) Filipinli Yönetmen Lav Diaz'dan 2019 çıkışlı 4 saat 42 dakikalık distopik film. 2034 yılının Filipinlerinde geçen öyküde dünya giderek yaşanmaz bir hale gelmiş, sadece Asya'da gerçekleşen volkan patlamaları nedeniyle güneş yok olmuş ve orada yaşayan insanlar karanlığa…devamı"Ang Hupa" (Kesinti) Filipinli Yönetmen Lav Diaz'dan 2019 çıkışlı 4 saat 42 dakikalık distopik film.
2034 yılının Filipinlerinde geçen öyküde dünya giderek yaşanmaz bir hale gelmiş, sadece Asya'da gerçekleşen volkan patlamaları nedeniyle güneş yok olmuş ve orada yaşayan insanlar karanlığa mahkum olmuşlardır. Bu tarihten 2-3 yıl kadar önce de "Kara katil" adlı ölümcül bir virüs ortaya çıkmış, salgının etkisiyle milyonlarca insan hayatını kaybetmiştir. Film salgından sonrasını ele alıyor. "Navara" adında bir diktatör ülkeyi sözde mutluluğa, refaha ulaştıracağını iddia edip halka cehennemi yaşamaktadır.
Yönetmen Lav Diaz halk içerisinde yaşayan birden fazla karakteri ele alarak yaşanan bu acı ve trajedileri izleyiciye sunmaktadır. Yapılan yanlışlar, söyleyenen yalanlar, kandırılan insanlar ve çalınan hayatlar...
Film deyip geçemeyeceğimiz bir hikaye. Yaşanabilir bir durum. İnsanoğlunun aç gözlülüğü ve kibrinin sonu yok sanırım. 10 yıl sonrasını anlatan bu film gerçekliğe çok yakın..
Etkili uzun planları ve güçlü sinematografisi ile Lav Diaz izleyiciyi etkilemeyi başarıyor. Sinemaseverlere öneriyorum.
"Cha No Aji" (The Taste of Tea) Japon yönetmen Katsuhito Ishii tarafından 2004 yılında çekilmiş komedi drama filmi. Şunu rahatlıkla söyleyebilirim 2000 sonrası izlediğim en iyi japon filmlerinden biri oldu. Hayatın içinden saf, gerçekçi ve nahif bir öykü. Karakterler o…devamı"Cha No Aji" (The Taste of Tea) Japon yönetmen Katsuhito Ishii tarafından 2004 yılında çekilmiş komedi drama filmi.
Şunu rahatlıkla söyleyebilirim 2000 sonrası izlediğim en iyi japon filmlerinden biri oldu. Hayatın içinden saf, gerçekçi ve nahif bir öykü. Karakterler o kadar güzel ki her biri ayrı sevindiriyor izleyiciyi. Gerek efekti ile gerekse de komik sahneleri ile etkilemeyi başarıyor. Konusundan falan bahsetmek istemiyorum sadece açın izleyin. Böyle filmlerin değeri bilinmeli.
A Film By Alex Garland 2022 yılının en çok konuşulan filmlerinden biri olan Men'i sonunda izlemiş bulunmaktayım. Normalde sadece Türk izleyicisinin anlamadığı film derdim ama yabancı platformlara bakıyorum da onlarda anlamamışlar. Film metaforlarla dolu. Özellikle kadınların izlemesinin gerektiğini düşünüyorum. Zira…devamıA Film By Alex Garland
2022 yılının en çok konuşulan filmlerinden biri olan Men'i sonunda izlemiş bulunmaktayım. Normalde sadece Türk izleyicisinin anlamadığı film derdim ama yabancı platformlara bakıyorum da onlarda anlamamışlar. Film metaforlarla dolu. Özellikle kadınların izlemesinin gerektiğini düşünüyorum. Zira insanlığın ilk doğuşundan itibaren ortaya çıkmış bazı erkek üstünlüğünü yaşamın her anında görmekteyiz. Filmin teması da bunun üzerine kurulu. Baş karakter "Harper" eşinden boşanmak istemesi üzerine tehdit alır ancak bu kendi hayatının değil aksine ayrılmak istediği adamın hayatıyla ilgilidir. Eşi, benden ayrılırsan intihar ederim, vicdan azabıyla acı çekersin diyor. Bu yolla ayrılığı engellemeye çalışıyor.
Yönetmen bu konuyu öyle iyi ele almış ki gerçekten övgüyü hakediyor. Adem ve Havva'dan tutun Yunan mitolojisine kadar birçok gönderme ve metafor içeriyor. Filmin genel olarak türü gizem gerilim.. Özellikle izleyenlerin gerilimi beğeneceklerini düşünüyorum. Spoiler olmaması için başka bir şey anlatamayacağım. Son olarak finali çok etkileyiciydi. Herkese değil sadece sanatseverlere öneriyorum.
Umutluydum ama maalesef beğenemedim.. Dramayı o kadar çok abartmışlar ki. İzleyici bu nedenden dolayı mantık hatalarını göremiyor. Çerezlik niyetine izleyebilirsiniz. Pek tavsiye etmiyorum.
"Gerçek bir oyun yazarı... bize sanat koşullarındaki hayatı gösterir, hayat formunda sanatı değil." (Sayfa 11) "... taklit hakaretin en samimi halidir." (Sayfa 17) "Bir sanat ne kadar soyut ne kadar ideal olursa bize yaratıldığı çağın ruhunu o kadar açık eder.…devamı"Gerçek bir oyun yazarı... bize sanat koşullarındaki hayatı gösterir, hayat formunda sanatı değil." (Sayfa 11)
"... taklit hakaretin en samimi halidir." (Sayfa 17)
"Bir sanat ne kadar soyut ne kadar ideal olursa bize yaratıldığı çağın ruhunu o kadar açık eder. Bir milleti sanat aracılığıyla anlamak istiyorsak onun mimarisine ya da müziğine bakmamız gerekir." (Sayfa 17)
"Herkes üç ciltlik bir roman yazabilir. Tek gereken hayat ve edebiyat konusunda tam bir cehalettir." (Sayfa 20)
"Nihayetinde, ister evlilik ister arkadaşlık olsun bütün ilişkilerin tutkalı karşılıklı konuşmadır." (Sayfa 31)
"İnsanların çoğu kendileri değil başkalarıdır. Düşünceleri başkalarının kanaatleridir, hayatları taklit, tutkuları alıntıdır." (Sayfa 32)
"İnsanı mantıklı bir hayvan olarak tanımlayan kimdi merak ediyorum. Gelmiş geçmiş en yersiz tanım bu. İnsan pek çok şey olabilir ama mantıklı değildir." (Sayfa 60)
İrlandalı yazar Oscar Wilde'ın başta sanat olmak üzere birçok alanda kendi görüşlerini özdeyişlerle sunduğu eseri. İngiltereyi, etkili mizahıyla güçlü bir şekilde eleştirmektedir. Bunun yanı sıra insanı, insanın iç dünyasını, yer yer politikayı ve yer yer doğayı ele almaktadır. Aforizma sevenlere tavsiye ederim ancak her ne kadar hoşuma gidenleri yukarıda paylaşmış olsamda, yazarın çoğu görüşüne katılmıyorum. Özellikle sanat ile ilgili olan deyişlerine... Merak edenler okuyabilirler.