Kulaklığım kayboldu bul’dan bakıyorum evde gözüküyor ama harita beni odadan odaya dolaştırdı bir türlü bulamadım ya asla 3 gündür benden ayrısın bekle annecim bulacağım seni
Kagliostro’nun Şatosu, Miyazaki’nin macera ve kahramanlık temasına getirdiği benzersiz dokunuşu görmek için harika bir başlangıç. Filmde Lupin, sadece zeki bir hırsız değil; içindeki adalet duygusu ve masumiyeti koruma isteğiyle hareket eden, sıradışı bir kahraman. Prenses Clarisse ile kurduğu bağ, tipik…devamıKagliostro’nun Şatosu, Miyazaki’nin macera ve kahramanlık temasına getirdiği benzersiz dokunuşu görmek için harika bir başlangıç. Filmde Lupin, sadece zeki bir hırsız değil; içindeki adalet duygusu ve masumiyeti koruma isteğiyle hareket eden, sıradışı bir kahraman. Prenses Clarisse ile kurduğu bağ, tipik bir aşk hikayesinden ziyade, onu koruma içgüdüsüyle şekillenen saf ve samimi bir ilişki olarak sunuluyor. Bu bağ, hikayeye duygusal bir derinlik katarken Miyazaki’nin “saf olanı koruma” temasına güçlü bir vurgu yapıyor.
Miyazaki’nin Avrupa estetiğine olan ilgisi, Cagliostro Krallığı’nın atmosferinde belirgin bir şekilde kendini gösteriyor. Göz alıcı şato, gizemli sokaklar ve yemyeşil vadiler, izleyiciyi bir peri masalının içine çekiyor. Ancak bu estetik güzelliğin altında yatan adalet ve vicdan arayışı, filmi gerçek bir anlam derinliğine taşıyor. Kagliostro’nun Şatosu, sadece aksiyon ve mizahla dolu bir macera değil, insan doğasının iyilik arayışına dair ince işlenmiş bir keşif.
İzlerken eskiye gidiyorsunuz sanki bir cumartesi günü herkesten erken kalkmışsınız ve tvde bu film var sessiz sessiz izliyorsunuz ve dışarıda kar yağıyor.
Black Butler, Japon mangaka Yana Toboso tarafından yaratılan ve animeye uyarlanan karanlık ve gotik temalı bir seridir. 19. yüzyılın İngiltere’sinde geçen hikaye, intikam ve sadakat gibi temalar etrafında şekilleniyor. Serinin ana karakteri Ciel Phantomhive, ailesi öldürüldükten sonra soylu bir İngiliz…devamıBlack Butler, Japon mangaka Yana Toboso tarafından yaratılan ve animeye uyarlanan karanlık ve gotik temalı bir seridir. 19. yüzyılın İngiltere’sinde geçen hikaye, intikam ve sadakat gibi temalar etrafında şekilleniyor. Serinin ana karakteri Ciel Phantomhive, ailesi öldürüldükten sonra soylu bir İngiliz çocuğu olarak Phantomhive malikânesinin tek varisi olur. Ancak onun asıl görevi, Kraliçe’nin görevini yerine getirirken İngiltere’nin gölgelerdeki tehlikeleriyle savaşmak ve ailesinin intikamını almaktır.
Ciel Phantomhive, karakter olarak çocuk yaşta büyük bir sorumluluğun altına giren ve ailesinin intikamı için şeytanla anlaşma yapan güçlü ve karanlık bir figürdür. O, Sebastian Michaelis adında bir şeytanla anlaşma yapmıştır. Sebastian, Ciel’in intikamını almasına yardım edecektir ancak bunun karşılığında Ciel’in ruhunu alacaktır. Bu anlaşma, serinin en ilgi çekici yönlerinden birini oluşturur ve sadakat, fedakarlık gibi temaları işlerken, dostluk ve çıkar ilişkileri arasında ince bir çizgi çizer.
İlk defa bu kadar uzun bir anime izledim, hem çok eğlenceliydi hem de çok güzeldi. Çok eski bir yapım olmasına rağmen mizahı hala sağlam. Çok sevdim çok beğendim, izleyin izlettirin.
Fotoğraf makinam var bu sene aldım ama aklım hala instax minide alsam mı almasam mı çok ikilemdeyim. Fotoğraf makinasını her yere götüremiyorum küçük bir kamera almak istiyorum cebimde taşıyayım fit fit çekeyim önüme geleni instaxla da bu mümkün değil ..…devamıFotoğraf makinam var bu sene aldım ama aklım hala instax minide alsam mı almasam mı çok ikilemdeyim. Fotoğraf makinasını her yere götüremiyorum küçük bir kamera almak istiyorum cebimde taşıyayım fit fit çekeyim önüme geleni instaxla da bu mümkün değil .. yorma be kızım telefon neyine yetmiyor
Liam Payne vefat etmiş şok oldum bizim neslin ilk aşkı… 🫂 Bu arada adamın sadece taziye haberini gördüm bizde olsa ne teoriler döner ne görüntüler ses kayıtları çıkar ilk saatten