“Ne kadar çabalarsam çabalayayım, hayatın bana sunduğu hiçbir şeyin gerçek bir anlam taşımadığını gördüm. Sanki önümde uçsuz bucaksız bir karanlık duruyor ve ben nereye gidersem gideyim o karanlık beni izliyordu.”
“Yalnızlığım bazen öyle bir hâl alıyor ki, sanki bütün dünya benden çok uzakta bir noktada dönüyor, ben ise o dünyanın dışına fırlatılmış bir parça gibi süzülüyorum. İnsanlarla konuşabiliyorum, onlara gülümseyebiliyorum ama içimdeki karanlığı kimse fark etmiyor. Belki de insan en…devamı“Yalnızlığım bazen öyle bir hâl alıyor ki, sanki bütün dünya benden çok uzakta bir noktada dönüyor, ben ise o dünyanın dışına fırlatılmış bir parça gibi süzülüyorum. İnsanlarla konuşabiliyorum, onlara gülümseyebiliyorum ama içimdeki karanlığı kimse fark etmiyor. Belki de insan en çok, anlaşılamadığını hissettiğinde yalnızdır.”
Bir insan, en sevdiği kişiyi mutlu edebilmek için ruhunu inceltip her adımını özenle atıyor… Kalbini sessizce eğip büküyor, kendi fırtınalarını içine saklıyor. Peki karşısındaki ne yapıyor? Gösterilen emeği, sanki bir hiçmiş gibi görmezden geliyor; ne bir takdir ne bir anlayış……devamıBir insan, en sevdiği kişiyi mutlu edebilmek için ruhunu inceltip her adımını özenle atıyor…
Kalbini sessizce eğip büküyor, kendi fırtınalarını içine saklıyor.
Peki karşısındaki ne yapıyor?
Gösterilen emeği, sanki bir hiçmiş gibi görmezden geliyor; ne bir takdir ne bir anlayış…
Ve sonra o insan, kendi içine dönüp soruyor:
“Ben bu kadar dikkatle yaklaşırken, o nasıl bu kadar hoyrat olabiliyor?
Bir kalbin kırılmasını görmemek için insanın gözleri bu kadar mı kararmalı?
Neden her şey daima onun keyfine, onun isteğine göre şekilleniyor da, emek verenin sesi duyulmuyor?”
Belki de mesele sevginin büyüklüğünde değil;
O sevginin karşı tarafta hiçbir yankı bulmamasında.
Ve bir noktada insan fark ediyor ki…
Geriye kalan tek gerçek şudur:
Bazen en çok değer verdiğin kişi, sana en kolay sırt çevirebilen kişi olabiliyormuş.
Ve o an anlıyorsun…
Uğruna inceldiğin, sustuğun, emek verdiğin her şey, onun gözünde sadece geçip giden bir ayrıntıymış.
Bazen düşünüyorum, neden buradayım, niye yaşıyorum? Hiçbir şeyin anlamı yok. Sabah uyanıyorum, akşam oluyor, günler birbirinin aynısı. İnsanlar konuşuyor, gülüyor, plan yapıyor ama ben hepsine yabancıyım. İçimde koca bir boşluk var, dolduramıyorum. Tanrı’ya sormak istiyorum: “Bütün bunların sebebi ne?” Ama…devamıBazen düşünüyorum, neden buradayım, niye yaşıyorum? Hiçbir şeyin anlamı yok. Sabah uyanıyorum, akşam oluyor, günler birbirinin aynısı. İnsanlar konuşuyor, gülüyor, plan yapıyor ama ben hepsine yabancıyım. İçimde koca bir boşluk var, dolduramıyorum. Tanrı’ya sormak istiyorum: “Bütün bunların sebebi ne?” Ama ya cevap yok ya da cevap verecek kimse yok. Yalnızlık artık bir his değil, varlığımın kendisi. En kötüsü de alışıyorum buna… karanlık artık benimle bütünleşiyor
Yalnızlık hayatım boyunca peşimden geldi. Her yerde. Barlarda, arabalarda, kaldırımlarda, dükkânlarda… her yerde. Kaçış yok. Ben Tanrı’nın yalnız adamıyım
arkadaşa bu diziyi önerdim bana bu diziyi seyredeyim mi? seyrederken ne bulacağım? tarzı sorular soruyor amk salağı sanki dünyaya bakış açısı değişecek bunun dışında sağlam dizi 2.sezon biraz sıktı ama genel olarak güzel