İnsanlar ev olmaz. Olamaz. Anca o evin şöminesine, ısınmak için atılan odun olurlar; yanarlar, aydınlatır ve ısıtırlar. Sonra başkaları gelir. Bu, sonu gelmez kısır bir döngüdür ve hayatın değişmez kuralıdır aynı zamanda. Kabullen ve yaşa bununla. Yaşamak zorundasın çünkü.
Yaralarını kapatmak yerine açıkta bırakırsan insanların ellerine kolayca mikrop kapmanı sağlayacak yegane silahı vermiş olursun. Zehirli iğneyi. İğne asla zehre batırılmamıştır, onu tutan insanlar zehirlidirler. Sonra dikiş izi kalır. O iz geçmiyor. Ve en çok vazgeçişlerin izi kalır.
Ne hasta bekler sabahı, Ne taze ölüyü mezar, Ne de şeytan bir günahı, Seni beklediğim kadar. Geçti istemem gelmeni, Yokluğunda buldum seni. Bırak vehmimde gölgeni Gelme artık neye yarar?