Büyük bir duygusal kriz yaşıyordum. Yine evde yalnızdım. Yatakta ağlıyordum. Herkes elbet bir gün yatakta ağlar... Birisi demişti ki dua etmek aslında Tanrı’yla konuşmak değildir. Kendi çaresizliğini kabul etmektir. Kendini yere atmaktır, çünkü yapabileceğin tek şey budur. Kırık bir kalple…devamıBüyük bir duygusal kriz yaşıyordum.
Yine evde yalnızdım. Yatakta ağlıyordum.
Herkes elbet bir gün yatakta ağlar...
Birisi demişti ki dua etmek aslında Tanrı’yla konuşmak değildir.
Kendi çaresizliğini kabul etmektir.
Kendini yere atmaktır, çünkü yapabileceğin tek şey budur.
Kırık bir kalple yerde yatmak gibi…
‘Lütfen ara beni.’
‘Lütfen beni affet.’
‘Lütfen geri al beni.’ diye düşünmek gibi.
Ve…
her şeyi batırmıştım.
Yalnızdım ve ağlıyordum.
Sonra ilk defa yere oturdum… ve dua ettim.
Kime söylediğimi bilmiyorum ama yüksek sesle yakardım:
‘Yardım et bana. Bunu tek başıma yapamıyorum artık.
"Bir yuva istiyorum"
"Bir yuva istiyorum"
Bir kez olsun gözlerimden yorulmayan gözlerin, hüzünle eğiliyor artık sarkmış göz kapaklarının altında: "Sevgimizin solmasından...” Tükeniyor olsa da sevgimiz gel! bir kez daha duralım gölün o ıssız kıyısında, uykuya daldığında tutku; o çaresiz yorgun çocuk, o soylu saatte beraberce... Ne…devamıBir kez olsun gözlerimden yorulmayan gözlerin,
hüzünle eğiliyor artık sarkmış göz kapaklarının altında:
"Sevgimizin solmasından...”
Tükeniyor olsa da sevgimiz gel!
bir kez daha duralım gölün o ıssız kıyısında,
uykuya daldığında tutku; o çaresiz yorgun çocuk,
o soylu saatte beraberce...
Ne kadar uzakta görünüyor yıldızlar
ve ilk öpüşmemiz ne kadar uzak
ve ah yüreğim ne kadar yaşlı
Dalgın gezindiler kuru yapraklar boyunca
usulca dokunarak kadının ellerine:
“ Tutku, çok yıprattı yüreklerimizi.”
Ağaçlar çevreledi onları ve sarı yapraklar
dökülmüştü karanlığa solgun ağanlar gibi ve
o an yaşlı ve aksak bir tavşan sıçradı patikaya,
sonbahar üzerindeydi adamın: ve bir kez daha
durdular gölün o ıssız kıyısında.
Ölü yaprakları sürüklediğini görmüştü kadının,
döndüğünde;
sessizce topladığını onları,
gözleri, göğüsleri ve saçları gibi nemli.
Ah hüznü bırak
yorgunuz bizi bekleyen başka aşklar için,
sevmek ve nefret etmek için kaygısız saatler boyu
ölümsüzlük uzanır önümüzde, ruhlarımız
sevgilidirler ve bir sürekli ayrılış...