Ahmed arifin dediği gibi; Sevdiklerinize yüreğinizde ne varsa hissettirin. Belki ne yarın olur, Ne de yarın "o" olur. Hayat geç kalmayı hiç affetmez...
Senin günün güneşi görünce başlar, benim günüm seni görünce. Sen üzüldüğünde ağlarsın, bense ağladığını görünce. Sen bazen uçuş uçuş coşarsın, bense gülüşünü görünce. Nasıl da işlemişsin içime... Seninle nefes alıyorum, seni görmesem bile.
"Senede bir günü 'Kavuşma Günü' ilan etsinler. Şartlar ne olursa olsun, gerçek sevenler mutlaka buluşsun. Kavuşmak cennete kalmasın; dünya, senede bir gün dahi olsa cennet olsun."
Yaşasaydık, o günleri biz de yaşasaydık Gülüşseydik, biz de birazcık gülüşseydik Sever miydik? O zaman birbirimizi sever miydik? Bilir miydik? Bu günleri o günden bilir miydik?
"Vefa buraları terk edeli çok oldu, şimdi her köşe başında bir maske pazarlığı var. Gönül yorgun akıl şaşkın, hakikat ise sürgünde. İnsan kalabilmek; artık bir kimlik değil her sabah yeniden kuşanılması gereken ağır bir zırhtır."
Cemal Süreya'nın o meşhur dizesi düşüyor zihnime: "Hayat kısa, kuşlar uçuyor..." Tam da bu yüzden artık biliyorum; bir dahası yok bu ömrün. Ne yaşadıklarımızı silebilmek ne de geçmişi değiştirebilmek mümkün. Hayat, erteledikçe avuçlarımızdan kayıp gider ve bir daha yaşanması mümkün…devamıCemal Süreya'nın o meşhur dizesi düşüyor zihnime:
"Hayat kısa, kuşlar uçuyor..."
Tam da bu yüzden artık biliyorum; bir dahası yok bu ömrün.
Ne yaşadıklarımızı silebilmek ne de geçmişi değiştirebilmek mümkün.
Hayat, erteledikçe avuçlarımızdan kayıp gider ve bir daha yaşanması mümkün olmayan tek hakikattir.
O yüzden mutlu olmayı ertelemeyeceğim.
Dünü değiştiremiyoruz, yarının ise garantisi yok. Sahi; Bugün değilse, ne zaman?