Şiddet yeterince hayatımızda değilmiş gibi bir de yeşil sahalarda, hem de ülkenin en elit denilen takımlarınca normal bir şeymiş gibi gözümüze sokuluyor. Ouroboros ( kendi kuyruğunu yiyen yılan) misali kısır bir döngünün içerisindeyiz. Kadın spor dallarında bu tarz görüntüler yaşanmıyor…devamıŞiddet yeterince hayatımızda değilmiş gibi bir de yeşil sahalarda, hem de ülkenin en elit denilen takımlarınca normal bir şeymiş gibi gözümüze sokuluyor. Ouroboros ( kendi kuyruğunu yiyen yılan) misali kısır bir döngünün içerisindeyiz.
Kadın spor dallarında bu tarz görüntüler yaşanmıyor mesela...
Erkekler Allah sizi kahretsin.
İyi geceler.
♥️
Kitabın üzerinde durduğu temel görüş sanat tarihinde büyük kadın sanatçıların yokluğunun sebebi yeteneksizlik, başarısızlık, zeka gibi kişisel ve çevresel etmenler değil de kadının kamusal ve toplumsal düzenden cinsiyet eşitsizliği ile dışlanmış olmasıdır. Örnek olarak, 18.yy'da sanat akademilerinde erkekler kadın veya…devamıKitabın üzerinde durduğu temel görüş sanat tarihinde büyük kadın sanatçıların yokluğunun sebebi yeteneksizlik, başarısızlık, zeka gibi kişisel ve çevresel etmenler değil de kadının kamusal ve toplumsal düzenden cinsiyet eşitsizliği ile dışlanmış olmasıdır. Örnek olarak, 18.yy'da sanat akademilerinde erkekler kadın veya erkek çıplak modelle çalışabilirken kadın sanatçılar bırakın çıplak modelle çalışmayı sanatsal faaliyetleri yürütebilecek özgür bir saha bile bulamıyorlar.
Burada dikkat çeken husus kamusal ve sanatsal alanlarda erkeklerin dışlandığı, önüne taş koyulduğu -kadınların aksine- herhangi bir alanın olmadığı. Erkek bir alanda yoksa bu ya kadınsı bir meslektir ya da tercihen güçlü erkek portresi çizilmesin diye seçilmiyordur.
Hal böyleyken geçmişten günümüze kadın hep ev içi faaliyetlerle ya da kamusal alanda olsa dahi ev içi meşgalelerle alakalı meslek kollarıyla ilintilendirilmiştir. Kadına özgürce seçim yapma şansı dahi tanımayan bu düzenin içinde, erkek egemen anlayışın hakim olduğu bu keskin kutuplu düzen içerisinde gerek sanatsal gerek kamusal bir yaşam sahası bulmaya çalışan kadınlar elbette güçlü ve devrimcidir.
Freud, Totem ve Tabu'da ilkel toplulukların totem, tabu, cinayet, büyü gibi olgularla ilişkisini irdelerken bunu günümüz toplumuyla kıyaslıyor. Özellikle üzerinde durduğu şey ise insan doğasında içkin olan cinayet, ensest gibi kırmızı çiziglere toplumunun doğuştan bir tiksinti, geliştirip geliştirmediği. Yasal düzenin…devamıFreud, Totem ve Tabu'da ilkel toplulukların totem, tabu, cinayet, büyü gibi olgularla ilişkisini irdelerken bunu günümüz toplumuyla kıyaslıyor. Özellikle üzerinde durduğu şey ise insan doğasında içkin olan cinayet, ensest gibi kırmızı çiziglere toplumunun doğuştan bir tiksinti, geliştirip geliştirmediği. Yasal düzenin bir parçası olan ağır cezalar ile tüm bunlar arasında nasıl bir ilişki olduğu, karşılıklı bir etkileşimin süregelişi kitap boyunca sorgulanıyor.
İlkel denince sanki günümüz modern toplumundan çok daha uzakta yaşayan insanları tahayyül ediyor gibiyiz fakat insan doğasının evrensel yasaları 5000 yıl öncesiyle şimdi arasında ilginç benzerlikler sunuyor.
Yer yer antropoloji bilgisi istesesi bakımından karmaşık bir metin diyebilirim. Meraklısına tavsiyedir.
" Toplum birlikte işlenen cürmün suç ortaklığına, din bunun yarattığı suçluluk bilincine ve pişmanlığa, ahlak ise kısmen bu toplumun zaruretlerine, kısmen de suçluluk bilincinin gerektirdiği kefaretlere dayanmaktadır artık." Totem ve Tabu, S.Freud.