Tishok: Ateşi henüz yanarken kucaklamak. Terimini bana katan tatlı, dozunda bir animasyon. Milyonlarca bahane varken " evet'in de" orada olduğunu gösteren ve beni gülümseten bir yapıt 🔥💧
Spoiler içeriyor
Konusu çok güzel olan ve o soruyu hep aynı günü yaşasan ne yapardını herkese sormama yarayan film. Tatlı bir bakış açısı olsun. Aynı günü hep yaşasaydım muhtemelen sevdiğim insanı tekrar tekrar severdim ( romantik bir cevap). Son ne kadar tatlı…devamıKonusu çok güzel olan ve o soruyu hep aynı günü yaşasan ne yapardını herkese sormama yarayan film. Tatlı bir bakış açısı olsun. Aynı günü hep yaşasaydım muhtemelen sevdiğim insanı tekrar tekrar severdim ( romantik bir cevap). Son ne kadar tatlı olsa da biraz mantıksızdı, sevemedim. Onun dışında dağ sıçanının veyahut köstebeğin araba sürmesi müthişti.
Bir uyarlamaymış, orijinalini izlemedim ama o daha güzeldir diye düşünüyorum. Normalde bu tarz filmleri sevmem ama bunu sevdim. Belki duygusal anımdandır belki başka bir şey. Belki de yaşadığım şeylerle bir bağ kurmamdandır sevmem. Hazal'ı biraz kendime benzettim. Bir de sevdiğim…devamıBir uyarlamaymış, orijinalini izlemedim ama o daha güzeldir diye düşünüyorum. Normalde bu tarz filmleri sevmem ama bunu sevdim. Belki duygusal anımdandır belki başka bir şey. Belki de yaşadığım şeylerle bir bağ kurmamdandır sevmem. Hazal'ı biraz kendime benzettim. Bir de sevdiğim repliğini paylaşayım.
"Zamanı geri getirebilsem, her şeye saatlerce bakardım.Çünkü artık ne kadar hatırlıyorsam o kadar görüyorum."
Kitabını seneler önce okuduğum bu eserin bir de filmini izleyeyim dedim. Çok geç kaldık ama ne biliyim sevmiyorum kitabını okuduğum şeyleri izlemeyi. Ama genel olarak sevdim. Tabi film olduğu için gururlarına kudurdum, kitapta bu kadar hissetmemiştim bu duyguyu.
Güzel bir animasyondu, tatlı yerlere değindi. Şans, bahtsızlık gibi olgulara farklı bir yönüyle ele almış. Sonlara doğru cidden bahsedilen gibi şansızlığın bu kısmına da bakmalıyım dedim. Zaten Bob benim için daha afişinden çok sevdiğim bir karakter olacağı belliydi. Kara kedilerin…devamıGüzel bir animasyondu, tatlı yerlere değindi. Şans, bahtsızlık gibi olgulara farklı bir yönüyle ele almış. Sonlara doğru cidden bahsedilen gibi şansızlığın bu kısmına da bakmalıyım dedim. Zaten Bob benim için daha afişinden çok sevdiğim bir karakter olacağı belliydi. Kara kedilerin hayranıyım çünkü. Ve Alamancı unicornumuz da kardeşimle en sevdiğimiz karakterdi ( dublajı baya güzel) Neyse işte size iyi ve kötü şanslar efenim🍀
Beni baştan beri rahatsız eden sanırım bu yaş farkı. O yaş farkı olmasa Asperger sendromunu anlayamayız ama yine de izlerken yaş farkı baya etkiledi. Onun dışında kalan kısımları muhteşem, felsefik olarak öyle güzel cümleler geçiyor ki içinden. Aslında sevdiğim alıntıları…devamıBeni baştan beri rahatsız eden sanırım bu yaş farkı. O yaş farkı olmasa Asperger sendromunu anlayamayız ama yine de izlerken yaş farkı baya etkiledi. Onun dışında kalan kısımları muhteşem, felsefik olarak öyle güzel cümleler geçiyor ki içinden. Aslında sevdiğim alıntıları yazardım bir köşeye ama bu animasyonunun her şeyini yazacağım için neredeyse imkansız o yüzden maslarmalesef bütün alıntılar bu animasyona özel kalsın. Kağıtta kalmasın. Tabi Max ve Mary'nin mektuplarında kalsınlar. Devrim niteliğinde sözler, düşünceler vardı kısaca ama sonu daha iyi bitemezdi bence :)
Edit: Sen aklında tutarsın zaten burada neyi sevdiğini.Klip sahnesinde gülmekten yerlere yattım, genel olarak hayvanla hayvan olmak sahneleri müthişti. Gevrek,Mestan çok tatlılardı bir de 🐶🦎