Polis kasım kasım kasılıyor on üç yasinda bi kiz olsam ondan cok etkilenirdim. Gangster babaydi baya karizmatikti bence, katilde bok gibi biseydi yani anlamadim. Acikcasi finalide beni etkilemedi, begenmedim diyebilirim. Sizde izlemeyin
İsmail Hacıoğlu döktürmüş. Bu aralar izlediğim en güzel dramlardan biriydi. İki özel bireyin birbirlerine şuursuzca aşık olmalarını anlatıyor. Tabii karakterimizin başından geçen olaylar ve hastaneye yatırılma süreci çok üzücü, ben o sekanslardan sonra daha romantik bir film beklerken bekçi oeler…devamıİsmail Hacıoğlu döktürmüş. Bu aralar izlediğim en güzel dramlardan biriydi. İki özel bireyin birbirlerine şuursuzca aşık olmalarını anlatıyor. Tabii karakterimizin başından geçen olaylar ve hastaneye yatırılma süreci çok üzücü, ben o sekanslardan sonra daha romantik bir film beklerken bekçi oeler çıkageldi 😔 dram yapımları seviyorsanız izleyebilirsiniz. 10/10 veriorm
Bir komedyenin tutuklanması aklıma bu filmi getirdi. İlk bakışta alakasız gibi görünse de bence aralarında dolambaçlı da olsa bir bağ var. Filmin konusu şu soruya yanıt arıyor. "Hitler bugün Almanya'ya geri gelse ne olurdu?" Birkaç olayın ardından Hitler günümüze ışınlanıyor.…devamıBir komedyenin tutuklanması aklıma bu filmi getirdi. İlk bakışta alakasız gibi görünse de bence aralarında dolambaçlı da olsa bir bağ var.
Filmin konusu şu soruya yanıt arıyor. "Hitler bugün Almanya'ya geri gelse ne olurdu?" Birkaç olayın ardından Hitler günümüze ışınlanıyor. İnsanlar onun gerçek olduğunu anlamıyor-ki kendisi çokca belli ediyor- onun yerine cosplay yaptığını düşünüyorlar ve o da bu yanlış anlaşılmayı kullanarak yeniden siyasetin içine giriyor.
Filmin politik sahnelerinde yalnızca Hitler değil, dönemin siyasetçileri, toplumun duyarsızlığı ve geçmişten yeterince ders çıkaramaması da eleştiriliyor. Almanlarında senaristi tutuklamadığını eleştirileri susturmadıklarını söylemem gerek. Eleştirel mizah arıyorsanız bence izlemeye değer.
(Bundan sonrası tamamen benim yorumum filmle ilgili değil.)
Aksini düşünenler mutlaka olacaktır ama bana göre ağır travmalarla baş etmenin en etkili yollarından biri, zamanı geldiğinde onlar hakkında mizah yapabilmektir. Burada kastettiğim şey gündelik hayal kırıklıkları değil; toplumun ortak hafızasında yer etmiş acılar ve zor dönemler. Ben de hayatım boyunca en zor anlarımda mizahı bir savunma mekanizması olarak kullanmaya çalıştım. Herkes böyle olmak zorunda değil elbette, bunu sadece mizaha neden bu kadar değer verdiğimi anlatmak için söylüyorum.
Mizahın özellikle bir eleştiri aracı olarak kullanılmasını seviyorum. Deniz'in son gösterisinde de bunu yapmaya çalıştığını düşünüyorum. Üzeri örtülmüş olan bir araba kazasını şaka üzerinden yeniden gündeme taşıması, bana göre mizahın ne kadar güçlü bir araç olabileceğini gösteriyor.
Fakat tartışmaların odağı bambaşka bir yere kaydı. Gösteride canlandırdığı kurmaca bir karakterin dört kitap hakkında söylediği sözler konuşulurken, verilmek istenen asıl mesaj geri planda kaldı. Bana göre bu üzücü.
Ricky Gervais Armageddon-ki kendisi çoğu zaman çizgiyi aşar- gösterisinde kendisine yöneltilen eleştirilere buna benzer bir cevap veriyordu. Kabaca, "Sahnede söylediklerimi savunmuyorum. Burada canlandırdığım pedofili gerçek değil. Gerçek olanlar parklarda ve gerçek hayatta. Ben olmayan bir çocuğu kaçırıyor, olmayan bir köpeği sevdiriyorum." diyordu. Buradaki temel fikir, sahnedeki karakter ile gerçek kişinin aynı şey olmadığıydı.
Bence mizah tam da bu çizgide olmalı. Rahatsız edici olabilir, sert olabilir ama düşündürmeli. Hükümetin ya da, eleştirilen sorunları düzeltmek yerine eleştiriyi susturmayı tercih ettiği dönemdeyiz. Bugünde susturulan deniz oldu😔
"War... War never changes." Üzerlerindeki üniforma hariç diğer her şeyleri aynı olan insanların birbirlerini nasılda yiyip bitirdiklerini anlatan son derece çarpıcı bir filmdi. Unutulmaz bir deneyim olmuştu benim için. Savaş filmlerine veya içinde savaş olan dizilere bile farklı bir bakış…devamı"War... War never changes." Üzerlerindeki üniforma hariç diğer her şeyleri aynı olan insanların birbirlerini nasılda yiyip bitirdiklerini anlatan son derece çarpıcı bir filmdi. Unutulmaz bir deneyim olmuştu benim için. Savaş filmlerine veya içinde savaş olan dizilere bile farklı bir bakış açısı kazandırmıştı. Biraz daha filme değinmek gerekirse bu film
Savaşın boktanlığının ve içinde bulunulan durumun ne kadar içler acısı olduğunun bir resmi adeta. Savaş çığırtanlığı yapanlar veya "Savaş Türk'ün düğünüdür." Kafalarında olanlar izlesin, belki gerçekleri biraz daha görebilirler. Zaruri olmadıkça savaş cinayettir.
B99 diğer sitcomların aksine alışıldık olan üç beş mekanda geçmek yerine bir çok farklı mekan kullanan bi sitcom, bu sebepten olsa gerek her bölümü ayrı bir eğlenceli, kendine has. Bazı olaylarıda tek bölümde bitirmek yerine diğer sezonlarada sıçrayacak şekilde yaymaları…devamıB99 diğer sitcomların aksine alışıldık olan üç beş mekanda geçmek yerine bir çok farklı mekan kullanan bi sitcom, bu sebepten olsa gerek her bölümü ayrı bir eğlenceli, kendine has.
Bazı olaylarıda tek bölümde bitirmek yerine diğer sezonlarada sıçrayacak şekilde yaymaları çok güzel bir tercih olmuş. Doug Judyli bölümleri gördükçe uzun zamandır görmediğim bir arkadaşımı görmüş gibi hissediyordum. Muhtemelen bir çoğumuzda öyle hissetmiştir.
Oyuncuların sürekli bir başkasının referansıyla seçilmeside ayrı tatlı bir olay. Bazı röportajlarda set ortamının diziden daha keyifli olduğunu falan söylemişler. Bu oldukça tatlı ve bi fan olarak beni daha ait hissettiriyor.
Komedi işlerine ilginiz varsa kesinlikle göz atın, ben pilot bölümlerle arası iyi olan biri değilim o yüzden iki ve üçüde izlemiştim sizde aynı şekilde yaparak karar verebilirsiniz.
İzlemiş aganinyolarla da konuşuyormuş olmak için söyleyim ABİ BU SOYGUN BOLUMLERİ NE GUZEL SEYLER AMK YA, Ben nedense son soygunda hitchcock ve scullynin kazanacagina kendimi cok inandirmistim 😔 AYRİCA PİMENTONUNDA COK UNDERRATED OLDUGUNU DUSUNUYORUM
Eğer oyunu oynadıysanız kesinlikle izleyin. (Ben yalnızca New Vegas oynadım) O kadar güzel uyarlamışlar ki izlerken oyunu oynadığımdan bin kat daha keyif aldım. EĞER OYUNU OYNAMADIYSANIZ. Yine izleyebilirsiniz. Oyuncular çok güzel. 3 Farklı povdan ilerliyoruz. Hiç biri sıkmıyor sürekli bir…devamıEğer oyunu oynadıysanız kesinlikle izleyin. (Ben yalnızca New Vegas oynadım) O kadar güzel uyarlamışlar ki izlerken oyunu oynadığımdan bin kat daha keyif aldım.
EĞER OYUNU OYNAMADIYSANIZ. Yine izleyebilirsiniz. Oyuncular çok güzel. 3 Farklı povdan ilerliyoruz. Hiç biri sıkmıyor sürekli bir akış halinde kendinizi diziye sürüklenmiş halde buluyorsunuz. Bir günde bir sezon bitirdim.
Üç povdan bahsetmiştim; Lucy, maximus ve ghoul bu povların sahibi. Lucy babasını bulma umuduyla bu karanlık yüzeyde maceraya atılan saf mı saf esssekkk mi essek tatlıs bi karakter. Maximus ise bir şovalye silahtarı ve aksiyon işleri biraz orda dönüyor. GHOUL İSE BİR BABADIR BABA YANİ O KADAR KARİZMATİK COK AZ KARAKTER VAR.
Oyunu oynamadan izlemeye başlarsanız fln ben bi kaç sey yine aciklarim ama yeminle cok keyifli cok sariyor. Yapimci ekip zaten oyunun hayraniymis. Muazzam bi uyarlama olmus.
Spoiler içeriyor
Yav Nyra sen ne kadar sulu göz bir insansın ya tahtı alırken ağlarsın, gaspçıyı öldürürken ağlarsın. Asla iyi bir lider olmadın olamayacaksın allah belanı versin. Daemon babaya sal şu tahtı siktir git
Eski bir yapım tam 40 yıl geçmiş, amazingo primeda takilirken gorup izleyim dedim. Bence guzeldi kliselerle doluydu ama olsun. Gercek hayattan esinlenilmis. Tasrada kalmis bir okulun eyalet sampiyonu olma hikayesini anlatiyor. Gayet yureklendirici bir filmdi. Basketbol sahneleride gercekciydi. Bence izlemeyin…devamıEski bir yapım tam 40 yıl geçmiş, amazingo primeda takilirken gorup izleyim dedim. Bence guzeldi kliselerle doluydu ama olsun.
Gercek hayattan esinlenilmis. Tasrada kalmis bir okulun eyalet sampiyonu olma hikayesini anlatiyor. Gayet yureklendirici bir filmdi. Basketbol sahneleride gercekciydi. Bence izlemeyin ama guzeldi yani bunuda bilin