“İnsanlık kalıtı, sesini duyurarak değil, akıl sağlığını koruyarak sürdürülüyordu.” Sayfa 38 “Bağlılık, düşünmemek demektir, düşünmeye gerek duymamak demektir. Bağlılık bilinçsizliktir.” Sayfa 64 “Bilinçleninceye kadar asla başkaldırmayacaklar, ama başkaldırmadıkça da bilinçlenemezler.” Sayfa 81 “NASIL'ını anlıyorum: NEDEN'ini anlamıyorum.” Sayfa 91 “Beyhude bir…devamı“İnsanlık kalıtı, sesini duyurarak değil, akıl sağlığını koruyarak sürdürülüyordu.”
Sayfa 38
“Bağlılık, düşünmemek demektir, düşünmeye gerek duymamak demektir. Bağlılık bilinçsizliktir.”
Sayfa 64
“Bilinçleninceye kadar asla başkaldırmayacaklar, ama başkaldırmadıkça da bilinçlenemezler.”
Sayfa 81
“NASIL'ını anlıyorum: NEDEN'ini anlamıyorum.”
Sayfa 91
“Beyhude bir hayaldi,
Nisan güneşi gibi geldi geçti,
Bir bakış, bir söz aklımı çeldi,
Gönlümü çaldı, çekti gitti.”
Sayfa 153
“Gerçekler, ne yaparsanız yapın, gizlenemezdi. Araştırıp kovuşturarak ortaya çıkarılabilir, işkence yaparak sizden sökülüp alınabilirdi. Ama amacınız hayatta kalmak değil de insan kalmaksa, sonuçta ne fark ederdi ki? Duygularınızı değiştirmeleri olanaksızdı; siz kendiniz bile değiştiremezdiniz duygularınızı, isteseniz bile. Yaptığınız, söylediğiniz ya da düşündüğünüz her şeyi en küçük ayrıntısına kadar açığa çıkarabilirlerdi; ama nasıl işlediğini sizin bile bilmediğiniz, yüreğinizin içi, sırrını korurdu.”
Sayfa 183
“Derler ki zaman her şeyi iyi edermiş,
Zamanla her şey unutulur gidermiş,
Bir de bana sor, o gözyaşları ve kahkahalar,
Bugün hâlâ canımı yakar, yüreğimi dağlar!”
Sayfa 236
“Hükmetmek, acı çektirmekle ve aşağılamakla olur. Hükmetmek, insanların zihinlerini darmadağın etmek, sonra da dilediğin gibi yeniden biçimlendirerek bir araya getirmekle olur.”
Sayfa 288
“Tüm toplumların bugüne kadarki tarihi, sınıf savaşımlarının tarihidir.” Sayfa 49 “İnsanın insan tarafından sömürülmesi ortadan kaldırıldığı ölçüde, bir ulusun başka bir ulus tarafından sömürülmesi de ortadan kaldırılmış olacaktır. Ulusun içindeki sınıflar arasındaki karşıtlık ortadan kalktığı ölçüde, bir ulusun başka bir…devamı“Tüm toplumların bugüne kadarki tarihi, sınıf savaşımlarının tarihidir.”
Sayfa 49
“İnsanın insan tarafından sömürülmesi ortadan kaldırıldığı ölçüde, bir ulusun başka bir ulus tarafından sömürülmesi de ortadan kaldırılmış olacaktır. Ulusun içindeki sınıflar arasındaki karşıtlık ortadan kalktığı ölçüde, bir ulusun başka bir ulusa beslediği düşmanlık da son bulacaktır.”
Sayfa 73
“Başım köpük köpük bulut, içim dışım deniz, ben ceviz bir ağacıyım Gülhane Parkı'nda, budak budak, şerham şerham ihtiyar bir ceviz. Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.” “Unutmak, insana verilmiş en büyük hediyedir!” “Vicdan bağırsak gibidir, bağırsakta vicdan gibi. Eğer…devamı“Başım köpük köpük bulut, içim dışım deniz,
ben ceviz bir ağacıyım Gülhane Parkı'nda,
budak budak, şerham şerham ihtiyar bir ceviz.
Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.”
“Unutmak, insana verilmiş en büyük hediyedir!”
“Vicdan bağırsak gibidir, bağırsakta vicdan gibi. Eğer dökmek istiyorsan içini, kendin çekeceksin ipini.”
“Öylesine ciddiye alıcaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela, zeytin dikeceksin,
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil,
ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için..”
“Mesele hatırlamak değil hatırlanmakmış.”
~ Agâh Beyoğlu ~
“Sanatçı güzel şeyler yaratandır. Sanatı göz önüne serip, sanatçıyı gizlemek sanatın amacıdır. Eleştirmen, güzel şeylerden edindiği izlenimi başka bir üsluba ya da yeni bir malzemeye dönüştürendir En alçak eleştirinin en yüce biçimi özyaşamöyküsüdür. Güzel şeylerde çirkin anlam bulanlar, sevimli olamadan…devamı“Sanatçı güzel şeyler yaratandır.
Sanatı göz önüne serip, sanatçıyı gizlemek sanatın amacıdır.
Eleştirmen, güzel şeylerden edindiği izlenimi başka bir üsluba ya da yeni bir malzemeye dönüştürendir
En alçak eleştirinin en yüce biçimi özyaşamöyküsüdür.
Güzel şeylerde çirkin anlam bulanlar, sevimli olamadan yozlaşmışlardır. Bu bir hatadır.
Güzel şeylerde güzel anlamlar bulanlar kültür ve zevkleri gelişmiş kişilerdir. Onlar için umut vardır.
Onlar güzel şeylerin salt Güzellik ifade ettiği seçkinlerdir.
Ahlaka uygun olan ya da uygun olmayan kitap diye bir şey yoktur. Kitap ya iyi yazılmıştır ya da kötü yazılmıştır. Hepsi bu.”
Sayfa 9
“Aşkta sadık olanlar aşkın yalnızca uçarı yönlerini bilirler; aşkın trajedilerini bilenlerse vefasızdırlar.”
Sayfa 25
“Yaşamanın amacı kişinin kendini geliştirmesidir. Doğamızın gereğini kusursuz olarak gerçekleştirmek: İşte her birimizin burada olmamızın nedeni budur.”
“Toplum korkusu -ki ahlakın temelidir-, bir de dinin püf noktası olan Tanrı korkusu: Bizi yöneten iki şey işte bunlar.”
Sayfa 30
“Şeytandan kurtulmanın tek yolu şeytana uymaktır. Karşı gelindi mi ruh kendi kendine yasakladığı şeyin özlemiyle hasta düşer; kendi ürkünç yasalarının korkunçlaştırdığı ve yasallıktan çıkardığı şeye karşı duyduğu arzuyla marazileşir.”
Sayfa 31
“Görünüşe göre yargıda bulunmayanlar yalnızca sığ kişilerdir. Dünyanın gerçek gizemi görünmeyen değil, gözle görünendir...”
Sayfa 35
“Var olan her kusursuz şeyin ardında acılar gizliydi. En sıradan çiçeğin açması için dünyanın çile çekmesi gerekiyordu sanki...”
Sayfa 52
“Ne yapalım, gerçeğe giden yol çelişkiden geçer. Gerçeği sınamak istiyorsak ilkin cambazın ipi üstünde görmemiz gerekir. Doğruları ancak cambazlaştıkları zaman ölçüye vurabiliriz.”
Sayfa 56
“İş işten geçtikten sonra ayırdına varıyorlardı ki insanın pişman olmadığı tek şey hatalarıdır.”
Sayfa 58
“Günümüzde insanlar her şeyin fiyatını biliyorlarsa da hiçbir şeyin değerini bilmiyorlar.”
Sayfa 64
“İnsan aşık olduğu zaman hep kendi kendini aldatmakla işe başlar, başkalarını aldatmakla sona erdirir.”
Sayfa 71
“Onu görmek ona tapmak demektir, onu tanımak da ona güvenmek demek.”
Sayfa 89
“İnsan hayatı, başkalarının yaptığı hataların ağırlığını yüklenemeyecek kadar kısaydı. Herkes kendi hayatını yaşıyor ve yaşamak karşılığında kendine çıkan faturayı ödüyordu. İşin acıklı yanı şuydu ki insan tek bir hata için bir sürü ödeme yapmak zorunda kalıyordu.”
Sayfa 235
“Ekonomik amaçlar birbiriyle çelişir. Ekonomi politikası bu çelişkiler arasından bir amacı seçip onu yakalamaya çalışır. Siyaset ise seçilen amaç ve feda edilen amaçlar konusunda toplumu ikna etmeye çabalar.” Sayfa 21 “Ekonomide ilk ders kıtlıktır. Buna göre, insan ihtiyaçlarını karşılamakta kullanılan…devamı“Ekonomik amaçlar birbiriyle çelişir. Ekonomi politikası bu çelişkiler arasından bir amacı seçip onu yakalamaya çalışır. Siyaset ise seçilen amaç ve feda edilen amaçlar konusunda toplumu ikna etmeye çabalar.”
Sayfa 21
“Ekonomide ilk ders kıtlıktır. Buna göre, insan ihtiyaçlarını karşılamakta kullanılan her şey kıttır. Siyasetteki ilk ders ise, ekonomideki ilk dersin dikkate alınmamasıdır”.
Sayfa 23
“Enflasyon, saçınız varken beş dolara yaptırdığınız saç tıraşını, saçınız döküldüğünde on dolara yaptırmanızdır.”
Sam Ewing
Sayfa 111
“Yalnız ekonomi alanında değil, hukukun üstünlüğünün sağlanmasına, eğitimden adalete kadar birçok konuda yapısal reformlara ihtiyacımız var. Hatta ekonomik alandaki uygunsal reformlardan iyi sonuç alabilmek için öncelikle ekonomiyi düzeltmek, hukukun üstünlüğünü geçerli kılmak ve eğitimde bilimsel esasları geçerli kılmak çok önemli.”
Sayfa 119
“Herkese, her topluma bir şey olabilir. Asıl olan az şey olması için gerekli önlemleri alabilmektir.”
Sayfa 180
“Oysa başarıya giden yol kazanlardan çok kaybedenlerin bedenleri ile doludur.” Sayfa 15 “Başarı ve başarısızlık, iki karşıt uç nokta değil; tam aksine başarıya giden yol, başarısızlıklardan geçiyor.” Sayfa 59 “Farkına varamayız, ancak bize anlatılan hikayenin arka planında her zaman “şans”…devamı“Oysa başarıya giden yol kazanlardan çok kaybedenlerin bedenleri ile doludur.”
Sayfa 15
“Başarı ve başarısızlık, iki karşıt uç nokta değil; tam aksine başarıya giden yol, başarısızlıklardan geçiyor.”
Sayfa 59
“Farkına varamayız, ancak bize anlatılan hikayenin arka planında her zaman “şans” dediğimiz o güç iş başındadır.”
Sayfa 105
“Hiçbir şey yapmamak, insanın doğasına aykırı. Bir amaç bulmak ve o amaca kendini adamak, paradan bile daha önemli.”
Sayfa 137
“Umudun bitişi, umudun getirdiklerinden çok daha ağırdır.”
Sayfa 143
“Dolayısıyla, uğruna yıllarınızı harcayacağınız yolun kendisi, inandığınız bir amaç uğruna mücadeleyi içermeli. Çünkü hayat dediğimiz şeye anlam katan unsur, temelde zenginlik ve sıfatlar değil, mücadele etmeye değeceğine inandığınız "o şey”i bulabilmek. Kim olursak olalım, hangi konuma gelmiş olursak olalım, mücadele hissine muhtacız. Yaşama değer katan her şey ama her şey bir mücadelenin sonunda elde edilmiştir.”
Sayfa 148
“Asıl yapmamız gereken farklılıklarımız üzerinden risk almak olmalı. Ama çok ilginçtir ki, beynimizin bir oyunu olarak, asıl riskli olanın farklılaşmak olduğuna büyük bir çoğunlukla ikna olmuş haldeyiz. Oysa asıl riskli olan, avantajlı kitlelerin ilerlediği yoldan ilerlemeye çalışmak onların karşısında onlar gibi olarak kazanma şansınız hiç yok.”
Sayfa 164
“Çaresi olmayan hastalıkta acılar sona erer, İyileşme umuduyla duyulan acı beterini görüp diner. Yas tutmak gelmiş geçmiş yaramazlıklara, Yol açar kısa yoldan yeni mutsuzluklara. Kader alıp götürürse elde tutamadığımızı, Soğukkanlılık alaya alır kaderin zararını. Soyulduğunda gülen, hırsızdan bir şey çalar,…devamı“Çaresi olmayan hastalıkta acılar sona erer,
İyileşme umuduyla duyulan acı beterini görüp diner.
Yas tutmak gelmiş geçmiş yaramazlıklara,
Yol açar kısa yoldan yeni mutsuzluklara.
Kader alıp götürürse elde tutamadığımızı,
Soğukkanlılık alaya alır kaderin zararını.
Soyulduğunda gülen, hırsızdan bir şey çalar,
Boş yere kederlenen, kendi kendini soyar.”
“Derdi olmayan ancak bu sözleri çekebilir,
Keyif duyup bunları sevebilir,
Ama derdine sabırdan medet uman
Hem sözleri, hem kederi yüklenir.
Özdeyiş insanı ya keyiflendirir ya kederlendirir,
Ne yana çeksen o yana gittiğinden, iki anlama gelir;
Ama hep lafta kalır bu sözler en sonunda.
Şimdiye kadar hiç görmedim ben
Kulak yoluyla iyileştirildiğini yürek acısının.”
Sayfa 21
“Asıl yaşamak ahmaklıktır, yaşamak işkenceyse,
Kurtuluş ölümdeyse, ölümdür bunun töresi de.”
Sayfa 25
“Başlangıcı birdenbire olanın sonu da çabuk gelir.”
Sayfa 26
“Bu huzur gelecekse her fırtınadan sonra
Varsın kopsun kasırgalar ölümü diriltinceye kadar!”
Sayfa 37
“Göründükleri gibi olmalıdır insanlar,
Eğer değillerse göründükleri gibi,
İnsan değil, şeytandırlar.”
“Düşündüklerimi söyleyeyim, öyle mi?
Ya düşündüklerim yalan yanlışsa?
Kirli şeyler de girmez mı bazen temiz bir saraya?
Ya bir tek temiz yürek var mı,
Pis kuruntuları doğru düşüncelerle karıştırmayan?”
Sayfa 69
“Kesemi çalan, paramı çalar, para elimin kiridir,
Önce benimdi, sonra onun oldu, binlerce kişinin kölesiydi,
Oysa temiz adımı aşıran insan
Kendini zengin etmediği gibi,
Bir şey çalar benden beni yoksullaştıran.”
Sayfa 70
“Kıskançlık, etiyle beslendiği avla oynayan
Yeşil gözlü bir canavardır.”
Sayfa 71
“Kuşku uyandıran bir düşünce tatsız gelmez önce.
Ama aslında zehirlidir, insanın kanına bir girdi mi
Yanıp tutuşur kükürt ocağı gibi.”
Sayfa 78
“Susmak erdem olsa bile, susturucusu olan silah sessiz diye can acıtmaz mı sizce?” Sayfa 50 “Adam, kadın, erkek, kız fark etmez. İnsanı yalnızca insan olarak görmemiz gerekiyor.” Sayfa 58 “İnsan aslında zaman için yaşar. Çünkü insan zamanın içindedir.” Sayfa 114…devamı“Susmak erdem olsa bile, susturucusu olan silah sessiz diye can acıtmaz mı sizce?”
Sayfa 50
“Adam, kadın, erkek, kız fark etmez. İnsanı yalnızca insan olarak görmemiz gerekiyor.”
Sayfa 58
“İnsan aslında zaman için yaşar. Çünkü insan zamanın içindedir.”
Sayfa 114
“Çünkü özgürlük yalnızca konuşmak değil, konuşulanı özgür bir şekilde detaylandırıp, kafanızda şekillendirip ona göre algılayabilmenizdir.”
Sayfa 136