Spoiler içeriyor
"Ben o cadıyım. Uyuduğumda ruhum bedenimden ayrılır ve şeytanla çıplak bir şekilde dans eder." Bu filmdeki en iyi şey yukarıdaki gibi diyaloglardı. Anadilim İngilizce değil tabii ama kullanılan eski İngilizce gerçekten çok iyi. Bu tür bir kullanımı daha önce, bence…devamı"Ben o cadıyım. Uyuduğumda ruhum bedenimden ayrılır ve şeytanla çıplak bir şekilde dans eder."
Bu filmdeki en iyi şey yukarıdaki gibi diyaloglardı. Anadilim İngilizce değil tabii ama kullanılan eski İngilizce gerçekten çok iyi. Bu tür bir kullanımı daha önce, bence en iyi tarihi filmimiz olan Karagöz Hacivat Neden Öldürüldü'de görmüştüm. Zaten filmin sonunda da söylemişlerdi:
"Diyalogların büyük bir kısmı doğrudan bu döneme ait kaynaklardan alınmıştır."
Anya Taylor-Joy'u ilk kez izliyorum. Oyunculuğunu çok sevmedim ama nefret de etmedim. Filmin atmosferi iyi yansıtılmış, konusu biraz klişe ama genel olarak güzel bir film.
Spoiler içeriyor
Genel olarak şimdiye kadar izlediğim korku filmlerinde zombiler, canavarlar, hayaletler vb. şeyler vardı ama bu film bu klişeyi tersine çevirdi. Gerilimi göstermek için doğaüstü nesnelere gerek yok, bir grup manyak yeterli. Yönetmen, korkutucu bir hikayenin bol güneş ışığıyla bile anlatılabileceğini…devamıGenel olarak şimdiye kadar izlediğim korku filmlerinde zombiler, canavarlar, hayaletler vb. şeyler vardı ama bu film bu klişeyi tersine çevirdi. Gerilimi göstermek için doğaüstü nesnelere gerek yok, bir grup manyak yeterli. Yönetmen, korkutucu bir hikayenin bol güneş ışığıyla bile anlatılabileceğini göstermek istemiş. Film ayrıca birçok ipucu içeren sahneye de yer veriyor. Bu arada, baş karakter mal oğlu mal. Ulan kız arkadaşın zaten güzel -Florence Pugh anasını satayım daha ne istiyon- neden o kızıl saçlının peşine düşersin? Sanırım bu da açgözlülüğe yapılan bir gönderme idi.
İlk dakikalarda aynı yönetmenin diğer işlerinden daha iyi olduğunu düşündüm. Çünkü 100 yıl önce yayınlanan bir filmin yeniden çevrimiydi. Senaryo eski filmle neredeyse aynı olduğundan, sadece yüksek kaliteli sahneler göstermeleri gerekiyordu ve bu konuda başarılı. Ancak filmin ortalarında sıkıldım, hatta…devamıİlk dakikalarda aynı yönetmenin diğer işlerinden daha iyi olduğunu düşündüm. Çünkü 100 yıl önce yayınlanan bir filmin yeniden çevrimiydi. Senaryo eski filmle neredeyse aynı olduğundan, sadece yüksek kaliteli sahneler göstermeleri gerekiyordu ve bu konuda başarılı. Ancak filmin ortalarında sıkıldım, hatta uyuyakaldım. Bu yüzden puanım epeyce düştü.
Bu arada, Willem Dafeo'yu gerçekten sevmediğimi fark ettim. Bu adamın oynadığı ve şimdiye kadar beğendiğim çok fazla film yok.
Şu Twitter'da her halta yorum yapan bir dallama var. İstisnasız her videosunda 1 saliselik bikinili kadın fotosu koyuyor dhjdhddj ama sadece 1 saliselik. Ne işsiz herif amk
Yedi Samuray filminde samuray liderini canlandıran aynı aktör bu filmde de yer alıyor. Bunun dışında pek beğenmedim. Sıkıcıydı. Belki de nükleer felaketi sembolik bir şekilde anlatmak izleyici için çok yeni ve taze bir fikirdi ama bugün izlemek zor.
Spoiler içeriyor
Beni harbi etkileyen tek sahne Oscar Isaac'ın ölüm sahnesiydi. Bir de lore'la alakalı hiçbir şey bilmediğim için ilk izlediğimde "4. Padişah imparator Shaddam" diye destur çekilince n'oluyor lan dediğini hatırlarım.
Film, Patton'ın "ilginç" karakterini ve Montgomery ile arasındaki çekişmeyi çok iyi yansıtıyor. Tank savaşı sahneleri çok etkileyiciydi. Özellikle 1970'ler için gerçekten iyi bir film.