"Belki de koşar durur peşinden geçmiş çünkü geçmemiş... Sen ölene kadar da geçmeyecek. Belki unutmak diye bir şey yoktur, üzerini örtmek diye bir şey vardır... Ve bir rüzgâr eser, illaki o örtüyü kaldırır."
"Sen geri gelmeyecek olan o askersin" dedi Umay soğuk bir tonla. "Ben de seni beklemeyecek olan o kişiyim" Dilinden acı dökülse de ifadesiz durmaya çalışıyordu. Akif için canını bile verirdi. Bu evliliği de yine Akif için yapmıştı. Ama onun hiçbir…devamı"Sen geri gelmeyecek olan o askersin" dedi Umay soğuk bir tonla. "Ben de seni beklemeyecek olan o kişiyim" Dilinden acı dökülse de ifadesiz durmaya çalışıyordu. Akif için canını bile verirdi. Bu evliliği de yine Akif için yapmıştı. Ama onun hiçbir şeyden haberi yoktu. "Bizden hiçbir zaman olmazdı."
Akif derin bir nefes alıp "Eğer ölmez de gelirsem seni babandan isteyeceğimi söylemiştim," dedi. Aldığı nefesler onu boğuyordu. "Ölmeden geldim ama seni evli bulunca öleceğimi hiç hesaba katmadım."
Gelmez olaydım. Ölseydim keşke. Seni evli göreceğime ölseydim.
"Zaten benim huyum buydu; kalabalıkken gizlediğim duygular yalnız kaldığım dört duvar arasında duvarlarla birlikte üzerime yıkılırdı. İnsan söz konusu kendi güvenliği olunca mimar oluyor, en sağlam taslağı çiziyordu; sonra mühendis kesiliyor, kendi duvarlarını kendi inşa ediyordu. Ardından herkesin alkışladığı cesaretin,…devamı"Zaten benim huyum buydu; kalabalıkken gizlediğim duygular yalnız kaldığım dört duvar arasında duvarlarla birlikte üzerime yıkılırdı. İnsan söz konusu kendi güvenliği olunca mimar oluyor, en sağlam taslağı çiziyordu; sonra mühendis kesiliyor, kendi duvarlarını kendi inşa ediyordu. Ardından herkesin alkışladığı cesaretin, o duvarların içinde sonuçlarıyla birlikte boğazına sarılıyor; ayak bileklerini prangalıyordu."
"İçinde yanıp duran alev bedenini değil, yolunu aydınlatıyordu. Alev, tiyatro aşkıydı. Alev, zirve aşkıydı. Alev, sanat aşkıydı. Yanacaktı ki parlasın. Baştan başlayacaktı ki yolu görsün." Havalara sıcaklamaya başlamışken okunacak tam bir yaz kurgusu. Genç kurgu sevenlerin ve wattpad tarzı okuyan…devamı"İçinde yanıp duran alev bedenini değil, yolunu aydınlatıyordu. Alev, tiyatro aşkıydı. Alev, zirve aşkıydı. Alev, sanat aşkıydı. Yanacaktı ki parlasın. Baştan başlayacaktı ki yolu görsün."
Havalara sıcaklamaya başlamışken okunacak tam bir yaz kurgusu. Genç kurgu sevenlerin ve wattpad tarzı okuyan genç kitlenin beğeneceğini düşünüyorum. Liseli yıllarda aralarına soğukluk giren, çocukluk arkadaşı olan Akgün Tan ve Efla'nın yıllar sonra tekrardan bir araya gelmesini ve aralarında ki ilişkinin aşk olduğunu kavramalarını anlatıyor. O kadar güzel sahneler vardı ki içim sıcacık oldu. Bölüm başlarında ki bölümle ilgili resimler çok güzeldi. Hoşuma gitmeyen tek şey ele gelir olayların çok bulunmaması. Konunun normalde okuduğum kitapların yoğun olaylar üzere olmasıyla ilgisi de olabilir ama ben çok sakin buldum. 10/8
"Ben senin eski bir dostunum. Sen de benim eskimeyen dostumsun"
"Camdan bir fanusun içinde, karların arasında duran bir balerin ve ona uzaktan bakan, yaralı bir oyuncak asker. Ne o camı kırıp içeri girebilir ne de güzelliğinin içinden o kızı çekip çıkarmaya kıyabilir. Sadece bakar, korur, sever..." Her ne kadar kalın…devamı"Camdan bir fanusun içinde, karların arasında duran bir balerin ve ona uzaktan bakan, yaralı bir oyuncak asker. Ne o camı kırıp içeri girebilir ne de güzelliğinin içinden o kızı çekip çıkarmaya kıyabilir. Sadece bakar, korur, sever..."
Her ne kadar kalın bir kitap olsa bile akıcılığı sayesinde kısa sürede bitirdim. Saçma bulduğum sahneler olsa bile göze batmayıp kitaba ayak uydurmuş. Bölüm başlarında bölüm ile ilgili resimlerin bulunması çok hoşuma gitti. Ama herşeyden önce vatan için yapılan fedakarlıkların ön planda olması kitabı çok özel kılıyor. Öneriyorum. 10/8,5-9
"Kaybetme korkusunun olduğu yerde kıskançlık duygusu taht kurmuştur"
Gökyüzündeki yıldızları sayabilir misin? Ya da karanlığı ölçebilir misin? Gözünü kör edeceğini bile bile güneşe bakabilir misin? Elini ateşe sokabilir misin? Birini ne kadar sevebilirsin? Ben yıldızların içinde onu bulabilecek, karanlığın içinde ışığa kör oluncaya kadar bakabilecek, elimi, bedenimi, ruhumu…devamıGökyüzündeki yıldızları sayabilir misin? Ya da karanlığı ölçebilir misin? Gözünü kör edeceğini bile bile güneşe bakabilir misin? Elini ateşe sokabilir misin? Birini ne kadar sevebilirsin?
Ben yıldızların içinde onu bulabilecek, karanlığın içinde ışığa kör oluncaya kadar bakabilecek, elimi, bedenimi, ruhumu ateşe onun için atabilecek kadar çok sevebilirim.
peki sen o olabilir misin?
-Aklından bir adam tut
O Adam
"Keşke bazı insanlar ilk tanıdığımız gibi kalsaydı ya da bazı insanları hiç tanımamış olsaydık." "Kaybettiğinde değil vazgeçtiğinde yenilirsin." "Kaybettiklerin senden gitmesi gerekenlerdi..."
"Polonya mafyası çok can yakmıştır bunu herkes bilir. Peki mafyanın canını kaç kişi yakmıştır, merak ettiniz mi?" Başlarda çok sıkıcıydı. Magda geldikten sonra değişti ve birden sardı. Sadece biraz fazla uzatılmış. Ben Magda olsam hiç dayanamaz ve ayrılmak isterdim. Sonuna…devamı"Polonya mafyası çok can yakmıştır bunu herkes bilir.
Peki mafyanın canını kaç kişi yakmıştır, merak ettiniz mi?"
Başlarda çok sıkıcıydı. Magda geldikten sonra değişti ve birden sardı. Sadece biraz fazla uzatılmış. Ben Magda olsam hiç dayanamaz ve ayrılmak isterdim. Sonuna gelirsek hiç böyle beklemiyordum. Dediğim gibi tek sorun başların fazla anlaşılmaz olması.