İşte şimdi, insanların dolu dizgin gezdiği bir eksiklikle kopartıyorum tezgâhlarımı. Mütereddit bir hâlde, bütün kuruntu yaptıklarımı bağışlıyorum. Hicran sayfasına takılıyor çocukların umutları. Yargı ayağıma dolanıyor, ama adaletin gözleri uzakta. Kasvet mevsimi takvim yapraklarını bir bir lime ediyor. Soğuk parmaklıklara bırakıyor…devamıİşte şimdi, insanların dolu dizgin gezdiği bir eksiklikle kopartıyorum tezgâhlarımı.
Mütereddit bir hâlde, bütün kuruntu yaptıklarımı bağışlıyorum.
Hicran sayfasına takılıyor çocukların umutları.
Yargı ayağıma dolanıyor, ama adaletin gözleri uzakta.
Kasvet mevsimi takvim yapraklarını bir bir lime ediyor.
Soğuk parmaklıklara bırakıyor nefretini.
Bütün gölgeler birbirinden ayrıldı.
Sıradan değil bu.
Buz gibi duvarların ardında kalıyor bir dünya.
Benim ise uçurtmam uzaklarda.
(Uçurtmamı Geri Ver)
Ölmek mi istiyorsun? Git o zaman at kendini denize. 5 saniye sonra hayatta kalmak için çırpındığını fark edeceksin. Sen kendini öldürmek istemiyorsun, sen içindeki bir şeyleri öldürmek istiyorsun. ~ Morgan Freeman
Sonra herkes kadeh kaldırıyor kaybettiklerine. - Şerefe - Neye içiyoruz? - Gidenlere.! - Kim gitti? - Kimse kim. - Doğru ya. Herkesin bir gideni var. Di'mi? - Bir de gönderdikleri.. ~ Feridun Kurt
Hazır yeni yaşım, adım adım yaklaşıp, ve bunun üzerine ilham gelmişken yine aklıma gelen, birkaç sözü karaladım. Paylaşmak için, yeni yaşımı alacağım günü bekleyemedim, o kadar sabırsız birisiyim:) "Öncelikle bu yaşıma kadar, şehirlerin, toplumun geçim sıkıntısı, depresyon, bulaşıcı hastalıkların ve…devamıHazır yeni yaşım, adım adım yaklaşıp, ve bunun üzerine ilham gelmişken yine aklıma gelen, birkaç sözü karaladım.
Paylaşmak için, yeni yaşımı alacağım günü bekleyemedim, o kadar sabırsız birisiyim:)
"Öncelikle bu yaşıma kadar, şehirlerin, toplumun geçim sıkıntısı, depresyon, bulaşıcı hastalıkların ve aynaların, bana tecrübe kazandırdığı, çok şeyler olduğunu söyleyebilirim.
Belki de, bu kadar sıkıntıların üstüne, bunları okuyunca birileriniz, aynalara daha çok bakacak, ya da birileriniz, bunu tecrübe edene kadar, o aynalardan uzak kalacak.
Evet doğru, durmadan aynanıza bakıyorsunuz; kendinize acıyarak bakıyor, acımasız sözler söylüyorsunuz. Öfkeleniyorsunuz, dağıtmak istiyorsunuz ve en sonunda, kendinize hiç beklemediğiniz bir yerde zarar veriyorsunuz.
Hem de kendinizi iyi görmenize rağmen, insanların sizi kendinize iğrenç biriymişsiniz gibi tanımlamasıyla.
Ama şunu unutmayın ki, asıl acıyarak baktığınız kişi, sizin kendinize olan bakışlarınız değil; insanların size karşı olan bakışlarıyla kendinize baktığınız kişidir. Evet, acımasız sözler söylüyor, öfkeleniyor, dağıtıyorsunuz. Ve aslında zarar vermek istediğiniz kişi siz değilsiniz; sizin farklılık katan güzelliklerinizi bir kusurmuş gibi yüzünüze vuranlardır.
Şunu bilmenizi isterim ki sizi, sizden başka kimse gerçekten göremez ve kimse sizi siz kadar iyi tanıyamaz.
Tıpkı İsmet Özel'in dediği gibi: "Ben aynaya bakmam, aynaya bakmaktan hoşlanmam; çünkü ben, aynada kendimi görmek yerine, insanların beni nasıl görmek istedikleri gibi görüyorum."
Ya aynanızın karşısına geçtiğinizde kendinize, insanların gözünden değil de kendinizi bularak, tanıyarak bakın; ya da kendinizi başkasının gözünden görecekseniz eğer, o aynayı kırıp atın."
İçimden geldi, bunları yazmak istedim.
Unutmayın ki, hepiniz çok değerlisiniz, raflı dostlarım🌼