G.O.R.A. kaç senelik film. Aradan koskoca yıllar geçti, hala şu ülkede “biz de farklı bir şey deneyelim” diyen doğru düzgün bir bilim kurgu ya da uzay filmi yok. Sürekli aynı menü. Bir aşk filmi, iki romantik komedi, üstüne aile komedisi.…devamıG.O.R.A. kaç senelik film. Aradan koskoca yıllar geçti, hala şu ülkede “biz de farklı bir şey deneyelim” diyen doğru düzgün bir bilim kurgu ya da uzay filmi yok. Sürekli aynı menü. Bir aşk filmi, iki romantik komedi, üstüne aile komedisi. Arada dramı da koy, tamam.
Halbuki bu ülke G.O.R.A.’yı çekmiş. Demek ki yapabilecek kabiliyet varmış. Sonra biri fişi çekmiş herhalde. Hollywood evren kuruyor, biz hala “çocuk aslında benim mi?” senaryosundayız. Garip…
Avatar dizisinin 2. sezonundan spoiler içeriyor olabilir. spoiler vermeden açıklamaya çalıştım. okumak istemeyenler geçebilir. uyarımı yapayım dedim sonra linç yemek istemiyorum. Sen gel koskoca Avatar ol. 4 elementi değil, sanki 5. elementi bile kontrol edebilecek seviyeye gel, full usta mode…devamıAvatar dizisinin 2. sezonundan spoiler içeriyor olabilir. spoiler vermeden açıklamaya çalıştım. okumak istemeyenler geçebilir. uyarımı yapayım dedim sonra linç yemek istemiyorum.
Sen gel koskoca Avatar ol. 4 elementi değil, sanki 5. elementi bile kontrol edebilecek seviyeye gel, full usta mode aç. Prenses Azula’nın bile “tamam bu iş bitti” dediği noktaya kadar getir işi, son sahnede efsane bir fight ver, ortalığı küle çevir.
Sonra her şey senin elindeyken, sırf “merhamet edeyim, bir şans daha vereyim” diye gir o saçma sapan, antin kuntin kararsızlık ile son anda vazgeç ve sezonu da tam olarak en saçma yerde orada bitir.
Lan madem böyle bir şey yapacaksın bütün o gösterişi niye yaptın? Bu kadar gücün var, niye böyle yaptın diye sorarlar adama. Salak yemin ediyorum gerizekalı bu çocuk...
Avatar’daki Azula karakterini tek sevmeyen ben miyim? Bana resmen The Flash dizisindeki Iris West’i hatırlatıyor. Ekrana geldiği an “yine mi sen?” moduna giriyorum. Bir türlü sevemedim.
Eskiden filmleri satın alıp evde Blu-ray, DVD koleksiyonu yapıyorduk. Şimdi ise Netflix, Disney+ derken tamamen dijitale geçtik. Ama nedense fiziksel koleksiyon yapma fikri bana hala daha özel geliyor. Hatta bazen gidip sevdiğim filmleri alasım geliyor. Tekrar Blu-ray, DVD koleksiyonu yapmak…devamıEskiden filmleri satın alıp evde Blu-ray, DVD koleksiyonu yapıyorduk. Şimdi ise Netflix, Disney+ derken tamamen dijitale geçtik. Ama nedense fiziksel koleksiyon yapma fikri bana hala daha özel geliyor. Hatta bazen gidip sevdiğim filmleri alasım geliyor. Tekrar Blu-ray, DVD koleksiyonu yapmak istiyorum. Bunu düşünen bir tek ben miyim?
📚 Deadpool: Samurai 📅 10 Aralık 2020 🏷️ Manga • Aksiyon • Komedi 🔥Puanım: 9/10 ____________________________________ Normalde ne manga okuyan ne de anime izleyen biriyim. Bu mangayı tamamen Deadpool ve Marvel sevgimden dolayı aldım ve böylece hayatımda ilk kez bir…devamı📚 Deadpool: Samurai
📅 10 Aralık 2020
🏷️ Manga • Aksiyon • Komedi
🔥Puanım: 9/10
____________________________________
Normalde ne manga okuyan ne de anime izleyen biriyim. Bu mangayı tamamen Deadpool ve Marvel sevgimden dolayı aldım ve böylece hayatımda ilk kez bir manga okumuş oldum.
İlk deneyimim olmasına rağmen gerçekten bayıldım. Özellikle başrolde Deadpool’un olması zaten başlı başına büyük bir artıydı. Deadpool’u bilenler bilir; aşırı komik, hiçbir şeyi ciddiye almayan ve sürekli sınırları zorlayan bir karakter. Mangada da bunu mükemmel şekilde yansıtmışlar. Özellikle 4. duvarı kırdığı sahneler tam anlamıyla karakterin ruhunu yansıtıyordu.
Bunun dışında MCU göndermeleri, çizgi roman referansları, flashback sahneleri, Deadpool’un diğer karakterlerle olan diyalogları ve mizahı gerçekten çok başarılı işlenmiş. Okurken bir an bile sıkılmadım.
Puan olarak 10 üzerinden 9 veriyorum. 1 puanı kırmamın sebebi ise bazı karakterlerin beklediğim gibi yazılmamış olması ve bana çok hitap etmemesiydi. Onun dışında gerçekten muazzam bir manga olmuş. İlk manga deneyimimin böyle kaliteli bir eserle olması da ayrı güzeldi.
🎬 Spider-Noir 📅 27 Mayıs 2026 🏷️ Suç • Dram • Gerilim ⭐️ IMDB: 7.9/10 🔥Puanım: 7/10 ____________________________________ Spider-Man denildiğinde çoğumuzun aklına bol aksiyonlu sahneler, renkli kostümler ve sürekli espri yapan Peter Parker gelir. Ancak Spider-Noir, bu alıştığımız formülün dışına…devamı🎬 Spider-Noir
📅 27 Mayıs 2026
🏷️ Suç • Dram • Gerilim
⭐️ IMDB: 7.9/10
🔥Puanım: 7/10
____________________________________
Spider-Man denildiğinde çoğumuzun aklına bol aksiyonlu sahneler, renkli kostümler ve sürekli espri yapan Peter Parker gelir. Ancak Spider-Noir, bu alıştığımız formülün dışına çıkarak bize çok daha farklı bir Spider-Man hikayesi sunuyor.
Dizi, alternatif bir evrende ve 1930’lu yıllarda geçiyor. Ancak onu diğer Spider-Man yapımlarından ayıran en büyük özelliklerden biri, sahip olduğu atmosfer. Çünkü bu evrende her şey karanlık, kasvetli ve siyah beyaz. Evet, diziyi renkli olarak izleme seçeneği de mevcut, fakat bana göre yapımın asıl ruhu siyah beyaz versiyonunda ortaya çıkıyor. Noir havası, dönemin atmosferi ve kullanılan görüntü dili, siyah beyaz haliyle çok daha etkileyici hissettiriyor.
Bu evrende karakterlerin isimleri ve bazı kavramlar da alıştığımızdan farklı. Başrolümüzde Ben Reilly bulunuyor ve kendisi burada “Spider-Man” olarak değil, “The Spider” olarak biliniyor. Ancak hikayenin başladığı noktada Ben, artık bu kimliği geride bırakmış durumda. Süper kahraman hayatını büyük ölçüde bırakmış, kendisini özel dedektiflik işlerine adamış ve geçmişte yaşadıklarının yükünü omuzlarında taşımaya başlamış bir karakter görüyoruz.
Bu yüzden diziye başlarken klasik Spider-Man yapımlarındaki gibi sürekli aksiyon sahneleri veya durmaksızın ağ atan bir kahraman beklememek gerekiyor. Çünkü Spider-Noir’ın odak noktası, yumruklardan çok karakterin iç dünyası. Karşımızda depresif, yaşadığı olaylardan dolayı yorgun düşmüş ve artık “The Spider” olmak isteyip istemediğini sorgulayan yaşlı bir kahraman bulunuyor.
Bir Spider-Man hayranı olarak benim için oldukça farklı bir deneyim oldu. Çünkü yıllardır alıştığımız Spider-Man hikayelerinin aksine burada süper kahramanlık ikinci planda kalıyor.
Asıl mesele; geçmiş travmalar, yalnızlık, yaşlanmak ve insanın kendisinden kaçmaya çalışması.
Spider-Noir bana göre aksiyonuyla değil, atmosferiyle ve karakterini ele alış biçimiyle öne çıkan bir yapım. Çünkü dizi, bir kahramanın dünyayı kurtarma hikayesinden çok, kendi içindeki savaşla yüzleşmesini anlatıyor.
🎬 Arcane 🏷️ Animasyon • Aksiyon • Fantastik 📅 6 Kasım 2021 ⭐️IMDB: 9/10 🔥Puanım: 10/10 ____________________________________ Arcane, League of Legends’in hikayesini anlatan bir dizi olsa da sadece oyunu bilenler için değil; oyunu hiç bilmeyenler için de tamamen anlaşılır ve…devamı🎬 Arcane
🏷️ Animasyon • Aksiyon • Fantastik
📅 6 Kasım 2021
⭐️IMDB: 9/10
🔥Puanım: 10/10
____________________________________
Arcane, League of Legends’in hikayesini anlatan bir dizi olsa da sadece oyunu bilenler için değil; oyunu hiç bilmeyenler için de tamamen anlaşılır ve sürükleyici bir yapım. Diziyi izlerken gerçekten “bir animasyon dizisi bu kadar iyi olabilir mi?” sorusunu sordum kendime. Karakterler öyle derinlemesine işlenmiş ki, özellikle Jinx’in travmatik geçmişi ve Vi ile olan kardeşlik bağları, Vander’in hikayesi ve Warwick’e dönüşümü gibi detaylar insanı tamamen içine çekiyor.
Animasyon kalitesi inanılmaz. Renkler, ışık kullanımı, Hepsi özenle yapılmış ve neredeyse film kalitesinde bir iş çıkmış. Müzikler ve şarkılar da ayrı bir seviyede;
Ayrıca şuna değinmem gerek ki 2024-2025’te Arcane’in şarkılarını Spotify’da en çok dinlediğim listede görmekten kendimi alamadım :D. Diziden ne kadar etkilenmişsem şarkıları spotify listemde 2 senedir en çok dinlediğim şarkılar listesine girmeyi başarmış.
iki sezon için toplamda yaklaşık 250 milyon dolar harcanmış ve bu da Arcane’i tarihin en pahalı animasyon dizilerinden biri yapıyor. Ama bence her kuruşuna değmiş. Hikayeyi oyunla bağlantılı olmak zorunda bırakmamışlar; oyun bilmesen bile karakterleri, çatışmaları ve dünyayı rahatlıkla anlayabiliyorsun.
Arcane hem görselliği, hem müzikleri, hem hikayesi hem de karakter derinliğiyle kesinlikle izlenmesi gereken bir dizi. Oyunu sevenler için zaten zorunlu, ama benim gibi animasyon ve iyi hikaye sevenler için de büyük bir keyif.