listemdeki film/dizileri izliyorum part 11: kısa, tatlı bir animasyon. ama biraz da garip geldi bazı kısımları. bebek mantı çok şekerdi, ağlaması çok tatlıydı.
listemdeki film/dizileri izliyorum part 10: keyif alarak ve eğlenerek izlediğim bir film oldu. gençlik, klişe ve bu tarz konulu dizi ve filmleri 14-15 yaşlarımda izliyordum. hâlâ izlerken keyif alıyorum. hem ironik, hem eğlenceli bir film. viola çok tatlı bir kız…devamılistemdeki film/dizileri izliyorum part 10:
keyif alarak ve eğlenerek izlediğim bir film oldu. gençlik, klişe ve bu tarz konulu dizi ve filmleri 14-15 yaşlarımda izliyordum. hâlâ izlerken keyif alıyorum. hem ironik, hem eğlenceli bir film. viola çok tatlı bir kız ya. duke ve viola'nın uyumları da çok güzeldi. arkadaşlıkları da çok güzeldi, bayılarak izledim.
bu tarz filmler seviyorsanız mutlaka izleyin.
8/10
listemdeki film/dizileri izliyorum part 9: kadın olmak her evrende, her dilde, her ırkta aynı sanırım. sebebini bilmiyorum ama her "ahlak ve namus" konusu olduğu zaman dillerde sadece "kadın" oluyor. erkeklerin namuslu ve ahlâklı olmasına gerek yokmuş gibi kadının namusu hakkında…devamılistemdeki film/dizileri izliyorum part 9:
kadın olmak her evrende, her dilde, her ırkta aynı sanırım. sebebini bilmiyorum ama her "ahlak ve namus" konusu olduğu zaman dillerde sadece "kadın" oluyor. erkeklerin namuslu ve ahlâklı olmasına gerek yokmuş gibi kadının namusu hakkında binlerce, yüzlerce kişi konuşuyor. her çocuğu cinsiyet farketmeksizin ahlâklı, edepli ve terbiyeli yetiştirmek zorundasınız. bunun cinsiyeti olmaz ki.
filmi izlerken çıldırdım. sözde ahlâklarını bozacak her şeyden uzaklaştırmaya çalışırken ellerinden hayatlarını, yaşamlarını aldılar sadece.
çocuk yetiştirmeyi bilmeyen, merhamet, vicdan, akıl sahibi olmayan hiç kimse ebeveyn olmamalı. hatta direkt ebeveynlik testi olmalı. evlenmeden önce ve ebeveyn olmadan önce psikolojik teste de girilmesi şart olunmalı. ülkede o kadar fazla şey oluyor ki. bölünüyoruz, dağılıyoruz. günden güne daha da mahvoluyoruz. hiçbir sorun için çözüm üretimi yok. sonumuz ne olacak bilmiyorum...
7/10
listemdeki film/dizileri izliyorum part 8: gerilimi, senaryosu ve oyuncuları çok iyiydi. keşke kısa film değilde uzun bir film olsaydı. devamının olmasını isterdim, merak uyandıran bir son oldu. yemek yerken izlenebilinir, sarıyor. 10/10
bizim masada bir tabak eksik değil, boşluktu. önceden olup, sonradan olmasaydı eksik olurdu. ama hiç olmayan şeyler hep boşluktur. çocuk aklınla bile sormadığın şeyin cevabını büyüdükçe içten içe anlar, kabullenmeye çalışırsın. kabullendim sanarken, bir anda tökezlersin. ben o yolları aşalı…devamıbizim masada bir tabak eksik değil, boşluktu. önceden olup, sonradan olmasaydı eksik olurdu. ama hiç olmayan şeyler hep boşluktur. çocuk aklınla bile sormadığın şeyin cevabını büyüdükçe içten içe anlar, kabullenmeye çalışırsın. kabullendim sanarken, bir anda tökezlersin. ben o yolları aşalı çok oldu dersin yola adım atamamışken. yaraların iyileşmeyi dâhi öğrenememişken, acıyı sevmek olur mu? acı sevilir mi bilmiyorum fakat acı, hüzün, keder beni seviyor sanırım. hüzün yağmuruyla mı yıkandım, ne bu hüzün? geçecek diyorlar. her bir ağızdan bu sözcükler dökülüyor. şimdi geçmiyorsa, ne zaman geçecek? hiçbir anın garantisi yok iken kumar oynarcasına yaşıyoruz. yaşıyor muyum onu bile bilemiyorum. insan olmak zor iken, insan kalabilmek daha zormuş. pembe düşlerim erken bitti, şimdi renksiz düşlerimon arasında kaybettiğim benliğimi arıyorum.
kaygiliyildiz
listemdeki film/dizileri izliyorum part 7: nasıl yorumlayacağımı bilemiyorum. benim için polisiye dizisi dışında bir dizi. polisiye olduğu için izlemeye başlamadım. polisiye ilgimi çekiyor mu onu bile bilmiyorum. editlerini izlediğim için bazı şeyleri bilerek izledim. bu diziye beni en çok çeken…devamılistemdeki film/dizileri izliyorum part 7:
nasıl yorumlayacağımı bilemiyorum. benim için polisiye dizisi dışında bir dizi. polisiye olduğu için izlemeye başlamadım. polisiye ilgimi çekiyor mu onu bile bilmiyorum. editlerini izlediğim için bazı şeyleri bilerek izledim.
bu diziye beni en çok çeken şeylerden birisi pilli bebek şarkıları, diğeri Şule karakteri. Şule'den kendime dair çok şey buldum, hissettim. babasına yabancı olması, babasızlığın içinde çırpınması, kendini bir yere ait hissedememesi. bir anda başladım diziye. beni kendine çekti, sürükledi. 49. günün sonunda bitirdim.
her dizi gibi mantık hataları illa ki vardı. ama sonuçta bir dizi, illa olur. gerçeklerin anlatılması, toplumda yargılanan şeyleri karakterlerin bütünlüğü yargılamayıp doğrusunu iletmeye çalışıyordu. mesaj içeren çok sahne vardı. ilgimi çekenlerden birileri de buydu.
o zamanlarda olduğu gibi devlet ve üstler hâlâ bir şey kayırma, hak yeme peşinde. sanırım asla ilerleme olmayacak ülkemizde.
bir çok sahnesinde öyle çok etkilendim ki. benim için diziden fazlası.
son sahnede çok ağladım, içim gitti.
4. sezonu da bir ara izlerim herhalde. 96 bölüm yetti bünyeme.
9/10
"ve masal bitti. mutlu sonla değil, gerçekle."
~SPOİLER~
Behzatın psikolojisi ayrı bir boyuttaydı. bir de karakteri tam oturmamış gibiydi. Esra'ya doğru düzgün davranmaması hep canımı sıktı. ne oldu, karın öldü. söylenmeyen sevgi olsa ne olur olmasa ne olur. adam akıllı gönlünü bile almadı ki kadının.
Şevketi başlarda seviyordum, ta ki karısını aldatana kadar.
savcı Esra da çok iyi ve güzel bir karakterdi. keşke öldürmeselerdi. çekiç ve gül de geri gelmiş ama işte ne bileyim, garip.
Savaş ve Şule aşırı yakışıyordu. keşke sevgili olsalardı.
Şule Berna'yı itme konusunda tamamen haksız. Şule'yi seviyorum ama bu konuda haklı yanı yok. babası konusunda çok haklı. tamam Behzat kızı olduğunu bilmiyordu, Mine'nin hamile olduğunu zaten bilmiyordu. ama kadını yatakta bırakıp gitti, bir daha da aramadı zaten. Behzat Mine'ye de doğru düzgün davranmadı. sonuçta bu işte.
Şule'nin saçlarını ve tarzını çok seviyorum.
akbaba'nın bazı huyları dışında onu da seviyorum. kimseye bir şey anlatmaması, içinde yaşaması, sessiz biri olmasında hep kendimi buldum. sevdiğine bunca yıl sadık kalmasına hayranım. keşke Nazlı ile mutlu olabilselerdi...
hayaletin de bazı huylarına gıcık oluyorum ama Harun gibi nefret etmiyorum. yine de öyle pek sevmiyorum, bilmiyorum. ama bir karakter komik cidden. adam bir türlü mutlu olamadı. kimi sevse hapse girdi, ilginç.
Harunu hiç sevmiyorum. sadece bazı doğru düşündüğü şeyler var o kadar. onun dışında patavatsız dağ ayısı. Edayı seviyorum deyip gözü hep diğer kadınları görüyordu. sonradan sevgili olmaları da saçmaydı. hiç uyumlu değillerdi.
Edayı seviyordum biraz ama Aslı ile Cevdetin evlendiğini Harun'a söylediği zaman gıcık oldum.
Harunun annesine de sinir oluyorum. Harun her şeyi yapıyor asla laf söylemiyor, Aslı Cevdetle sevgili diye saçma sapan konuşuyordu.
Gönül Behzatı gerçekten seviyordu ama onunla beraber mutlu olamayacaklarını da gayet iyi biliyordu...
Cevdet cidden en iyi karakterlerden birisi benim için. onu da seviyorum. Aslıyı sevdiği günden beri gözü asla başkasını görmedi. sevgisine sahip çıktı hep. o kadar hor gördüler ki çocuğu gereksiz yani. sırf onlar gibi değil diye üstüne gittiler, eziklediler. sonradan değişti ve kimse bir şey diyemez hâle geldi. ona uzun saç daha çok yakışıyordu.
diziyi ilk izlerken Tahsin müdür ihanet edecek gibi geliyordu bana ama izledikçe ne kadar iyi biri olduğunu anladım.
Ercüment Çözerin seveni çok ama ben sevmiyorum. Memduhu da sevmiyorum.
Bahar ve oğluna o kadar sinir oluyorum ki. Behzatın başına Şevket sardı zaten Baharı.
Baharın babası çok şeker bir amcaydı.
Suna karakteri çok içime oturan bir karakterdi. hele ki ölüm sahnesi... kadın cinayetlerinin şuan daha fazla olması yüreğimi burkuyor.
Aziz başkomiseri hiç sevemedim. torununu daha çok sevmiştim.
Behzatın annesinin olayı o kadar çok uzatıldı ki saçma sapan. sıkıcıydı yani.
Eylül karakterine pek ısınamadım. Behzat onunla ilişki yaşamasa bile sonuçta kızın dibinden ayrılmadı. psikolojik sorunları var evet ama yani ne bileyim. Esra'nın arkasından ağlamadı. Eylülün dizlerinde uyudu. bilmiyorum garip. Behzat baştan aşağı garip zaten.
Selim ve Emreyi hiç sevmiyorum.
Barbaros ve Muzo ikilisi çok iyiydi. Barbarosun babası zaten hainin teki. zamanında oğluna berbat davrandığı çok belli. ama Barbaros oğluna çok bağlı. karısıyla da araları iyi olsun isterdim.
Barbaros Behzatın yapamadığı yapıp, öldürdü hepsini. ama keşke muzoya kıymasaydı ya. üzüldüm cidden.
Aslı ve Cevdet uyumunu seviyordum. onları biraz daha izlemek isterdim.
yorumlamayı unuttuğum başka kişiler veya olay var mı hatırlamıyorum. benden bu kadar.
uzun zamandır düzenli yazı yazmaya çalışıyorum ama kafamı toplayıp doğru düzgün yazmaya başlayamadım. hem kafamdakileri kusmak, hemde yazı alışkanlığım olsun istiyorum. telefona yazmaya alışkınım. bu alışkanlığı kırıp, deftere alışmaya çalışıyorum. pinterestte yazı konuları buldum 30 tane falan. bugün bir ilki…devamıuzun zamandır düzenli yazı yazmaya çalışıyorum ama kafamı toplayıp doğru düzgün yazmaya başlayamadım. hem kafamdakileri kusmak, hemde yazı alışkanlığım olsun istiyorum. telefona yazmaya alışkınım. bu alışkanlığı kırıp, deftere alışmaya çalışıyorum. pinterestte yazı konuları buldum 30 tane falan. bugün bir ilki hakkında yazı yazdım. günlük yazmaya çalışacağım. isteyen olursa paylaşırım.
"bazı insanların içine evler yaptık. bazı evlere sığamadık. bazı evler kocamandı, içlerinde yapayalnız kaldık. bazı evler hayaldi, başımıza yıkıldı. bazı evler fazla gerçekti hayallerimiz yıkıldı. bazı evlerden çıktık ve bir daha hiç dönmedik. bazı evlere hiç dönmedik çünkü başka bir…devamı"bazı insanların içine evler yaptık. bazı evlere sığamadık. bazı evler kocamandı, içlerinde yapayalnız kaldık. bazı evler hayaldi, başımıza yıkıldı. bazı evler fazla gerçekti hayallerimiz yıkıldı. bazı evlerden çıktık ve bir daha hiç dönmedik. bazı evlere hiç dönmedik çünkü başka bir yerde sıkışıp kaldık. bazı insanların içindeki evleri onardık. bazen onardığımız evlerin kapısından içeri alınmadık. insanların içindeki bazı evleri yaktık. hemde içinde kendimiz varken. çünkü bazı evleri kül etmeden kendi içimizdeki evi yapamazdık."