Yağmur olup düşmek, Rüzgâr olup dokunmak istedim, Her bir teli,Ömre bedel Saçlarına. Çünkü, Yağmurlar arasında, Gözyaşlarım, Rüzgarlar arasında ise; Hasretim vardı SANA...
İçimde bir sokak var Seninle daha yürümediğim. Bir yolculuk var Seninle daha gitmediğim. Gündüzler ve geceler var Seninle daha geçirmediğim. Aşk sözleri var Sana daha anlatmadığım...
"Şimdi sana özledim desem vereceğin cevabı biliyorum. Ama seni çok özlüyorum.anlatılır gibi değil inan. Yazamıyorum, arayamıyorum sarılamıyorum, koklayamıyorum, ama öyle bir özledim ki tüm gökyüzü şahit buna."
Herkese anlatamazsın içindekileri... Ama öyle birisi vardır ki; dertleştiğinde korkmazsın. İşte o kişi, kalbinin sığınağıdır. Yanında olmasa da huzur verir, bir "nasılsın?" deyişi bile iyi gelir...
Ben senden önce ölmek isterim. Gidenin arkasından gelen gideni bulacak mı zannediyorsun? Ben zannetmiyorum bunu. İyisi mi, beni yaktırırsın, odanda ocağın üstüne korsun, içinde bir kavanozun. Kavanoz camdan olsun, şeffaf, beyaz camdan olsun ki içinde beni görebilesin... Fedakârlığımı anlıyorsun: vazgeçtim…devamıBen senden önce ölmek isterim.
Gidenin arkasından gelen gideni bulacak mı zannediyorsun?
Ben zannetmiyorum bunu.
İyisi mi, beni yaktırırsın, odanda ocağın üstüne korsun, içinde bir kavanozun.
Kavanoz camdan olsun, şeffaf, beyaz camdan olsun ki içinde beni görebilesin...
Fedakârlığımı anlıyorsun: vazgeçtim toprak olmaktan, vazgeçtim çiçek olmaktan senin yanında kalabilmek için.
Ve toz oluyorum yaşıyorum yanında senin.
Sonra, sen de ölünce kavanozuma gelirsin.
Ve orda beraber yaşarız, külümün içinde külün, ta ki bir savruk gelin yahut vefasız bir torun bizi ordan atana kadar...
Ama biz o zamana kadar o kadar karışacağız ki birbirimize, atıldığımız çöplükte bile zerrelerimiz yan yana düşecek.
Toprağa beraber dalacağız.
Ve bir gün yabani bir çiçek bu toprak parçasından nemlenip filizlenirse sapında muhakkak iki çiçek açacak: biri sen, biri de ben...
Nazım Hikmet Ran