Çok beğendim ya da beğenmedim diyemem, vasat bir kitaptı bence. İlk kitabı daha çok sevmiştim. Yine de serinin finalini görmek için okunur, okunmayacak kadar da kötü değildi. Yine de Marie Lu'nun diğer serileri çok daha güzellerdi.
Dizi izler gibi okudum. Düşündürmeyen ama eğlenceli vakit geçirten kitapları okumaktan çok zevk alıyorum. Dizi izlemekten çok daha zevkli oluyor benim için, boş ve keyifli vakit geçirmek istediğimde çok güzel gidiyor. Bu kitabı da okuması eğlenceliydi, çerezlik olduğu için hızlı…devamıDizi izler gibi okudum. Düşündürmeyen ama eğlenceli vakit geçirten kitapları okumaktan çok zevk alıyorum. Dizi izlemekten çok daha zevkli oluyor benim için, boş ve keyifli vakit geçirmek istediğimde çok güzel gidiyor.
Bu kitabı da okuması eğlenceliydi, çerezlik olduğu için hızlı bitti. Ortaokul zamanları Marie Lu okurken ayılıp bayıldığım zamanlar geldi aklıma :) Bu serisine kötü diyemem ama diğer serileri bence bundan çok daha güzeldi. Bu seriyi sevenlere onları da tavsiye ederim.
Normalde dedektif romanları okumayı pek sevmem ama bunu Vakıf serisinin kısmen bir parçası olduğu için okudum ve yine de sevdim. Sevmemde büyük bir etken gelecekte, çok daha farklı bir dünyada geçiyor olması. Yine de benim için Vakıf'ın eline su dökemez.
Ay neler oluyor, neler oluyor ?! Bende bu tepkiyi uyandırarak biten kitaplara bayılıyorum. Vakıf zaten aşırı iyi bir evrenle ve konu akışıyla başlamış bir seriydi. Birinci Vakıf'ı okumak da İkinci Vakıf'ı okumak da aşırı eğlenceliydi ve sanki evrenin hepsini kapsamlı…devamıAy neler oluyor, neler oluyor ?! Bende bu tepkiyi uyandırarak biten kitaplara bayılıyorum. Vakıf zaten aşırı iyi bir evrenle ve konu akışıyla başlamış bir seriydi. Birinci Vakıf'ı okumak da İkinci Vakıf'ı okumak da aşırı eğlenceliydi ve sanki evrenin hepsini kapsamlı şekilde okuyormuş, her şeye hakimmişsin gibi bir his veriyordu. Bu "üst" planı okumaya bayılıyordum. Ama şu an çok daha farklı bir faktör de katıldı vakıflara ve ben heyecandan deliriyorum. Okuması aşırı aşırı eğlenceliydi, hele de sonlara doğru. Bayıldım. Vakıf serisi beklentilerimin çok üstüne çıktı şimdiden. Devam etmek için sabırsızlanıyorum :)
Spoiler!!!
Gaia gezegenine ba-yıl-dım. Şu an evreni okuması Vakıf ve İkinci Vakıf'la zaten aşırı eğlenceliydi. Gaia gezegeni de girince bir o kadar daha heyecanlandım. Trevize'nin oynadığı rol, tüm kitabın finale kadar özenle işlenmesi... her şey mükemmeldi. Hele sondaki o robot ters köşesi... Şu an Robot serisini okumak için aşırı heyecanlıyım, sonu beni çok heyecanlandırdı.
Bu kadar çok heyecan ve bayılmak kullanmamdan anlaşılıyordur ama ben bu seriye aşırı yükseldim jfksjdja.
Yüzeysel bakınca küçük bir çocuğun yaşamı gibi gözüktüğünden dolayı bu kadar üzücü gözükmüyordu. Ama her sahnesinde içten içe, daha çok küçükken yaşadığı travmalar yüzünden Kotaru için içim parçalandı. . Karakterlerin hepsini çok sevdim, insana sanki gerçekmiş gibi hissettiriyorlardı. Anime durağan…devamıYüzeysel bakınca küçük bir çocuğun yaşamı gibi gözüktüğünden dolayı bu kadar üzücü gözükmüyordu. Ama her sahnesinde içten içe, daha çok küçükken yaşadığı travmalar yüzünden Kotaru için içim parçalandı. . Karakterlerin hepsini çok sevdim, insana sanki gerçekmiş gibi hissettiriyorlardı. Anime durağan ve sakindi, bu özellikleri daha da hayattan, gerçekçi hissettiriyordu. Bir şekilde hayat gibi aktı da, sürükledi gitti beni. Tüm karakterleri ve özellikle Kotaru çok tatlıydı, bir yandan da iç burkucuydu. Genel olarak izlemekten çok keyif aldım.
Bu arada animede en çok kendimi bağdaştırdığım karakter Bayan Takei gerçekten :) Ben de çocuklar hakkında onunla aynı şekildeyim, beni geriyorlar ve çok hoşlanmıyorum ama bir yandan kötü de davranmak istemiyorum. Bir çocuk benden hoşlandığında ve onunla ilgilenmemi istediğinde aynı onun gibi gergin bir şekilde soğuk terler döküyorum, bir yandan da mutluymuş gibi gülümsüyorum dksnfkj. Neredeyse aynıyım. O yüzden Takei'ye aşırı ısındım ve halini anladım.
Hikayeleri okumayı beklemediğim kadar sevdim. Bu tarz, (Tam ne deniyor bilmiyorum belki gotik olabilir, tam bilen dönebilir.) korku ögeleri üstüne işlenen ama aslında korku hikayesi olmayan, korku ögeleri üzerine işlenmiş olmaları dışında normal olan öyküleri sevdiğimi fark ettim. Japon edebiyatında…devamıHikayeleri okumayı beklemediğim kadar sevdim. Bu tarz, (Tam ne deniyor bilmiyorum belki gotik olabilir, tam bilen dönebilir.) korku ögeleri üstüne işlenen ama aslında korku hikayesi olmayan, korku ögeleri üzerine işlenmiş olmaları dışında normal olan öyküleri sevdiğimi fark ettim. Japon edebiyatında bunun çok örneği var galiba. Bu kitaptaki hikayelerin çoğunda da Japon mitolojisindeki bazı korkunç hikayelerden esinlenmiş ve yeniden yorumlamış yazar.
Hikayelerin bazılarının ortak karakterler içermesini, bazen bir hikayede geçen yan karakterin diğer hikayede ana karakter olarak ortaya çıkmasını sevdim. Bu bağlar kitap üstüne olan ilgimi çok artırdı. Genel olarak yazı tarzını, gotik havasını da sevdim.
Çok güzel bir kitaptı. İnsanların daha büyük insanların, yani battalların dünyasında evcil hayvan, hatta yenilecek et olduğu bir dünyayı anlatıyordu. Sırf bu bile zaten beni kitaba kilitlemeye yetti. Hiç beklemediğim halde okumaya başlar başlamaz aşırı ilgimi çekti ve tek oturuşta…devamıÇok güzel bir kitaptı. İnsanların daha büyük insanların, yani battalların dünyasında evcil hayvan, hatta yenilecek et olduğu bir dünyayı anlatıyordu. Sırf bu bile zaten beni kitaba kilitlemeye yetti. Hiç beklemediğim halde okumaya başlar başlamaz aşırı ilgimi çekti ve tek oturuşta bitirdim. Konusunun ilginçliği ve farklılığı insanı gerçekten farklı düşüncelere sürüklüyordu, yeni bakış açıları oluşturuyordu. Genel olarak ilgi çekici, sürükleyici ve güzeldi. Tavsiye ederim.
Bayıldımm. Kısa bir kitaptı ama bittiğinde sanki koca bir seri okumuşum gibi hissettim. Hem olay örgüsü hem duygular ve karakterler çok yoğundu, dolu doluydu. Çok güzel bir fantastik kitaptı, Sanderson yine döktürmüş. Bağımsız bir kitap olduğu için direkt alınıp okunabilir.…devamıBayıldımm. Kısa bir kitaptı ama bittiğinde sanki koca bir seri okumuşum gibi hissettim. Hem olay örgüsü hem duygular ve karakterler çok yoğundu, dolu doluydu. Çok güzel bir fantastik kitaptı, Sanderson yine döktürmüş. Bağımsız bir kitap olduğu için direkt alınıp okunabilir. Kısa da zaten, ayırdığım zamana kesinlikle değdi bence, tavsiye ederim. Kitabın sonundan sonra olanları çok merak etsem de devam kitabı yok ve çıkacağını da sanmam ne yazık ki. Ama hem Tacenda'yı hem Davriel Cane'i bayağı bir sevmiştim, keşke devamı olsaydı.
Bu kitap bir oyun evrenine dair yazılan bağımsız kitapların bir parçasıymış, Magic of Gathering. Kitabı da, evrenini de sevdiğim için bu külliyattan diğer yazarların yazdığı kitaplardan da okumak istedim ancak evrene dair pek bilgim olmadığından nereden başlayacağımı bilemedim. Gerçi zaten herhalde türkçeye de çevrilmemişler. Hayatım boyunca tamamlanamamış bir hevesim olarak kalacak bir şey daha eklendi listeye :') Belki bir gün oyununu oynarsam yine kitaplarına merak salar, araştırırım ama şimdilik zorunluluktan rafa kaldırıyorum.
"O gün Tacenda'nın da bir parçası ölmüştü. Belki bu yüzden, şimdi artık her şey bitmişken, kendini ağlayamayacak kadar yorgun hissediyordu."
"Hayatının bir anlamı yoktu ve geri dönmeyi planlamayan biri zaten kaybolamazdı."
"Karanlıkta bu sıcaklığı bulmak kolay değildi. Ama gece soğuduğunda ve karanlık üzerine çöktüğünde, işte ateş yakman gereken an o andı.
Ve kendi ışığını yaratman gereken an."
Okurken ilk 3 kitaptan bile daha çok eğlendim. Seri sürükleyiciğinden, ilgi çekiciliğinden vesaire hiçbir şey kaybetmemiş, aksine artmış şekilde devam ediyor benim için. Şu ana kadarki favori kitabım. İkinci Vakıf'ı okumayı çok sevdim. Son partta Arcadia gibi küçük, bilmiş bir…devamıOkurken ilk 3 kitaptan bile daha çok eğlendim. Seri sürükleyiciğinden, ilgi çekiciliğinden vesaire hiçbir şey kaybetmemiş, aksine artmış şekilde devam ediyor benim için. Şu ana kadarki favori kitabım. İkinci Vakıf'ı okumayı çok sevdim. Son partta Arcadia gibi küçük, bilmiş bir kızı okumak eğlenceliydi.
"Aslında umrunda bile değildi.
Yorgundu. "
"Ayaklar on binlerce yıl çamurda süründüler ve yine bütün bu süre boyunca yıldızlara eşlik edebilecek zihinlere engel oldular. "
Spoiler!!!
Katır'ı ve 2. Vakıf'ın nasıl bozulmaya yüz tutmuş Seldon Plan'ını hayata döndürdüğünü okumak aşırı eğlenceliydi. Başlarda Plan'ın gerçekleşme ihtimalinin yüzde 21'e düştüğünü öğrendiğimde aşırı korktum. İkinci İmparatorluk idealini ben de aşırı benimsemişim farkında olmadan dkjsjkeks
Sonlara doğru 2. Vakıf'ın Terminus'ta olduğunu açıkladıklarını sandığımda aşırı hayal kırıklığına uğradım, çünkü açıkçası ben de başından beri aramızdalar klişesini bekliyordum. Trantor'da çıkınca aşırı mutlu oldum ters köşeye. Geçen kitap sonu yaşayamamıştım, bu sefer mutlu etti.
Palver ailesinde de bir işler olduğunu anlamıştım ama yine 2. Vakıf işi sanmıştım sadece, adamın 1. Sözcü olmasını beklemiyordum, o da şaşırttı. Ayrıca aynı Seldon Planı gibi 2. Vakıf'ın da aşırı kompleks, çok bileşenli bir plan yapmasına bayıldım. Arcadia'nın küçüklükten planlanmış olması vesaire çok etkiledi.
Çok güzel hikayeydi. Hem mekansal betimler hem ana karakterin o sıradaki ruh hali betimlemelerini çok beğendim. "Lütfen, hiç zahmet etmeyin... elimizde kalan son insan hakkı herhalde şudur: Canının istediği şekilde geberme hakkı... ve dışarıdan bir yardımla rahatsız edilmeme hakkı."