Zihnimin içinde puslu bir gezegen vardı. Gezegenin içinde benim soluklarımın yalnızlığı taşıyordu. Hava, su yoktu. Olan tek şey kan ve gözyaşıydı. Sessiz bir köşede ölmeyi beklediğim kimsesiz bir gezegende,kimsesizdim.
İnsan tek başınayken doğruyu, yanlışı iyi ayırt ediyordu da üzerine iki üç bakış sinince şaşıyordu terazisi. O bakışlar ne diyor diye bakası geliyor, baktıktan sonra da bir daha kendine dönemiyor, o terazi bir daha eski dengeyi bulamıyordu.
Bu kitabı yargılarını bırakarak okuyacak her insanın ağlayacağına eminim. Bana en çok dokunan bu hikayenin gerçek olması. Yetimhanede birbirine sahip çıkan iki küçük çocuk. Zamanla duyguları aşka dönüşür. Bunun kabullenmesini bile yaşayamadan toplumdan gördükleri o kötü baskılar... Ne kadar ağladım…devamıBu kitabı yargılarını bırakarak okuyacak her insanın ağlayacağına eminim. Bana en çok dokunan bu hikayenin gerçek olması.
Yetimhanede birbirine sahip çıkan iki küçük çocuk. Zamanla duyguları aşka dönüşür. Bunun kabullenmesini bile yaşayamadan toplumdan gördükleri o kötü baskılar... Ne kadar ağladım bilmiyorum bile...
Bir dizide aradığım ne varsa🧡 Kaos, entrika, ihanet, cinayet,gizem ve aşk. Oyunculuklar dışında çok güzel bir diziydi. Klasik komşu röntgenleme dizisi olarak açtım ve sonunda vay be dedim.
Klâsik fantastik kahramanlardan çok uzak Harmony. Aşk, dram ve o kasvetli havayı sonuna kadar hissettim. Kızımız insanların acılarını ve korkularını kendi vücuduna çekiyor. Tabi sonrasında onunla başa çıkması çok acılı geçiyor. Ben severek izledim.
Bir yanım izlemeyin diyor. Kendi gezegeninde kuraklık olan uzaylı su bulmak için aramıza geliyor. Sonra biz insanların kötülüklerine şahit oluyor. Filmin yarısı cinsellikten ibaret. Zorlayarak bitirdim. Canı sıkılan izlesin. Kitabını okumanızı da tavsiye ederim.