"Birbirimizden ayrı düştük // Dağıldık dört bir yana // Artık şarkı söyleyenler değil bir arada // Olmuşlar paramparça // Geçmişe dönüp bakacağız puslu gözlerle, merak edeceğiz oyunlarımız, okul yıllarımız nasıldı diye // Oynayıp coşarken ne mutluyduk biz." "Bizim hayatlarımızın kurtardığımız…devamı"Birbirimizden ayrı düştük // Dağıldık dört bir yana // Artık şarkı söyleyenler değil bir arada // Olmuşlar paramparça // Geçmişe dönüp bakacağız puslu gözlerle, merak edeceğiz oyunlarımız, okul yıllarımız nasıldı diye // Oynayıp coşarken ne mutluyduk biz."
"Bizim hayatlarımızın kurtardığımız hayatlardan pek de farklı olmadığını düşünüyorum. Hepimiz misyonumuzu tamamlıyoruz. Belki de hiçbirimiz yaşadıklarımızı tam olarak anlamıyor ve yeterli zamanımızın kalıp kalmadığını hissedemiyoruz."
"Ben, Marjane, geleceğin peygamberi, kararımı verdim. Bir, herkes iyi huylu olmak zorunda. İki, herkes güzel kelimeler kullanmalı. Üç, herkes bir iyilik yapmak zorunda. Dört, fakirler günde en az bir kez kızarmış tavuk yiyebilmeliler. Beş, yaşlı kadınlar bir daha asla acı…devamı"Ben, Marjane, geleceğin peygamberi, kararımı verdim. Bir, herkes iyi huylu olmak zorunda. İki, herkes güzel kelimeler kullanmalı. Üç, herkes bir iyilik yapmak zorunda. Dört, fakirler günde en az bir kez kızarmış tavuk yiyebilmeliler. Beş, yaşlı kadınlar bir daha asla acı çekmeyecek."
"Sadece milliyetçilik ve din insanları heyecanlandırıyor."
"Kim dayanabilir zamanın kırbacına? Zorbanın kahrına, gururunun çiğnenmesine, Sevgisinin kepaze edilmesine, Kanunların bu kadar yavaş Yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine. Bir bıçak saplayıp göğsüne kurtulmak varken, Kim ister bütün bunlara katlanmak, Ağır bir hayatın altında inleyip terlemek."
"O moaning wind! what had we done To have such a seneschal?" ----------------------------------------- "Ey inleyen rüzgar! biz ne yaptık Ki bunları görmeye mecbur kaldık?"
"Bütün bu insanların ortak noktası tehlikeli ve tehlikede olmalarıdır; yüzleştikleri ve başkalarını yüzleşmek zorunda bıraktıkları tehlike bizim deyimimizle tinsel ya da ruhsaldır ve dolayısıyla düşseldir. Ne var ki bu tehlikenin düşsel olması, daha az gerçek olmasını gerektirmez; düş gücünün insan…devamı"Bütün bu insanların ortak noktası tehlikeli ve tehlikede olmalarıdır; yüzleştikleri ve başkalarını yüzleşmek zorunda bıraktıkları tehlike bizim deyimimizle tinsel ya da ruhsaldır ve dolayısıyla düşseldir. Ne var ki bu tehlikenin düşsel olması, daha az gerçek olmasını gerektirmez; düş gücünün insan üzerindeki etkisi, yerçekimi kadar gerçektir ve prusik asit kadar öldürücü olabilir."
"Derler ki yaşamak denilen çığlık çıldırmasıyla yaratıldı tanrının alın yazısı diye gelip çivilenmiş iki kaşımızın ortasına hep ağladığımız yer o gidilen."