- 29.11.2025 - Önce kitaplarını okuyayım da filmlerini ondan sonra izlerim diye diye bugüne kadar ertelediğim evrendir kendisi. Nitekim iyi bir karar verdiğimi de düşünüyorum, evreni bütünüyle anlamak için bence kitabı ve filmleri birlikte harmanlamak lazım. Ben ilk Hobbit’i okuduğum…devamı- 29.11.2025 -
Önce kitaplarını okuyayım da filmlerini ondan sonra izlerim diye diye bugüne kadar ertelediğim evrendir kendisi. Nitekim iyi bir karar verdiğimi de düşünüyorum, evreni bütünüyle anlamak için bence kitabı ve filmleri birlikte harmanlamak lazım. Ben ilk Hobbit’i okuduğum için film olarak da ilk Hobbit’i izlemek istedim. Böyle güzel bir evrene geç kaldığım için çok üzgünüm fakat hakkını vererek anlayabileceğim için de mutluyum.
Sinema filmleri, standart olarak 24 fps hızında çekiliyormuş bu yüzden de filmlerde hafif bulanıklıklar görüyormuşuz. Ancak bu film 48 fps hızında çekilmiş. Bu yüzden de görüntüler o kadar net ve gerçekçi ki muhteşem gözüküyor. Üç saatlik bir film olmasına rağmen hiç gözlerim ağrımadı, keyifle izledim. Ancak çıktığı dönemde bu yönü çok eleştirilmiş, 48 fps hızı makyajları ve tüm kusurları çok gerçekçi bir şekilde gösterdiği için bazı kişiler çok yapay bulmuşlar. Orklar ve goblinler için CGI teknolojisi kullanılmış. Ayrıca oyuncuları da takdir etmek lazım, gerçekten çok başarılılardı. Özellikle de Andy Serkis’in Gollum rolü muhteşemdi. Hatta Peter Jackson, Bilbo Baggins rolü için en başından beri Martin Freeman’ı istiyormuş ancak o Sherlock dizisinin çekimlerinde olduğundan dolayı reddetmiş, Jackson da Martin için prodüksiyonu 7-8 haftalığına durdurmuş.
Gelelim, benim gözümde kitap ile filmin farklarına. EĞER BU FİLMİ İZLEMESEYDİM BÜYÜCÜ RADAGAST İLE TANIŞAMAYACAK MIYDIM 😭 O kadar tatlı bir karakterdi ki bayıldım! Kirpiyi iyileştirmek için olan çabası kalbimi pamuklara sardı. Keşke kitapta onu daha çok tanıma şansımız olsaydı. Onun haricinde, kitapta hiç Frodo’yu görmezken burada direkt Frodo’yu görmek beni biraz şaşırttı. Azog ve Thorin’in kavgası da hatırladığım kadarıyla kitapta yoktu ama filme güzel bir aksiyon katmış bence. Tek hoşnut olmadığım değişiklik, Bilbo’nun yüzüğü buluş şekli oldu. Kitapta Bilbo yüzüğü Gollum’un mağarasını keşfederken buluyordu ama filmde Gollum’un bir goblinle dövüşürken yüzüğü düşürmesini görerek buldu.
Kitabı okurken cüceleri tam olarak tanıyamadığımı düşünmüştüm ama film buna çok güzel bir çözüm oldu. En çok Balin’i seviyorum sanırım, en azından şimdilik.
Bu film ülkemizde 14 Aralık 2012 tarihinde vizyona girmiş ve aynı yıl Christopher Nolan’ın Kara Şövalye Yükseliyor filmi de vizyona girmiş. Hatta The Avengers de aynı yıl vizyona girmiş. Yani kıyaslanacağı pek çok yapım olmuş. Henüz Yüzüklerin Efendisi serisini izlemediğim için bir kıyas yapamıyorum ama Hobbit bence hafife alınmayacak kadar güzel bir film. Hobbit kitabı daha neşeli ve maceralı bir serüven gibi dururken filmi biraz daha Yüzüklerin Efendisi evrenine yaklaşmış bence ama bunun da sinematografik açıdan seyircinin dikkatini tutmak için aksiyon sahnelerinden kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Tolkien bu filmleri izlese ne düşünürdü diye düşünmeden geçemiyorum.
“Gerçek cesaret, ne zaman can alacağını değil, ne zaman esirgeyeceğini bilmektir.”
Puanım: 10/10