- Bir güzele güzelliğini hatırlatmak isterdim. Aynalardan evvel.. - Bu kadar mı? - Hı hı.. - Bu hayatımda duyduğum en kısa şiir. Klasik, anlamlı bir Yılmaz Erdoğan filmi..
SAWYER - Ne var orda? LİNUS - Görmeni istediğim şey. SAWYER - O hep istediğin küçük yer mi yoksa George? LİNUS - Efendim? SAWYER - Ne! Kitap okumaz mısın?... Fareler ve insanlardan. Okusan severdin. SAWYER - Beni buraya öldürmek için…devamıSAWYER - Ne var orda?
LİNUS - Görmeni istediğim şey.
SAWYER - O hep istediğin küçük yer mi yoksa George?
LİNUS - Efendim?
SAWYER - Ne! Kitap okumaz mısın?... Fareler ve insanlardan. Okusan severdin.
SAWYER - Beni buraya öldürmek için mi getirdiniz? İçime koyduğunuz o şey kalbimi patlatsın diye mi?
LİNUS - Kalbin patlamayacak James. İçine koyduğumuz şey sadece şüpheydi.
Bir adamın kimsesi yoksa çıldırır. Seninle olduğu sürece o adamın kim olduğunun hiç önemi yoktur. Şunu bil ki bir adam çok yalnız kalırsa hastalanır.
SAWYER - Neden bahsediyorsun?
LİNUS - Fareler ve insanlar. Hiç kitap okumaz mısın?
Lost dizisinde çok sevdiğim bir sahneydi. S3E4
Lost dizisinin sevdiğim yanlarından biri her zaman bir kitaptan alıntı yapmasaydı.
Lost, çok katmanlı ve sürükleyici bir dizi. Her bölümde, adada ve karakterlerin geçmişlerinde yaşanan olayları izliyoruz. Dizide, gizem, macera, dram, bilimkurgu, fantezi, aşk ve gerilimi bir arada görebiliyoruz. Dizinin oyuncu kadrosu ve yansıttıkları karakterler çok başarılı ve karakterlerin gelişimleri ilgi…devamıLost, çok katmanlı ve sürükleyici bir dizi. Her bölümde, adada ve karakterlerin geçmişlerinde yaşanan olayları izliyoruz. Dizide, gizem, macera, dram, bilimkurgu, fantezi, aşk ve gerilimi bir arada görebiliyoruz. Dizinin oyuncu kadrosu ve yansıttıkları karakterler çok başarılı ve karakterlerin gelişimleri ilgi çekici.
Lost, aynı zamanda izleyicileri düşündüren ve tartıştıran bir dizi. Dizide adanın sırları, duman canavarı, zaman yolculuğu, diğerleri, Dharma Girişimi, Jakop ve kardeşi gibi konular çok merak uyandırıyor. Dizinin sonu ise birçoklarına göre anlamlı kimilerine göre ise hüsran. Ben burada ikinci tercihi seçiyorum :)
(Her ne olursa olsun en iyi dizilerimden biri.)
Lost dizisi mükemmel bir şekilde tasarlanmış. Her bir karakterin dünyası diziye ustaca yansıtılmış. Karakterlerin geçmişteki bağlantıları birbirleri arasındaki uyum mükemmel.
Diziyi defalarca izlediğimi de söylemeden geçemeyeceğim. Dizide karakterlerin bütünlüğü, geçtiği adanın güzelliği, yaşanılan duygular bende bambaşka pencereler açtı diyebilirim. Bu sebeptendir ki izlemeye devam edeceğim 😊
Okuduğum ve etkisinde kaldığım güzel bir kitaptı. Dizisinin çıktığını yeni gördüm. Heyecanla izleyeceğim. Umarım kitaptaki duyguları diziye yansıtabilmişler.
The Mentalist benim için çok başka bir dizi. İzlediğim en mükemmel, ilginç ve zekice yazılmış polisiye dizisi. Dizinin oyuncuları da çok başarılı ve uyumlu. Özellikle Patrick Jane karakterine hayat veren Simon Baker'in karakterle bütünleşmesi inanılmaz. Adeta dizinin ruhu ve merkezi.…devamıThe Mentalist benim için çok başka bir dizi. İzlediğim en mükemmel, ilginç ve zekice yazılmış polisiye dizisi. Dizinin oyuncuları da çok başarılı ve uyumlu. Özellikle Patrick Jane karakterine hayat veren Simon Baker'in karakterle bütünleşmesi inanılmaz. Adeta dizinin ruhu ve merkezi. Simon Baker, Jane karakterinin zeki, karizmatik, muzip ama aynı zamanda kırılgan ve yaralı yönlerini çok iyi yansıtıyor. Büründüğü karakteri o kadar iyi benimsemiş ki bir zaman sonra acaba gerçek hayatta da böyle bir karakter mi diye düşünüyorsunuz.
Dizi hakkında biraz bilgi vermek gerekirse; Dizinin başrolü Patrick Jane, bir zamanlar sahte bir medyum ve daha sonra CBI (Kalifornia Araştırma Bürosu) ve FBI için danışmanlık yapan bir karakter.
Patrick Jane, Tv Showlarında kendini medyum olarak tanıtıp insalara umut vaad ederek para kazanıyor. Birgün eve geldiğinde kapısında şöyle bir yazıyla karşılaşır "Eğer gerçekten bir medyumsan kapıyı açıp karın ve çocuğunun ne halde olduğunu görmene gerek kalmaz". Kapıyı açan Jane karşısında kızının kanıyla duvara çizilmiş gülen bir suratla karşılaşır. Bu imge bir seri katil olan Red John simgesidir. Karısı ve kızı, seri katil olan Red John tarafından öldürülmüştür. Bundan sonra onun peşine düşer ve onu yakalamak için elinden gelen her şeyi yapar.
Güçlü ve pratik zekası sayesinde CBI'ya danışman olarak atanan Jane birçok davayı rahatlıkla çözerken bir yandan da Red Jonh'un peşine düşmüştür.
Patrick Jane karşımıza sıradan bir karakter olarak çıkmıyor. Güçlü hafızasının yanı sıra zihin okuması, hipnoz, gözlem becerisi, sıra dışı yöntemleri, insanları çok rahat manipüle etmesi ve hilelerle birçok davayı rahatlıkla çözmesi onu eşsiz bir karakter haline getiriyor.
Dizinin konusu, karakterleri, oyuncuları, senaryosu, yönetmenliği çok başarılı. Tabi dizinin Red John kısmı insanın canını sıkıyor. Bu kadar kaliteli bir içerikten sonra saçma bir bağlantı insanı çileden çıkartmıyor değil. ( izleyen arkadaşlar anlayacaktır). Yine de kaçırılmaması gereken biri dizi diyebilirim.